ABD Başkanı Donald Trump’ın NATO Zirvesi kapsamında Ankara’ya yapacağı ziyaret, Türkiye-ABD ilişkilerinde son yılların en kritik diplomatik gelişmelerinden biri olarak değerlendiriliyor. 17 yıl aradan sonra bir ABD Başkanı’nın Türkiye’ye gerçekleştireceği bu ziyaret, hem ikili ilişkiler hem de bölgesel güvenlik dengeleri açısından büyük önem taşıyor.
Ziyaretin ana gündemini, uzun süredir çözüme kavuşturulamayan savunma sanayii ve bölgesel güvenlik başlıkları oluşturuyor. Görüşmelerde özellikle Türkiye’nin yerli savaş uçağı KAAN projesi için gerekli motor tedariki, F-35 programı, CAATSA yaptırımları ve NATO içindeki iş birliği konularının masada olması bekleniyor.
Son dönemde ABD tarafının Türkiye’ye yönelik savunma sanayii alanında bazı esneklikler gösterebileceği yönündeki açıklamalar dikkat çekmişti. Özellikle KAAN savaş uçağında kullanılacak F110 motorlarının satışı konusu, iki ülke arasındaki en kritik teknik başlıklardan biri olarak öne çıkıyor. Bu satışın gerçekleşmesi durumunda Türkiye’nin yerli savaş uçağı programında önemli bir hız kazanması bekleniyor.
Diğer yandan Lockheed Martin F-35 konusu da gündemin en hassas başlıkları arasında yer alıyor. Türkiye’nin S-400 hava savunma sistemi alımı sonrası programdan çıkarılması, iki ülke arasında uzun süredir devam eden bir kriz olarak biliniyor. Bu nedenle F-35 meselesinin çözümü için hem siyasi hem de teknik düzeyde yeni bir diplomatik formül aranıyor.
ABD-Türkiye ilişkilerinde bir diğer önemli başlık ise CAATSA yaptırımları. Ankara, yaptırımların kaldırılması ve savunma sanayii alanında daha serbest bir iş birliği ortamı oluşturulmasını hedeflerken, Washington yönetimi ise mevcut yasal çerçeve ve Kongre onayı gerekliliklerini dikkate almak zorunda.
Ziyaretin siyasi boyutu da en az ekonomik ve askeri başlıklar kadar dikkat çekiyor. Trump’ın geçmiş açıklamalarında Cumhurbaşkanı Erdoğan’a duyduğu saygıyı vurgulaması ve NATO Zirvesi’ne katılım kararını bu ilişkiye bağlaması, Ankara’daki temasların diplomatik önemini artırıyor. Bu durum, ziyaretin sadece bir NATO toplantısı olmanın ötesine geçebileceği yorumlarını da beraberinde getiriyor.
NATO çerçevesinde yapılacak görüşmelerde, Ukrayna savaşı, Orta Doğu’daki krizler ve bölgesel güvenlik tehditleri de ele alınacak konular arasında bulunuyor. Türkiye’nin bu süreçte hem Batı ittifakı içindeki rolü hem de bölgesel arabuluculuk kapasitesi yeniden gündeme gelebilir.
Uzmanlara göre ziyaret, Türkiye-ABD ilişkilerinde yeni bir sayfa açma potansiyeli taşıyor. Ancak özellikle savunma sanayii ve yaptırımlar konusundaki teknik ve hukuki engeller, somut adımların atılmasını zorlaştırabilir. Buna rağmen tarafların uzun süredir tıkanan bazı başlıklarda ilerleme arayışı içinde olduğu değerlendiriliyor.
Ankara’da yapılacak temasların, yalnızca ikili ilişkiler değil, küresel jeopolitik dengeler açısından da önemli sonuçlar doğurabileceği ifade ediliyor. Gözler şimdi, görüşmelerden çıkacak somut karar ve olası anlaşmalara çevrilmiş durumda.
