ABD merkezli The Wall Street Journal’ın haberine göre, Türkiye, Mısır ve Pakistan, İran ile ABD arasında süregelen çatışmaları durdurmak veya en azından geçici bir ateşkes sağlamak amacıyla yoğun diplomatik girişimlerde bulunuyor. Kaynaklar, üç ülkenin arabulucularının hem doğrudan hem de telefon görüşmeleri aracılığıyla tarafları masaya çekmeye çalıştığını belirtti.
Habere göre, Türkiye, Mısır ve Pakistan dışişleri bakanları, İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi ve ABD Başkanı Donald Trump’ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff ile bir dizi telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Ancak kaynaklar, görüşmelerden şu ana kadar somut bir ilerleme kaydedilemediğini aktardı. Görüşmelerde tarafların taviz vermemesi ve taleplerinde ısrarcı olması, diplomatik süreci zorlu hâle getirdi.
Diplomatik girişimlerin olası merkezlerinden biri olarak İstanbul öne çıkarken, Katar da alternatif olarak değerlendirilmişti. Kaynaklar, Katar’ın ABD ve Orta Doğu ülkeleri tarafından teklif edilen arabulucu rolüne sıcak bakmadığını belirtti. Bu durum, Türkiye ve Mısır’ın müzakerelere ev sahipliği yapma olasılığını öne çıkarıyor.
İran tarafı ise taviz vermeye yanaşmıyor. Kaynaklar, İran’ın çeşitli önerileri reddettiğini, Hürmüz Boğazı’nın geçici olarak açılması talebine karşı çıktığını ve ABD’nin taleplerini kabul edilemez bulduğunu aktardı. Ayrıca Pakistan’ın başkenti İslamabad’da ABD ile görüşme yapılması teklifinin de İran tarafından reddedildiği belirtildi.
ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabı üzerinden İran’a tanınan süreyi güncelledi. Trump, Hürmüz Boğazı’nın 48 saat içinde ticari gemilere açılması için tanınan süreyi uzattığını ve Salı günü ABD Doğu Yakası saatiyle 20.00’de (Türkiye saatiyle 8 Nisan 03.00) yeni bir son tarih verdiğini açıkladı. Daha önce de Trump, İran’a karşı sert uyarılarda bulunmuş, Hürmüz Boğazı’nın açılmaması hâlinde ciddi sonuçlar olacağı mesajını vermişti.
Analistler, Türkiye, Mısır ve Pakistan’ın diplomatik çabalarının bölgedeki gerilimi azaltmak için kritik bir rol oynayabileceğine dikkat çekiyor. Ancak İran’ın taleplerinden taviz vermemesi ve ABD’nin sert üslubu, arabuluculuk sürecini karmaşık ve hassas bir hâle getiriyor. Türkiye’nin diplomatik rolü, bölgesel güvenlik ve enerji trafiği açısından kritik bir öneme sahip. Özellikle Hürmüz Boğazı’nın güvenliğinin sağlanması, uluslararası enerji piyasaları ve ticaret için hayati önem taşıyor.
Uzmanlar, olası bir ateşkesin hem bölgesel istikrar hem de küresel enerji güvenliği açısından büyük etkiler doğuracağını belirtiyor. Türkiye, Mısır ve Pakistan’ın bu süreci yönetmedeki rolü, uluslararası arenada arabulucu ülke olarak güvenilirliğini artırabilir. Ancak diplomatik sürecin zorlu ve belirsizliklerle dolu olması, taraflar arasında ciddi müzakere yeteneği ve stratejik sabır gerektiriyor.
Özetle, Türkiye, Mısır ve Pakistan, İran ve ABD arasındaki çatışmaları sona erdirmek için yoğun diplomasi trafiği yürütüyor. Ancak İran’ın taviz vermemesi ve ABD’nin sert tutumu, sürecin kritik ve kırılgan olduğunu ortaya koyuyor. Hürmüz Boğazı’nın güvenliği ve geçici ateşkes sağlanması, bölgesel ve küresel dengeler açısından büyük önem taşıyor.

