Türkiye’nin enerji alanındaki dış açılım hamleleri yeni bir aşamaya taşındı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı’nın (TPAO) Libya’da petrol ve doğalgaz arama faaliyetleri yürüteceğini duyurdu. Açıklama, Libya’nın 17 yıl aranın ardından açtığı geniş kapsamlı hidrokarbon arama ve işletme ihalesinin sonuçlarının netleşmesiyle geldi.
Libya Ulusal Petrol Kurumu tarafından 22 sahada düzenlenen ihalede TPAO, biri açık deniz, biri kara sahası olmak üzere iki blokta hak kazandı. Böylece Türkiye’nin milli petrol şirketi, Kuzey Afrika’da enerji arama faaliyetlerini resmen başlatmış oldu. Bu gelişme, Türkiye’nin enerji arz güvenliğini artırma ve uluslararası arama portföyünü çeşitlendirme stratejisinin önemli adımlarından biri olarak değerlendiriliyor.
Bakan Bayraktar sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, enerjide yerli ve milli kapasitenin artık sınır ötesine taşındığını vurguladı. TPAO’nun Libya açık denizlerindeki faaliyetlerini, İspanyol enerji devi Repsol ve Orta Avrupa merkezli MOL Group ile oluşturulan konsorsiyum yapısıyla yürüteceği belirtildi. Akdeniz’de stratejik konumda bulunan Bingazi açıklarında yaklaşık 10 bin 300 kilometrekarelik bir blokta hidrokarbon arama çalışmaları gerçekleştirilecek.
Kara sahasında ise TPAO, Repsol ile birlikte Sirte Havzası’nda yer alan lisans alanında faaliyet gösterecek. Libya’nın en verimli hidrokarbon bölgelerinden biri olarak bilinen Sirte’de yaklaşık 8 bin 200 kilometrekarelik alanda yeni rezerv potansiyeli araştırılacak. Uzmanlar, bu bölgenin geçmişte yüksek üretim kapasitesiyle öne çıktığını ve yeni keşifler açısından ciddi fırsatlar barındırdığını belirtiyor.
TPAO’nun son yıllarda Karadeniz’de gerçekleştirdiği doğalgaz keşifleri ve farklı coğrafyalarda yürüttüğü arama projeleri, şirketin teknik kapasitesini önemli ölçüde artırdı. Libya’daki yeni süreçte de hem açık deniz sondaj tecrübesi hem de kara arama faaliyetlerindeki mühendislik birikiminin kullanılacağı ifade ediliyor. Uluslararası ortaklarla kurulan iş birliklerinin ise hem teknik hem finansal riskleri paylaşma açısından avantaj sağlayacağı belirtiliyor.
Libya’da düzenlenen ihale törenine ülkenin üst düzey yetkilileri ile çok sayıda uluslararası enerji şirketi temsilcisi katıldı. TPAO’nun iki sahada hak kazanması, Türkiye-Libya enerji iş birliğinin yeni bir boyuta taşındığını gösteriyor. Aynı zamanda Doğu Akdeniz ve Kuzey Afrika enerji denkleminde Türkiye’nin daha aktif bir rol üstlenmesi anlamına geliyor.
Enerji arz güvenliği, son yıllarda küresel ölçekte stratejik bir başlık haline gelmiş durumda. Türkiye de hem yurt içi keşiflerle hem de yurt dışı yatırımlarla kaynak çeşitliliğini artırmayı hedefliyor. Libya’daki bu adımın, orta ve uzun vadede hem TPAO’nun küresel konumunu güçlendirmesi hem de Türkiye’nin enerji diplomasisine katkı sunması bekleniyor.
