featured

İstanbul için kritik deprem uyarısı! Fayın derinliklerinde hareketlilik başladı

0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Marmara Denizi’ndeki fay hatlarında son günlerde kaydedilen mikrodepremler, bölgedeki sismik hareketliliği yeniden gündeme taşıdı. Jeolog Prof. Dr. Osman Bektaş, özellikle Çınarcık Havzası çevresinde 10-13 kilometre derinlikte meydana gelen mikrodepremlere dikkat çekerek önemli değerlendirmelerde bulundu.

Bektaş’ın açıklamasına göre son 1-2 günlük süreçte Çınarcık Havzası’nın doğusunda bulunan Adalar Fayı ile batısındaki Çınarcık Fayı boyunca derin odaklı mikrodeprem aktivitesinde artış gözlendi.

MİKRODEPREMLERİN DERİNLİĞİ DİKKAT ÇEKTİ

Prof. Dr. Osman Bektaş, bölgede meydana gelen küçük ölçekli depremlerin yalnızca sayısının değil, meydana geldikleri derinliğin de önemli olduğunu belirtti.

10-13 kilometre derinlikte kaydedilen hareketlilik, Marmara’nın aktif fay sistemindeki derin kesimlerin yeniden değerlendirilmesine neden oldu.

Bektaş, bu verileri daha önce yapılmış bilimsel çalışmalarla birlikte ele alarak, bölgedeki fayların davranışlarının yakından takip edilmesi gerektiğine işaret etti.

1963 ÇINARCIK DEPREMİNİ HATIRLATTI

Bektaş değerlendirmesinde, Baştürk ve diğer araştırmacılar tarafından 2016 yılında yayımlanan bilimsel çalışmaya da atıfta bulundu.

Söz konusu çalışmada, 1963 yılında meydana gelen 6,3 büyüklüğündeki Çınarcık depreminin yaklaşık 12 kilometre derinlikte Adalar Fayı ile ilişkilendirildiği belirtilmişti.

Prof. Dr. Bektaş, günümüzde aynı bölgede benzer derinliklerde mikrodeprem aktivitesinin görülmesinin, fayın derin kesimlerindeki hareketliliğin anlaşılması açısından önemli bir gözlem olduğunu ifade etti.

“CREEP” OLASILIĞINA DİKKAT ÇEKTİ

Bektaş’ın değerlendirmesinde öne çıkan kavramlardan biri de “creep”, yani fay boyunca meydana gelebilen yavaş ve sürekli kayma hareketi oldu.

Jeolog, 10-13 kilometre derinlikte gözlenen mikrodepremlerin, Adalar Fayı’nın derin bölümünde böyle bir yavaş kayma hareketinin bulunabileceğine ilişkin önemli bir gözlem olabileceğini belirtti.

Ancak bu tür sismik hareketliliklerin tek başına büyük bir depremin ne zaman gerçekleşeceğini gösteren kesin bir işaret olmadığı da önem taşıyor.

2025 SİLİVRİ DEPREMİ SONRASI STRES DEĞİŞİMİ

Prof. Dr. Osman Bektaş, Marmara’daki mevcut hareketliliğin olası nedenleri arasında 2025 yılında meydana gelen 6,2 büyüklüğündeki Silivri depremini de değerlendirdi.

Bu depremin ardından fay sisteminde gerilim transferi yaşanmış olabileceğine dikkat çeken Bektaş, son dönemde gözlenen mikrodeprem aktivitesinin bu açıdan da incelenmesi gerektiğini belirtti.

MARMARA’DAKİ FAYLAR YAKINDAN İZLENİYOR

Marmara Bölgesi, özellikle İstanbul’a yakınlığı nedeniyle Türkiye’nin en yakından takip edilen sismik bölgelerinden biri olmayı sürdürüyor.

Uzmanların değerlendirmelerinde mikrodepremler, fayların davranışlarının anlaşılması açısından önemli veriler arasında yer alıyor. Ancak tek başına mikrodeprem yoğunluğundaki değişim, “büyük deprem kesin olarak geliyor” şeklinde yorumlanamıyor.

Bektaş’ın son değerlendirmesi ise özellikle Adalar ve Çınarcık faylarının derin kesimlerindeki hareketliliğin bilimsel açıdan dikkatle takip edilmesi gerektiğine işaret ediyor.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter