Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, Türkiye’nin ve İslam dünyasının birlik ve kardeşlik anlayışına dikkat çekti. Erdoğan, “Irk, mezhep, din, dil, köken ayrımını reddediyoruz” diyerek, toplumda ve bölgesel ilişkilerde ayrımcılığa karşı durduklarını vurguladı.
1. Konuşmanın Başlangıcı ve Milli Değerler
Toplantıya, ülke, millet ve demokrasi için hayırlara vesile olması dileğiyle başlayan Erdoğan, konuşmasında İstiklal Marşı’nın kabulünün 103. yıl dönümüne değindi. Erdoğan, milli marşın sadece bir şiir olmadığını, milletin varlık ve yokluk mücadelesinin bir belgesi olduğunu vurguladı:
“O dönemde cepheler arka arkaya çökmekteydi. Ordu her an Sakarya gerisine çekilmek üzereydi. Askerlerimizin maneviyatı son derece sarsılmıştı. Mehmet Akif Ersoy’un kaleme aldığı İstiklal Marşı, bu milli mücadelenin ruhunu kelimelere döken, milletimizi özgürlük ve bağımsızlık iradesiyle buluşturan eşsiz bir eser olmuştur.”
Erdoğan, İstiklal Marşı’nın aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu belgesi ve milletin hürriyet manifestosu olduğunu belirtti. Marşın, milletin asli değerlerini ve bağımsızlık mücadelesini nesilden nesile aktardığını ifade etti.
2. Irk, Mezhep ve Din Ayrımlarına Karşı Tutum
Konuşmasının devamında Erdoğan, özellikle dini ve etnik farklılıkları öne çıkaran tartışmalara karşı uyarılarda bulundu:
“Biz, bölgemizin tamamına olduğu gibi kardeş İran halkına da ‘Bu Şii’dir, bu Sünni’dir, bu Türk’tür, bu Kürt’tür’ diye hiçbir zaman bakmadık ve bakmıyoruz. Millet olarak bizim için Türk, Kürt, Arap, Şii, Sünni değil, sadece insan vardır. Haksızlığa uğrayan, mağdur edilen, sıkıntı çeken kim varsa biz onun yanındayız.”
Erdoğan, mezheplerin ve kökenlerin insanları bölmeye değil, aksine birleştirmesi gerektiğini belirtti:
“Bizim Sünnilik, Şiilik gibi bir dinimiz yok. Bizim tek bir dinimiz var, o da İslam. Hazreti Ali bizim, Hazreti Ömer de bizimdir. Hazreti Osman, Hasan, Hüseyin, Ayşe ve Zeynep de bizimdir.”
3. Bölgesel Çatışmalar ve Diplomasi
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgede süregelen savaşlar ve krizlere dikkat çekti. ABD-İsrail ve İran arasındaki çatışmalara değinen Erdoğan, masaya ve müzakerelere dönülmesi gerektiğini vurguladı:
-
Irak, Somali, Suriye, Sudan, Lübnan, Yemen, Libya ve Rusya-Ukrayna örneklerini hatırlattı.
-
Türkiye’nin dost ve kardeş ülkelere her zaman destek verdiğini, hiçbir zaman sırf mezhep veya etnik farklılıklar nedeniyle ayrım yapmadığını belirtti.
-
Diplomasiye ve müzakereye dayalı çözüm yollarını önceliklendirdiklerini ifade etti:
“Silahların susması için umudumuzu kaybetmedik. Savaş büyümeden, bölgeyi tamamen ateşe atmadan durdurulmalıdır. Yeniden masaya ve müzakereye dönülmesi mümkündür.”
Erdoğan, Türkiye’nin kriz anlarında sorumluluk almaktan kaçınmadığını ve dostlarına sırtını dönmediğini sözlerine ekledi.
4. Ümmet ve Kardeşlik Vurgusu
Erdoğan, konuşmasında “ümmet” kavramına atıfta bulunarak, özellikle sosyal medyada körüklenen mezhepçilik tartışmalarına dikkat çekti:
“Menşei 13–14 asır öncesine uzanan meselelerin yeniden gündeme getirilmesi tesadüf değildir. Bugün bize faydası olmayan, aksine fitneyi büyüten tartışmalardan uzak durmalıyız.”
Erdoğan, farklılıklarımıza rağmen yüzyıllardır bir arada yaşandığını, çatışmaların sona ermesinin ardından da barış içinde yaşamaya devam edileceğini belirtti.
5. Milli Mücadele ve İstiklal Marşı’nın Önemi
Konuşmasının bir bölümünde Erdoğan, İstiklal Marşı’nın kabul sürecine ve milli mücadelenin ruhuna dikkat çekti:
-
Marşın 12 Mart 1921’de TBMM’de okunarak kabul edildiğini hatırlattı.
-
Mehmet Akif Ersoy’un eserinin milletin bağımsızlık iradesini ve hürriyet mücadelesini sembolize ettiğini vurguladı.
-
Şehitler ve gazilerle birlikte Türkiye Cumhuriyeti’nin temel değerlerine sahip çıkılması gerektiğini ifade etti.
“Biz aslımıza ve ceddimize sırtımızı dönmeyiz. Kim ne derse desin, bizi biz yapan değerleri koruyacağız. İstiklal Marşı’na ve vatanımıza son nefesimize kadar sahip çıkacağız.”
6. İran’daki Gelişmeler ve Bölgesel Durum
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran’da yaşanan saldırılara ve sivil kayıplara dikkat çekti:
-
İlk saldırıda 175 kız öğrencinin hayatını kaybettiğini belirtti.
-
İran’daki altyapı ve enerji tesislerinin zarar gördüğünü, halkın ağır yaşam koşulları altında mücadele ettiğini söyledi.
-
Bu çatışmaların küresel ekonomi üzerinde de ciddi etkiler yaratacağını vurguladı.
Erdoğan, Türkiye’nin bölgedeki krizlere duyarsız kalmadığını ve çözüm için aktif diplomasi yürüttüğünü belirtti. 20’den fazla telefon görüşmesi yaptığını, ilgili ülkelerle sürekli temas halinde olduklarını ifade etti.
7. Sonuç ve Mesaj
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını güçlü bir mesajla tamamladı:
-
Irk, mezhep, din, dil ve köken ayrımlarının reddedildiğini bir kez daha vurguladı.
-
Milletin ve İslam ümmetinin birliği, kardeşlik hukukuna zarar verecek tartışmalardan uzak durulması gerektiğini söyledi.
-
İstiklal Marşı ve milli değerlerin korunmasının önemine dikkat çekti.
-
Türkiye’nin hem kendi sınırlarında hem de bölgesinde adalet ve barış için sorumluluk almaktan geri durmayacağını ifade etti.
Erdoğan’ın sözleri, toplantı sonunda dakikalarca ayakta alkışlandı ve hem millet hem de bölge için birlik ve kardeşlik mesajı olarak öne çıktı.
