Günlük hayatın vazgeçilmez ödeme araçlarından biri haline gelen banka ve kredi kartları, kullanım sürelerinin sona ermesiyle birlikte genellikle makasla kesilerek etkisiz hale getiriliyor. Özellikle kart numarasının ve güvenlik kodunun bulunduğu bölümlerin kesilmesi, uzun yıllardır kişisel bilgilerin korunması amacıyla uygulanan yöntemlerden biri.
Ancak yeni nesil bazı banka kartlarının yapısında elektronik bileşenler ve mikro piller bulunması, kartların gelişigüzel kesilmesi konusunda yeni bir tartışmayı gündeme getirdi.
Uzmanlara göre kartın yapısında elektronik devre, NFC anteni veya mikro pil bulunuyorsa, kartın makasla kesilmesi sırasında bu bileşenlerin zarar görmesi farklı risklere yol açabilir.
Kartların içinde mikro pil bulunabiliyor
Özellikle dinamik güvenlik kodu veya elektronik ekran gibi özelliklere sahip yeni nesil kartların klasik plastik kartlardan farklı bir yapıya sahip olduğu belirtiliyor.
Fransız mühendis Claire Deilhes’in 2020 tarihli doktora çalışmasında da bu tür kartların yapısına ilişkin teknik değerlendirmeler yer alıyor. Söz konusu çalışmada, elektronik ekranı çalıştırmak için son derece ince mikro piller ve elektrokimyasal bileşenlerin kullanılabildiği aktarılıyor.
Bu nedenle elektronik bileşen içeren kartların makas, bıçak veya benzeri kesici aletlerle parçalanmasının, özellikle pil bölümüne doğrudan zarar verilmesi halinde istenmeyen kimyasal reaksiyonlara neden olabileceği ifade ediliyor.
Lityum piller konusunda dikkat çeken uyarı
Lityum tabanlı pillerin fiziksel olarak delinmesi, ezilmesi veya kısa devreye maruz kalması halinde ısınma ve kimyasal reaksiyon riski bulunuyor.
Bu nedenle elektronik bileşen taşıyan kartların kesilmesi sırasında pilin zarar görmesi, teorik olarak güvenlik riski oluşturabiliyor. Bazı pil kimyalarında yüksek derecede zararlı ve aşındırıcı bileşiklerin açığa çıkabileceği de belirtiliyor.
Özellikle hidrojen florür oluşumu ve bunun nemle temas ettiğinde florhidrik aside dönüşmesi, lityum pil teknolojisindeki bilinen kimyasal tehlikeler arasında yer alıyor.
Ancak bu riskin her banka veya kredi kartı için geçerli olmadığı da önem taşıyor. Kartların iç yapısı kullanılan teknolojiye ve modele göre değişebildiğinden, kullanıcıların ellerindeki kartın elektronik bileşen taşıyıp taşımadığını bilmeden genelleme yapmaması gerekiyor.
Kartı kesmek geri dönüşümü de zorlaştırıyor
Eski kartların makasla küçük parçalara ayrılması yalnızca elektronik bileşenler açısından değil, geri dönüşüm açısından da sorun oluşturabiliyor.
Elektronik özellik taşıyan bazı banka kartlarında NFC antenleri, elektronik devreler ve farklı metal bileşenler bulunabiliyor. Bu bileşenlerin arasında bakır başta olmak üzere çeşitli metaller yer alabiliyor.
Elektronik atıkların geri dönüşüm süreçlerinde malzemelerin mümkün olduğunca bütün halde toplanması ve kontrollü biçimde ayrıştırılması önem taşıyor.
Kartın çok küçük parçalara bölünmesi halinde ise bazı metal ve elektronik bileşenlerin ayrıştırma süreçlerinde kaybolabileceği, böylece geri kazanılabilecek malzemelerin atık haline gelebileceği belirtiliyor.
“Bilgilerim çalınır mı?” endişesi
Eski kartlarını bütün halde teslim etmekten çekinen vatandaşların en büyük endişelerinden biri ise kart bilgilerinin kötü niyetli kişilerin eline geçmesi.
Ancak kullanım süresi sona eren veya banka tarafından sistem üzerinden iptal edilen kartların ödeme işlemlerinde kullanılması mümkün olmuyor. Kartın iptal edilmesiyle birlikte bankacılık sistemi üzerindeki kullanım yetkisi de kaldırılıyor.
Bununla birlikte kart üzerinde bulunan kişisel bilgilerin fiziksel olarak korunması konusunda bankanın talimatlarına uymak önem taşıyor.
Kartın son kullanma tarihi geçmiş olsa bile üzerinde kart numarası, isim veya başka bilgiler bulunabileceğinden, kartın nasıl imha edileceği konusunda ilgili bankanın önerdiği yöntem tercih edilmeli.
En güvenli yöntem bankanın yönlendirmesini takip etmek
Uzmanların dikkat çektiği temel nokta, tüm banka ve kredi kartlarının aynı teknolojiye sahip olmadığı.
Standart plastik bir kart ile içerisinde elektronik ekran ve mikro pil bulunan yeni nesil bir kartın imha yöntemi aynı olmayabilir.
Bu nedenle vatandaşların süresi dolan kartlarını doğrudan çöpe atmak veya bilinçsiz şekilde parçalamak yerine kartı veren bankanın imha ve geri dönüşüm prosedürünü öğrenmesi öneriliyor.
Özellikle elektronik bileşen taşıyan kartların elektronik atık toplama noktalarına veya bankaların yönlendirdiği geri dönüşüm kanallarına teslim edilmesi, hem olası güvenlik risklerinin hem de çevresel kayıpların azaltılmasına yardımcı olabilir.
Kartınızı çöpe atmadan önce bunu yapın
Süresi dolan banka veya kredi kartıyla karşılaşan vatandaşların öncelikle kartın banka tarafından iptal edildiğinden emin olması gerekiyor. Ardından bankanın eski kartlar için belirlediği imha veya iade yönteminin öğrenilmesi önem taşıyor.
Elektronik özellik taşıyan kartlarda ise makasla kesme işlemi yerine yetkili geri dönüşüm veya elektronik atık kanallarının tercih edilmesi daha uygun bir yöntem olabilir.
Böylece hem kart üzerindeki bilgilerin kötüye kullanılmasının önüne geçilmesi hem de elektronik bileşenlerin kontrollü şekilde geri dönüştürülmesi mümkün olabilir.
Kısacası, yıllardır uygulanan “kartı makasla kes ve çöpe at” yöntemi her kart için aynı şekilde değerlendirilmemeli. Özellikle yeni nesil elektronik kartlarda, kartın yapısı ve bankanın belirlediği imha yöntemi dikkate alınmalı.
