Yaklaşık 8 yıl önce kronik böbrek yetmezliği teşhisi konulan Fatma G., 2 yıldır diyaliz tedavisi görüyordu. Hayatını tamamen tedavi saatlerine göre düzenlemek zorunda kalan Fatma, bu zorlu süreçte eşinin bağışladığı böbrekle yeniden hayata tutundu. Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Organ Nakli Merkezi’nde Prof. Dr. Arif Aslaner ve ekibi tarafından 14 Şubat Sevgililer Günü’nde gerçekleştirilen nakil, çiftin hayatında unutulmaz bir dönüm noktası oldu.
Kronik Hastalıkla Mücadele: 8 Yıllık Zorlu Süreç
Fatma G., 2018 yılında kronik böbrek yetmezliği teşhisi konulduğunu ve o günden bu yana ilaç ve diyaliz tedavisiyle hayatını sürdürdüğünü anlattı:
“Rahatsızlığım yaklaşık 8 yıl önce başladı. O dönem görev başındaydım, bir otelde havuz kenarında cankurtaran olarak çalışıyordum. Kendimi bir gün kötü hissettim. Önce güneş çarpması sandım. Ancak hastaneye gittiğimde tansiyonumun çok yükseldiğini, kritik bir durumda olduğumu ve şoka girebileceğimi söylediler.”
Hastalık ilerledikçe tedavi sürecinde ciddi zorluklar yaşadığını aktaran Fatma G., özellikle son 2 yıl boyunca diyaliz tedavisi görmenin hem fiziksel hem de psikolojik olarak çok yıpratıcı olduğunu söyledi:
“Hayatınızın pek çok alanında kısıtlanıyorsunuz. İstediğiniz gibi gezemiyor, yiyip içemiyor, sevdiklerinizle dilediğiniz gibi vakit geçiremiyorsunuz. Çünkü hayatınız tamamen tedavi saatlerine bağlı hale geliyor.”
Hakan G.’nin Fedakarlığı: Böbrek Bağışı
Fatma G., nakil sürecinde eşinin gönüllü olarak donör olduğunu anlattı:
“Eşim, ‘Artık yeter, bundan sonraki yıllarımızı böyle yaşamayalım’ dedi. Ben onun da zorluk yaşamasını istemediğim için kadavradan organ beklemeyi düşünüyordum. Ancak eşim böbreğini vermek istedi ve sonunda beni ikna etti. Bu, hayatım boyunca unutamayacağım bir hediye oldu.”
Naklin 14 Şubat Sevgililer Günü’ne denk gelmesi ise çifte ayrı bir anlam kattı:
“Sadece bana bir hediye vermekle kalmadı, ikimizin de ömrüne ömür kattı. Belki de bu tedavi süreci nedeniyle ertelemek zorunda kaldığımız hayallerimizi, sahip olamadığım evlatlarımızı ve birlikte yaşayacağımız yılları bana geri verdi.”
Hakan G.’nin Gözünden Süreç
Nakil sürecini anlatan Hakan G., kararın hem fiziksel hem de duygusal olarak yıpratıcı olduğunu söyledi:
“Bir noktadan sonra artık ‘Bu durumu nasıl idare edebilirim?’ demekten öteye geçmem gerektiğini hissettim ve organ bağışı kararım böyle şekillendi. Uyumluluk testlerinden geçtik ve sonuçların olumlu çıkması bizi inanılmaz mutlu etti. 14 Şubat’ta birçok insan eşine çiçek ya da farklı hediyeler alır. Bense eşime yeni bir hayat hediye etmek istedim.”
Hakan G., sürecin zorluklarının gözünde büyütüldüğü kadar ağır olmadığını da vurguladı:
“Bu süreç gözümüzde büyüttüğümüz kadar zor değil. Birlikte yaşayamadığımız, ertelemek zorunda kaldığımız günleri yeniden yaşayabilmek istedim.”
Yeni Bir Hayat ve Umut
Naklin ardından çift, sağlıklı ve mutlu bir hayat sürmek için yeni bir başlangıç yaptı. Hakan G., birlikteliklerini şu sözlerle özetledi:
“İyi günde ve kötü günde birlikte olacağımıza dair söz verdik. Kötü günlerimiz uzun sürdü ama biz iyi günlerin peşinden koşmaya karar verdik. Şimdi ikinci baharımızı yaşıyoruz.”
Fatma G. ise, eşinin bağışının sadece bir organ nakli olmadığını, aynı zamanda hayatlarına umut ve yeni bir soluk kattığını ifade etti:
“Bu nakil bana sadece sağlığımı geri kazandırmadı, hayatı yeniden sevme gücü verdi. Eşimle birlikte yaşayamadığımız yılları yeniden yaşamak için bir şansımız oldu.”
