featured

Yapay zekâdan hukuk skandalı: Var olmayan Yargıtay kararları

0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Hukuk alanında yapay zekâ uygulamalarının kullanımının giderek yaygınlaşması, beraberinde ciddi tartışmaları ve riskleri de gündeme getiriyor. Hukukçular, özellikle içtihat araştırmalarında kullanılan yapay zekâ destekli sistemlerin, gerçekte var olmayan Yargıtay kararlarını üretebildiğine dikkat çekerek meslektaşlarını ve vatandaşları uyardı.

Eskişehir’de avukatlık yapan Sena Nur Gebrecioğlu, yapay zekânın hukuk sektöründe sağladığı pratikliğin göz ardı edilemeyeceğini ancak bu teknolojilerin kontrolsüz kullanımının ciddi hukuki sorunlara yol açabileceğini ifade etti. Gebrecioğlu, yapay zekâ uygulamalarının özellikle dilekçe hazırlanması ve içtihat aramalarında yanıltıcı sonuçlar sunabildiğini belirtti.

“AVUKAT–MÜVEKKİL GİZLİLİĞİ CİDDİ RİSK ALTINDA”

Yapay zekâ platformlarına girilen bilgilerin sistemlerde kaydedildiğine dikkat çeken Gebrecioğlu, bunun avukat–müvekkil gizliliği açısından büyük bir tehdit oluşturduğunu vurguladı. Müvekkil bilgilerinin bu tür sistemlere yüklenmesinin hem hukuki hem de etik açıdan sakıncalı olduğunu belirten Gebrecioğlu, şu ifadeleri kullandı:

“Bu uygulamaların arkasında geniş veri tabanları var ve girilen bilgiler sistemlerde saklanıyor. Müvekkillere ait özel bilgilerin bu platformlara yüklenmesi, mesleki gizliliğin ihlali anlamına gelir. Ben bunu hem hukuki hem de etik açıdan doğru bulmuyorum.”

“HATA YAPTIĞINDA HESAP VERECEK BİR MUHATAP YOK”

Hukukun temelinde sorumluluk ve güven ilişkisinin yer aldığını hatırlatan Gebrecioğlu, yapay zekâ ile insan arasındaki en büyük farkın da bu noktada ortaya çıktığını söyledi. Bir avukatın yaptığı her işlemden müvekkiline ve hukuka karşı sorumlu olduğunu vurgulayan Gebrecioğlu, yapay zekâ için aynı durumun geçerli olmadığını dile getirdi:

“Avukat, müvekkiline karşı yaptığı her işlemden sorumludur. Ancak yapay zekâ hata yaptığında onu sorumlu tutacak, hesap soracak ya da cezalandıracak bir mekanizma yok.”

VAR OLMAYAN YARGITAY KARARLARI ÜRETİLEBİLİYOR

Yapay zekâ kullanımındaki en büyük tehlikelerden birinin uydurma içtihatlar olduğuna dikkat çeken Gebrecioğlu, son dönemde bu durumla sıkça karşılaştıklarını belirtti. Vatandaşların dilekçelerini yapay zekâya yazdırarak avukatlara kontrol ettirdiğini ifade eden Gebrecioğlu, şu uyarılarda bulundu:

“Bize gelen dilekçeleri incelediğimizde hem teknik hem de hukuki açıdan ciddi eksikler görüyoruz. İçtihat aramalarında ise olay anlatılıyor ve sistem, tam istenilen gibi bir Yargıtay kararı sunuyor. Ancak karar numaralarını ve esas bilgilerini sorguladığımızda ya böyle bir kararın hiç olmadığını ya da tamamen başka bir dosyaya ait olduğunu fark ediyoruz. Yapay zekâ, kullanıcıyı memnun etmek için sahte içtihat üretebiliyor.”

“KÜÇÜK BİR AYRINTI DAVANIN KADERİNİ DEĞİŞTİREBİLİR”

Hukukun son derece hassas bir alan olduğunu vurgulayan Gebrecioğlu, en küçük ayrıntıların bile davaların seyrini tamamen değiştirebildiğini belirtti. Yapay zekâ sistemlerinin ise bu ince detayları çoğu zaman göz ardı ettiğini söyleyen Gebrecioğlu, değerlendirmelerini şu sözlerle tamamladı:

“Hukukta küçük bir nüans bile çok büyük sonuçlar doğurabilir. Yapay zekâ uygulamalarında ise bu ayrıntılar çoğu zaman atlanıyor. İçtihatlar yanlış, hukuki değerlendirmeler eksik. Bu nedenle hukuki süreçlerde yapay zekâya güvenilmesini son derece sakıncalı buluyorum.”

Hukukçular, yapay zekânın ancak yardımcı bir araç olarak ve dikkatli şekilde kullanılabileceğini vurgularken, özellikle hukuki metinler ve içtihatlar konusunda mutlaka uzman denetiminin şart olduğunun altını çiziyor.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter