1993 yılında Ankara’da uğradığı bombalı saldırı sonucu hayatını kaybeden gazeteci-yazar Uğur Mumcu’nun cinayetiyle ilgili dosya, aradan geçen 33 yılın ardından yeniden tartışılmaya başlandı. Faili meçhul cinayetler kapsamında yeniden ele alınacağı iddia edilen soruşturma süreci, kamuoyunda büyük yankı uyandırdı.
Uğur Mumcu’nun ağabeyi hukukçu Ceyhan Mumcu, dosyanın yeniden gündeme gelmesinin önemli bir gelişme olduğunu belirterek, yıllardır cevap bekleyen soruların aydınlatılması gerektiğini söyledi.
Ceyhan Mumcu’dan dikkat çeken açıklamalar
Türkiye Gazetesi’ne konuşan Ceyhan Mumcu, kardeşinin ölümünden önce yaptığı araştırmalar ve kaleme aldığı yazılar nedeniyle hedef haline geldiğini savundu. Mumcu, Uğur Mumcu’nun özellikle terör örgütleri, uluslararası ilişkiler ve bazı güç odakları üzerine yaptığı çalışmaların suikastın nedenleri arasında araştırılması gerektiğini ifade etti.
Ceyhan Mumcu, yaptığı açıklamada suikastın arkasında İsrail’in bulunduğunu düşündüğünü öne sürdü. Kardeşinin ölümünden önce İsrail Büyükelçisi ile yaptığı görüşmeye dikkat çeken Mumcu, bu görüşmede tehdit niteliğinde ifadeler kullanıldığını iddia etti.
“Çok geçmeden suikast gerçekleşti” iddiası
Ceyhan Mumcu, kardeşi Uğur Mumcu’nun kendisine bir görüşmesini anlattığını belirterek, “Üzerimize çok geliyorsun, bu durum daha fazla devam edemez. Sana suikast bile yapılabilir” şeklinde bir uyarı aldığını ileri sürdü.
Mumcu, bu görüşmeden kısa süre sonra saldırının gerçekleştiğini söyleyerek, olayın tüm yönleriyle araştırılması gerektiğini dile getirdi.
33 yıl sonra dosya yeniden incelenecek iddiası
Türkiye’nin en çok tartışılan faili meçhul cinayetlerinden biri olan Uğur Mumcu suikastıyla ilgili dosyanın, 1990’lı yıllarda yaşanan karanlık olaylarla birlikte yeniden değerlendirileceği öne sürüldü.
İddiaya göre Adalet Bakanlığı, geçmişte çözülemeyen bazı önemli cinayet dosyalarını yeniden inceleme kapsamına aldı. Bu süreçte Uğur Mumcu cinayetinin de yeniden ele alınması bekleniyor.
“Tüm bağlantılar araştırılmalı” çağrısı
Ceyhan Mumcu, soruşturmanın yalnızca saldırıyı gerçekleştiren kişilerle sınırlı kalmaması gerektiğini belirterek, olayın arkasındaki olası bağlantıların da araştırılmasını istedi.
Dönemin emniyet, istihbarat ve askeri yetkililerinin yanı sıra, soruşturmada görev alan kişilerin ve ilgili komisyon üyelerinin de yeniden dinlenmesinin önemli olduğunu ifade etti.
Mossad iddiası yeniden gündemde
Dosyayla ilgili açıklama yapan emekli Korgeneral Erdoğan Karakuş da Uğur Mumcu ve dönemin bazı aydınlarına yönelik suikastlarda yabancı istihbarat bağlantılarının araştırılması gerektiğini savundu.
Karakuş, olayların yalnızca saldırıyı gerçekleştiren kişiler üzerinden değil, planlayan yapılar açısından da değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Gözler soruşturma sürecinde
Türkiye’nin yakın tarihindeki en önemli siyasi cinayetlerden biri olarak hafızalarda yer alan Uğur Mumcu suikastı, yıllar sonra yeniden gündemin merkezine oturdu.
Dosyanın yeniden incelenmesi halinde, 33 yıldır yanıt bekleyen birçok sorunun aydınlatılıp aydınlatılamayacağı merak konusu olurken, kamuoyu resmi kurumlardan gelecek açıklamaları bekliyor.
