featured

Sivrisineklerin Hedefi Belli Oldu! Bazı İnsanları Neden Daha Çok Isırdıkları Ortaya Çıktı

0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Yaz aylarının en büyük sorunlarından biri olan sivrisinek ısırıkları, herkes için aynı etkiyi göstermiyor.

Bazı kişiler açık havada kısa süre geçirmesine rağmen çok sayıda sivrisinek ısırığıyla karşılaşırken, yanlarında bulunan bazı kişiler neredeyse hiç ısırılmadan gecenin tadını çıkarabiliyor.

Bu farklılığın nedenleri uzun süredir merak edilirken, ABD’de Florida International University’de görev yapan bilim insanlarının gerçekleştirdiği araştırma konuya ilişkin dikkat çekici sonuçlar ortaya koydu.

Araştırma, sivrisineklerin insanları seçerken yalnızca kan grubuna veya halk arasında söylenen “tatlı kana” göre hareket etmediğini gösterdi.

119 GÖNÜLLÜ ÜZERİNDE DENEY YAPILDI

iScience dergisinde yayımlanan araştırmaya 119 gönüllü katıldı.

Deney sırasında katılımcıların kolları özel bir cam silindirin içerisine yerleştirildi. Silindirin diğer bölümünde ise farklı sivrisinek türlerinin aç dişileri bulundu.

Bilim insanları sivrisineklerin hangi katılımcılara yöneldiğini ve kimleri daha fazla ısırdığını gözlemledi.

Araştırmada üç farklı tür incelendi:

  • Sarı humma sivrisineği
  • Asya kaplan sivrisineği
  • Güney sivrisineği

Elde edilen sonuçlar, sivrisineklerin insanlara karşı tercihlerinin türden türe değişebildiğini ortaya koydu.

HER SİVRİSİNEĞİN FAVORİSİ AYNI DEĞİL

Araştırmanın en dikkat çekici bulgularından biri, bütün sivrisinek türlerinin aynı kişilere yönelmemesi oldu.

Bir sivrisinek türü tarafından oldukça çekici bulunan bir kişi, başka bir sivrisinek türü açısından aynı derecede ilgi çekici olmayabiliyor.

Bilim insanları, hiçbir katılımcının üç farklı sivrisinek türü açısından aynı seviyede çekici olmadığını belirledi.

Bu sonuç, sivrisineklerin insanları seçerken çok daha karmaşık biyolojik sinyalleri değerlendirdiğini gösteriyor.

ASIL İPUCU CİLTTEKİ BAKTERİLERDE

Araştırmacılara göre bu farklılığın önemli nedenlerinden biri ciltte yaşayan bakteriler olabilir.

Çalışmaya katılan kişilerin ciltlerinde toplam 246 farklı bakteri türü tespit edildi.

Üstelik bu bakterilerin dağılımının kişiler arasında büyük farklılık gösterdiği görüldü.

Araştırmacılar, her insanın cildindeki mikrobiyal yapıyı adeta kendisine özgü bir “bakteri parmak izi” olarak değerlendiriyor.

Bu bakterilerin cilt üzerinde oluşturduğu kimyasal bileşenlerin ve kokuların, sivrisineklerin insanlara yönelmesinde rol oynayabileceği düşünülüyor.

“TATLI KAN” İNANIŞI GERÇEĞİ YANSITMIYOR

Günlük hayatta sivrisineklerin bazı kişileri daha çok ısırması genellikle “tatlı kan” şeklinde açıklanıyor.

Ancak bilim insanlarına göre durum bundan çok daha karmaşık.

Sivrisinekler insanlara yaklaşırken kanın tadını önceden algılamıyor. Bunun yerine çevredeki çeşitli biyolojik sinyalleri kullanıyor.

Özellikle karbondioksit, vücut sıcaklığı, nem ve vücut kokusu sivrisineklerin yönünü belirlemesinde etkili olabiliyor.

Ciltte yaşayan bakteriler de bu kokuların oluşmasına katkıda bulunuyor.

Dolayısıyla bir kişinin cildindeki bakterilerin ürettiği kokular, onu belirli bir sivrisinek türü açısından daha cazip hale getirebilir.

ERKEKLER BİRAZ DAHA FAZLA ISIRILDI

Araştırmada cinsiyetler arasında da bazı farklılıklar gözlemlendi.

Sarı humma sivrisineğinin erkek katılımcılara kadınlara kıyasla biraz daha fazla yöneldiği belirlendi.

Ancak araştırmacılar bu farkın oldukça küçük olduğunu vurguladı.

Diğer iki sivrisinek türünde ise kadınlar ve erkekler arasında belirgin bir tercih farklılığı tespit edilmedi.

Bu nedenle cinsiyetin tek başına sivrisineklerin kimi tercih edeceğini belirleyen temel faktör olmadığı değerlendiriliyor.

BAZI BAKTERİLER SİVRİSİNEKLERİ UZAKLAŞTIRABİLİR

Araştırmanın bir başka dikkat çeken sonucu ise bazı cilt bakterilerinin sivrisinekleri çekmek yerine uzaklaştırabileceği ihtimali oldu.

Özellikle Pseudomonas cinsi bakterilerle bağlantılı bazı cilt özelliklerinin daha düşük sivrisinek ısırığıyla ilişkili olabileceği değerlendirildi.

Bu bulgu, gelecekte sivrisineklerle mücadelede yeni yöntemlerin geliştirilmesi açısından önem taşıyor.

YENİ NESİL SİVRİSİNEK KOVUCULAR GELİŞTİRİLEBİLİR

Bilim insanları, insan cilt mikrobiyomu ile sivrisineklerin tercihleri arasındaki ilişkinin daha ayrıntılı şekilde araştırılması gerektiğini belirtiyor.

Eğer hangi bakteri türlerinin sivrisinekleri çektiği veya uzaklaştırdığı daha net biçimde ortaya çıkarılırsa, bu bilgiler yeni nesil sivrisinek kovucuların geliştirilmesinde kullanılabilir.

Bu sayede yalnızca sivrisinekleri genel olarak uzaklaştıran ürünler yerine, sivrisineklerin insanları bulmasını sağlayan belirli koku sinyallerini hedefleyen yöntemler geliştirilebilir.

SİVRİSİNEKLERİN HEDEFİ OLMAK TESADÜF DEĞİL

Araştırmanın sonuçları, “Neden sivrisinekler hep beni buluyor?” sorusuna da önemli bir açıklama getiriyor.

Bir kişinin daha fazla ısırılmasının yalnızca kanıyla ilgili olmadığı; cilt mikrobiyomu, vücut kokusu, sıcaklık, nem ve solunumla yayılan karbondioksit gibi birçok faktörün birlikte etkili olabileceği değerlendiriliyor.

Üstelik aynı kişinin farklı sivrisinek türleri tarafından farklı şekilde tercih edilmesi, bu canlıların insanları seçme mekanizmasının sanılandan çok daha karmaşık olduğunu ortaya koyuyor.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter