SAFİYE SOYMAN’DAN YILLAR SONRA GELEN İTİRAFLAR: “ÇOCUK GELİN OLDUM, DAYAK DA YEDİM”
Türk sanat müziğinin sevilen isimlerinden Safiye Soyman, İzzet Çapa’nın sunduğu “Paşa Paşa Muhabbetler” programında hayatına dair çok özel açıklamalarda bulundu. Ekranlarda her zaman neşeli, eğlenceli ve enerjik haliyle tanınan Soyman, bu kez hem güldürdü hem de anlattıklarıyla duygulandırdı.
Soyman, çocuk yaşta evlendirilmesinden oğlu Harun’un hastalık sürecine, Faik Öztürk’le 27 yıllık ilişkisinden sahne hayatına kadar pek çok konuda samimi konuştu.
“DOĞALLIK TAVAN, EGO SIFIR”
Programın başında İzzet Çapa, Safiye Soyman’ın ekrandaki neşeli görüntüsünün arkasında büyük hüzünler taşıdığını belirterek ünlü sanatçıya “Saf gibi görünen ama aslında çok zeki bir kadınsın. Bu bir maske mi?” diye sordu.
Safiye Soyman ise kendisini şu sözlerle anlattı:
“Ben doğal bir insanım. İçimden nasıl geliyorsa öyle davranıyorum. Çok iyi niyetliyim. İnsanları kırmaktan çekinirim. Empati yaparım. Aynı şey bana yapılsa ne hissederim diye düşünürüm. Doğallık tavan, ego sıfır.”
Soyman, sessizliğiyle birçok şeyi yönettiğini belirterek, “Karıncayı incitmeden insanların hayatından çekilirim. Ama damarıma basılırsa balık burcuyum, coşarım” dedi.
“518” GAFI YENİDEN GÜNDEM OLDU
“Dünya Güzellerim” programında viral olan “518” İngilizce telaffuzu da söyleşinin en eğlenceli anlarından biri oldu. İzzet Çapa’nın “İngilizce 518 der misin?” sorusu üzerine Safiye Soyman yine kahkahalarla denemeler yaptı.
Soyman, İngilizce bilmediğini ama yurt dışında beden diliyle çok rahat anlaştığını söyledi:
“Bende İngilizce yok, İngilaz var. Restorana gidiyorum, chicken diyorum ama göğüs getiriyorlar. Ben de ayağa kalkıp ‘No no no göğüs, yes chicken’ diye anlatıyorum. Garsonlar kahkahalarla gidiyor.”
“SEDA SAYAN BENİ AMELİYATA GÖNDERDİ”
Safiye Soyman, estetik operasyonlarıyla ilgili sorulara da esprili yanıtlar verdi. Seda Sayan’la Miami’ye gittiklerini anlatan Soyman, göz ve göğüs operasyonlarını Seda Sayan’ın tavsiyesiyle yaptırdığını söyledi.
Soyman, Miami dönüşü yaşadıklarını şöyle anlattı:
“Seda bana ‘Git gözünü yaptır, git şunları toparlat’ dedi. Ben de kafaya yazdım. Miami’den döner dönmez Ankara’ya gittim. Önce gözümü yaptırdım, sonra göğsümü toplattırdım. Seda’yı arayıp ‘Gördün mü, yaptırdım’ dedim. O da çok mutlu oldu.”
Ancak Soyman, operasyonların yaz ayında yapılmasının zorluğunu sonradan fark ettiğini belirterek, “Üç ay denize giremedim, güneşe çıkamadım. Hiç akıl edemedim” dedi.
“ÇOCUK GELİN OLDUM, YAŞIMI BÜYÜTTÜLER”
Söyleşinin en dikkat çeken bölümlerinden biri Safiye Soyman’ın çocuk yaşta evlendirilmesi oldu. Soyman, 13 yaşında evlendirildiğini ve mahkeme kararıyla yaşının büyütüldüğünü açıkladı.
İzzet Çapa’nın “Yalı Çapkını gibi bir hayat aslında. Ablanı istemeye geliyorlar ama seni görünce seni istiyorlar, doğru mu?” sorusuna Soyman şu yanıtı verdi:
“Ablamı görmeye geliyorlar. Beni görünce ‘Kız kardeşi varmış, onu isteyelim’ diyorlar. Benim fikrim alınmadı. Ne olduğunu bile anlamıyordum. 13 yaşında evlendirildim, yaşımı mahkeme kararıyla büyüttüler.”
Çocuk gelinlere karşı açık mesaj veren Soyman, “Sakın evlenmeyin, çocuk gelinler evlendirilmesin. Aileler bunun ne olduğunu bilmiyor. Ben tavsiye etmiyorum” ifadelerini kullandı.
“EVLİLİĞE KARŞI FOBİM VAR”
Faik Öztürk’le 27 yıldır birlikte olan Safiye Soyman, neden evlenmediklerini de anlattı. Çocuk yaşta yaşadığı evliliğin kendisinde korku bıraktığını belirten Soyman, imza atmanın ilişkilerindeki heyecanı bitireceğini düşündüğünü söyledi.
“Benim evliliğe karşı fobim var. Çocuk yaşta evlendiğim için bende bir korku var. O imza bazı şeyleri söndürecek gibi geliyor. Bizde hâlâ bir heyecan var. O Ankara’da oluyor, ben İstanbul’da oluyorum. Her an dip dibe değiliz. Belki de ilişkimizi bu kadar uzun sürdüren şey bu.”
Soyman, sahne konusunda ise kimseyi dinlemediğini belirterek, “Sahnem benim kalem. Orası benim evim. Sahneye çıktığımda başka bir dünyada oluyorum” dedi.
“OĞLUM HARUN HÂLÂ İÇİMDE YAŞIYOR”
Programın en duygusal anları ise Safiye Soyman’ın merhum oğlu Harun’dan söz ettiği bölümde yaşandı. MS hastalığıyla uzun yıllar mücadele eden oğlunu anlatırken gözleri dolan Soyman, evlat acısının tarif edilemez olduğunu söyledi.
“Harun her gün içimde. Her gün videolarına bakıyorum. O hiç ölmemiş gibi. Evin içi onun fotoğraflarıyla dolu. Telefonumda bütün videoları var. Onunla yaşıyorum. Evlat acısını Allah kimseye vermesin. Anne baba acısı yaşadım ama evlat çok başka. İnsanın içi yanıyor.”
Soyman, Harun’un 26 yıl MS hastalığıyla mücadele ettiğini belirterek, “Gece gündüz, karada, havada, denizde, karda, kışta yaşatmaya çalıştım. Hiçbir zaman ölümü aklıma getirmedim. Hep iyi olacak diye düşündüm” dedi.
“HARUN’UN KEDİSİ BENİ AĞLARKEN TESKİN EDİYOR”
Safiye Soyman, Harun’un mezarlığında karşısına çıkan kediyi de anlattı. Kedinin Harun’un hareketlerini yaptığını söyleyen Soyman, bu durumu çok özel ve anlamlı bulduğunu belirtti.
“Mezarlığa giriyorum, önümde oyunlar yapıyor. Ağaçlara çıkıyor, mezarların arasında dolaşıyor, birden önüme atlıyor. Ağladığım zaman miyavlıyor, sanki ağlama diyor. Harun’un hareketlerini yapıyor. Çok enteresan.”
“İÇERİM YANIYOR, DIŞIM HAVAİ”
İzzet Çapa’nın “Belki sen Harun’a mutlu görünmek için hep bu kadar gülümsedin” sözleri üzerine Safiye Soyman, yıllardır acısını sakladığını söyledi.
“Evdekiler hep suratıma bakıyor. İçerim yanıyor, dışım havai. Ben sevenlerimi üzmek istemiyorum. Hep güldüm, hep enerjik göründüm.”
“HADİSE’Yİ ALT KADROMA ALIRDIM”
Programda yeni nesil sanatçılar da konuşuldu. İzzet Çapa’nın “Bugün Maksim olsaydı Hadise mi Gülşen mi alt kadrona alırdın?” sorusu üzerine Safiye Soyman net yanıt verdi.
Soyman, Hadise’nin sahne enerjisini ve aurasını beğendiğini söyleyerek şunları söyledi:
“Hadise balık etli, güzel, dişi, alımlı, aurası olan bir kadın. Benim hoşuma gidiyor. Ona yakışıyor. Gülşen’in de sesi, besteleri çok güzel. İkisi de kıymetli ama birini alacak olsam Hadise’yi alırdım.”
“GAF YAPIYORUM AMA BİLEREK DEĞİL”
Safiye Soyman’ın yıllar içinde dillere dolanan gafları da programda gündeme geldi. “Her başarılı erkeğin altında bir kadın yatar”, “Aradığınız numaraya şu anda kavuşulamıyor” gibi sözleri hatırlatılan Soyman, bunları bilerek yapmadığını söyledi.
“Ağzımdan bir anda çıkıyor. Bilinçli yapmıyorum. Doğal halimle konuşuyorum. Sonradan fark ediyorum. Benim her şeyim doğal.”
Soyman, Ankara’da balık restoranı sandığı bir yere gittiklerini ancak oranın Liberal Demokrat Parti binası çıktığını da gülerek anlattı:
“Kapıda balık resmi sandığım şey meğer yunusmuş. İçeri girdik, bekçi ‘Burası balık restoranı değil, Liberal Demokrat Parti binası’ dedi.”
“İLK EŞİMDEN ŞİDDET GÖRDÜM”
Söyleşinin en çarpıcı itiraflarından biri de Safiye Soyman’ın ilk evliliğinde şiddet gördüğünü açıklaması oldu. İzzet Çapa’nın “İlk eşinden dayak yedin mi?” sorusuna Soyman açık yanıt verdi.
“Yemedim desem yalan olur. Dayak da yedim, şiddet de gördüm. Ama çocuklarımın babası olduğu için arkasından kötü konuşmak istemem. Ben asla yalan konuşmam.”
Soyman, o dönemin aile yapısında şiddetin daha normal görüldüğünü ancak bunun kabul edilemez olduğunu da sözlerine ekledi.
“BİR GÜN MİKROFON ELİNDE ÇOK ÜNLÜ OLACAKSIN DEDİLER”
Safiye Soyman, genç yaşta bir kişinin kendisine “elinde mikrofon görüyorum, çok ünlü olacaksın” dediğini de ilk kez detaylı anlattı.
“Daha yeni evliydim. 14 yaşındaydım. Bana bir oğlun, bir kızın olacak dediler. Sonra ‘Elinde mikrofon görüyorum, çok yükseklere çıkacaksın, İstanbul’a gideceksin, yazlığın kışlığın olacak’ dediler. O zaman bana hayal gibi gelmişti ama hepsi oldu.”
“MAKSİM’E ÇIKIŞIM KADİR GECESİ ETTİĞİM DUADAN SONRA OLDU”
Safiye Soyman, Maksim Gazinosu’na çıkış sürecini de anlattı. Muazzez Ersoy ve Nurdan Torun gibi isimlerin Maksim’de sahne aldığını görünce kendisinin de orada olmayı çok istediğini belirten Soyman, Kadir Gecesi ettiği duadan sonra Fahrettin Aslan’dan telefon aldığını söyledi.
“Kadir Gecesi çok dua ettim. Ertesi gün Fahrettin Aslan beni aradı. ‘Seni bayramda çıkarmak istiyorum’ dedi. İstanbul’a ayak bastığımda her yerde afişlerim vardı. O dönem beni ‘hafızın kızı’ diye tanıtıyorlardı.”
Safiye Soyman, Bülent Ersoy’un da kendisini koroda fark ettiğini, “Bunda iş var, bu sahneye çıkar” dediğini belirtti.
SEDA SAYAN’LA DOSTLUĞU: “BENİ TAKİPTEN ÇIKARINCA KAFAYI YEDİM”
Söyleşide Seda Sayan’la dostluğu da geniş yer buldu. Safiye Soyman, Seda Sayan’ın kendisini sosyal medyada takipten çıkarmasına çok üzüldüğünü anlattı.
“Beni takipten çıkardı, kafayı yedim. ‘Sen beni naşladın mı?’ dedim. Çok üzüldüm. Sonra yeniden takibe aldı. Seda’ya çok düşkünlüğüm başkadır.”
Soyman, Seda Sayan için “Sedoşum, kraliçem” ifadelerini kullandığını söyledi.
FAİK ÖZTÜRK İÇİN: “BENİM PARAMI YEMEDİ”
Faik Öztürk hakkında da samimi konuşan Safiye Soyman, onun zor günler geçirmesine rağmen kendisinden para istemediğini söyledi.
“Asla benden sigara parası bile istemedi. Çok kötü günler yaşadı ama asla benden para istemedi. Faik karakterli bir adam. Öyle olmasa zaten 27 yıl sürmezdi.”
Soyman, Faik Öztürk’ün evine ve düzenine sahip çıkan biri olduğunu da vurguladı.
HEM GÜLDÜRDÜ HEM AĞLATTI
Safiye Soyman’ın İzzet Çapa’ya verdiği röportaj, hem kahkahalarla izlenen anlara hem de derin duygusal itiraflara sahne oldu. Çocuk yaşta evlilik, evlat acısı, şiddet, sahne tutkusu ve dostluk üzerine konuşan Soyman, yıllardır ekranlarda gördüğümüz neşeli yüzünün ardındaki güçlü kadını bir kez daha ortaya koydu.
#SafiyeSoyman, #İzzetÇapa, #PaşaPaşaMuhabbetler, #Hadise, #Gülşen, #SedaSayan, #FaikÖztürk, #HarunSoyman, #Magazin, #Ünlüler, #Röportaj, #TürkSanatMüziği
