SEYHAN SOYLU SİSİ’DEN 57. ŞARKI: “VEDALARI SEVMEM”

0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Hayatta bazı ayrılıklar vardır; insanın hayatından birini çıkarır ama o kişinin bıraktığı izleri silemez. Birileri gider, birileri kalır. Kimi bavulunu toplar, kimi yıllardır kurduğu hayallerini. Kimi başka bir şehre, kimi başka bir hayata, kimi ise sessizce kendi içine doğru yol alır.

Çoğu zaman her gidişin bir vedası olduğu söylenir. Ancak bazı insanlar için gitmekle veda etmek aynı şey değildir. Çünkü bir insan uzaklaşabilir, bir kapı kapanabilir, yollar birbirinden ayrılabilir ama hatıralar aynı yerde kalmaya devam eder.

Bazen bir dost eksilir, masalar yine kurulur. Bazen yıllarca emek verilen bir iş sona erer ve hayat bütün yorgunluğuyla devam eder. Kimi aşka sırt çevirir, kimi yaşadığı şehre, kimi ise geçmişine. Fakat insanın kalbinde gerçek anlamda yer etmiş birine “elveda” demek her zaman kolay değildir.

Çünkü bazı vedalar insanın ağzından çıkacak birkaç kelimeyle tamamlanmaz.

HER GİDEN BİRAZ KALIR

“Hoşça kal” demek kolaydır belki ama bazı insanlara gerçekten veda etmek çok daha zordur.

Bir kapı kapanır, bir telefon susar, bir fotoğraf eskiyebilir. Ancak bir insanın bıraktığı koku, söylediği bir söz, birlikte yaşanan bir anı ya da yıllar önce duyulan bir kahkaha hafızada yaşamaya devam edebilir.

Takvimler değişir, yıllar geçer, insanlar farklı yerlere savrulur. Fakat kalpte iz bırakan insanlar zamanla tamamen kaybolmaz.

Belki de bu yüzden bazı insanlar vedaları sevmez.

Çünkü onların dünyasında her gidiş kesin bir son değildir.

ZAMAN HER ŞEYİ UNUTTURMUYOR

İnsanlara çoğu zaman “Zamanla geçer” denilir. Oysa zaman her şeyi unutturmak yerine bazı anıları daha sessiz bir yere taşıyabilir.

Yıllar önce çekilmiş bir fotoğrafın rengi solabilir ama o fotoğrafın hatırlattığı duygu aynı kalabilir. Bir koku, bir şarkı, bir sokak veya sıradan bir cümle, insanı yıllar öncesine götürebilir.

İnsan uzaklaşabilir.

Ama bıraktığı iz her zaman uzaklaşmaz.

Bazı insanlar hayatımızdan çıkar fakat içimizden çıkmaz. Çünkü onların bıraktığı yer, başka biriyle kolayca doldurulabilecek bir boşluk değildir.

KAPI KAPANSA DA UMUT KAPANMAZ

Giden insan olabilir, geride ise çoğu zaman bekleyen bir umut kalır.

Bu yüzden bazı insanlar kapıyı tamamen kilitlemez. Belki bir gün geri dönülür, belki yollar yeniden kesişir, belki yıllar sonra hiç beklenmedik bir anda aynı masada yeniden oturulur.

Hayatın en şaşırtıcı tarafı da budur.

Bittiğini sandığımız bazı hikâyeler yıllar sonra başka bir cümleyle yeniden başlayabilir.

Bu nedenle “elveda” demek bazıları için fazla kesin bir kelimedir.

Çünkü elveda, geri dönüş ihtimalini de beraberinde kapatır.

HER GİDİŞ BİR SON DEĞİL

İnsan bazen bir şehirden gider ama kalbi orada kalır.

Bazen bir ilişkiden çıkar ama yaşadığı duygular peşinden gelir.

Bazen bir insanı hayatından çıkarır ama onunla yaşadığı yılları yanında taşır.

Bu yüzden gidiş her zaman son anlamına gelmez.

Bazı gidişler yalnızca mesafedir.

Bazıları ise insanın kendisini yeniden bulması için çıktığı uzun bir yolculuktur.

Çünkü hayat boyunca yalnızca başkalarından ayrılmayız. Bazen eski halimizden, eski alışkanlıklarımızdan ve geçmişte bıraktığımız kendimizden de uzaklaşırız.

Ve belki de en büyük dönüş, insanın bir gün yeniden kendisine dönmesidir.

VEDALARIN EN ZORU

İnsanın en zor söylediği kelime bazen “elveda”dır.

Çünkü bazı insanlara “güle güle” demek, aslında içimizden bir parçaya da veda etmek anlamına gelir.

O yüzden bazıları sadece “hoşça kal” der.

Bir ihtimal bırakır.

Bir kapı açık tutar.

Bir gün yeniden karşılaşma umudunu saklar.

Çünkü bilir ki hayat, insanlara defalarca sürpriz yapabilir.

Bugün giden biri, yarın geri dönebilir.

Bugün kapanan bir kapı, yıllar sonra yeniden açılabilir.

Ve bazen insanın beklediği kişi değil, insanın kendisi geri gelir.

Geçmişin içinden, bütün yaşanmışlıklarını yanında taşıyarak…

Çünkü dönen sadece insanlar değildir.

Bazen insanın kendisi de kendine döner.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter