Venezuela muhalefetinin uluslararası alandaki en görünür isimlerinden biri olan María Corina Machado, geçen ay Nobel Barış Ödülü’nü kazanmasının ardından dünya gündeminde dikkat çekmeye devam ediyor. Ancak ABD’nin hafta sonu gerçekleştirdiği müdahale ve Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun ülke dışına çıkarılmasının ardından, Machado siyasi süreçte beklenen etkiyi gösteremedi.
ABD Başkanı Donald Trump’ın gözünden düşen Venezuelalı muhalif lider Machado, devletin başına geçme hedefi için çeşitli girişimlerde bulunuyor. Trump’ın Nobel ödülü nedeniyle Machado’yı desteklemediği iddiaları ise gündemi meşgul ediyor.
Geçtiğimiz günlerde Fox News kanalına konuk olan Machado, sunucu Sean Hannity’nin “Herhangi bir noktada Trump’a Nobel Barış Ödülü vermeyi teklif ettiniz mi?” sorusunu yanıtladı. Machado, ödülü Trump’a vermek istediğini açıkça belirterek, “Henüz gerçekleşmedi. Ama ona şahsen şunu söyleyebilmeyi çok isterdim: Biz, Venezuela halkı olarak, çünkü bu Venezuela halkının bir ödülü, bunu ona vermek ve onunla paylaşmak istiyoruz” dedi.
Machado sözlerini şöyle sürdürdü: “Ekim ayında bunu hak ettiğini düşünüyorsam, şimdi bir düşünün! Nobel Barış Ödülü’nü kazandığımızı öğrenir öğrenmez, ödülü Başkan Trump’a ithaf ettim!”
Washington Post’a konuşan Beyaz Saray’a yakın bir kaynak ise Trump’ın, Machado’nun ödülü kabul etmesini “nihai günah” olarak değerlendirdiğini belirtti. Kaynağa göre, “Eğer Machado ödülü reddedip ‘Bunu Donald Trump olduğu için kabul edemem’ deseydi, bugün Venezuela’nın başkanı olabilirdi” yorumunda bulundu.
Uluslararası gözlemciler, Machado’nun Trump’a yönelik bu jestinin siyasi bir manevra mı yoksa samimi bir teşekkür mü olduğu konusunda farklı görüşler bildiriyor. Ancak Machado’nın açıklamaları, hem Venezuela hem de ABD’de geniş yankı uyandırdı.
Machado’nun Trump’a ithaf ettiği Nobel Barış Ödülü, uluslararası kamuoyunda dikkat çekerken, Venezuela’daki siyasi belirsizlik ve muhalefetin geleceği de hâlâ tartışma konusu olmaya devam ediyor.
