Diyarbakır’da 8 yaşındaki Narin Güran’ın öldürülmesine ilişkin kamuoyunun yakından takip ettiği davada yeni bir gelişme yaşandı. Mahkeme, komşu Nevzat Bahtiyar hakkında verilen 17 yıl hapis cezasının gerekçeli kararını açıkladı. Kararda olayın oluş şekline, sanıklar arasındaki ilişkilere ve delillere ayrıntılı şekilde yer verildi.
Gerekçeli kararda, Narin Güran’ın amca Salim Güran, anne Yüksel Güran ve ağabey Enes Güran tarafından öldürüldüğünün değerlendirildiği ifade edildi. Mahkeme, olayın öncesinde sanıkların aynı zaman diliminde köyde bulunduklarına ve birbirleriyle temas halinde olduklarına dikkat çekti.
Kararda ayrıca, Narin’in Kur’an kursundan çıktıktan sonra her zaman kullandığı yol yerine farklı bir patika yolu tercih etmesinin olayın gelişiminde kritik bir detay olduğu belirtildi. Bu süreçte sanıkların farklı noktalarda bulunmalarının tesadüf olmadığı, olay öncesi iletişim ve hareketlerin delillerle desteklendiği vurgulandı.
Mahkeme dosyasında yer alan değerlendirmelere göre, olay saatine yakın bir zaman diliminde Salim Güran ile Nevzat Bahtiyar arasında telefon irtibatı kurulduğu, ayrıca “ortak baz kullanımı” olarak ifade edilen teknik verilerin de sanıkların birlikte hareket ettiğini desteklediği belirtildi.
Gerekçeli kararda en dikkat çeken bölümlerden biri ise Nevzat Bahtiyar’ın rolüne ilişkin tespitler oldu. Mahkeme, Bahtiyar’ın olay yerinde bulunduğunu, Narin Güran’ın cansız bedenini gördüğünü ve sonrasında cesedin taşınması ve gizlenmesi sürecine dahil olduğunu değerlendirdi.
Sanık Salim Güran’ın, olayın ardından cesedi Nevzat Bahtiyar’a “gizlenmesi veya yok edilmesi” amacıyla teslim ettiği ifade edilirken, Bahtiyar’ın da cesedi çuval içerisinde dere kenarına götürerek üzerini taşlarla kapattığı kaydedildi.
Mahkeme, Nevzat Bahtiyar’ın savunmalarını ise yeterli bulmadı ve olay yerinde bulunmadığı yönündeki beyanlarına itibar edilmediğini açıkladı. Kararda, Bahtiyar’ın suçun işlenmesine öncesinde ve sonrasında yardım ettiği, bu nedenle “nitelikli kasten öldürmeye yardım etme” suçundan sorumlu tutulduğu belirtildi.
Bu karar, Türkiye gündeminde geniş yankı uyandırırken, dava sürecinin ilerleyen aşamalarında yeni hukuki değerlendirmelerin de gündeme gelebileceği ifade ediliyor.
