featured

Emekli Mağduriyetinde Son Durak AYM: Milyonluk Tazminat Kapıda

0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Türkiye’de milyonlarca memur emeklisinin kaderini değiştirebilecek olan “seyyanen zam” davası, hukuk labirentlerinden geçerek en üst merciye ulaştı. 2023 yılındaki o meşhur 8 bin 77 liralık fark, şimdi 1,5 milyon TL’lik bir tazminat davası ve “hak ihlali” başvurusuyla devletin zirvesinde tartışılıyor.

Bir Gecede Doğan Uçurum: Çalışan ve Emekli Arasındaki Makas

2023 yılında enflasyonla mücadele kapsamında çalışan memurlara verilen 8 bin 77 TL’lik ilave ödeme, Türk sosyal güvenlik sisteminde daha önce eşine az rastlanır bir ayrışmaya neden oldu. Çalışırken alınan maaş ile emekli maaşı arasındaki bağın kopması, emekli memurları ciddi bir gelir kaybıyla karşı karşıya bıraktı. Yerel mahkemeler “yasal düzenleme böyle” diyerek başvuruları reddetse de, hukukçular bu durumun “Mülkiyet Hakkı” ihlali olduğunu savunuyor.

İstinaf Mahkemesinin “Vicdan” Şerhi

Davanın seyrini değiştiren en önemli gelişme, Ankara Bölge İdare Mahkemesi’nin ret kararı değil, o karara düşülen muhalefet şerhi oldu. Mahkeme başkanının, bu uygulamanın Anayasa’nın temel taşı olan “Hukuk Devleti” ve “Eşitlik” ilkelerini zedelediğini resmi kayda geçirmesi, AYM başvurusunun en güçlü kanıtı haline geldi.

“Aynı eğitimi almış, aynı hizmet yılına sahip iki kişiden biri çalışıyor diğeri emekli diye aradaki farkın bu kadar açılması, anayasal bir ayrımcılık suçudur.”

Talepler Devleşti: 1,5 Milyon TL ve İptal Kararı

Avukat Tacettin Çolak tarafından hazırlanan başvuru dilekçesi, sadece bir maaş düzeltmesi talebi değil, aynı zamanda bir “tazminat” muhtırası niteliğinde.

  • Maddi Kayıp: 2023’ten bu yana biriken farklar için 500 bin TL’nin üzerinde bir ödeme.

  • Manevi Yıkım: Emeklinin alım gücünün düşmesiyle yaşadığı sosyal statü kaybı için 1 milyon TL.

  • Sistemik Çözüm: AYM’nin bu kararı “pilot dava” olarak kabul edip TBMM’ye yasayı düzeltmesi için süre vermesi.

AYM Başkanı’nın “Kul Hakkı” Sınavı

Başvuruda en dikkat çeken noktalardan biri de AYM Başkanı’na yapılan doğrudan atıf oldu. Mahkemenin son dönemde vurguladığı “toplumsal adalet” ve “vicdani hukuk” söylemlerinin bu davada hayat bulup bulmayacağı merak konusu. Avukat Çolak’ın belirttiği gibi; eğer AYM “dur” demezse, Türkiye Cumhuriyeti binlerce emekli dosyasıyla Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde (AİHM) karşı karşıya kalabilir.

Bundan Sonra Ne Olacak?

Anayasa Mahkemesi öncelikle başvurunun kabul edilebilirliğini inceleyecek. Eğer yüksek mahkeme “hak ihlali” kararı verirse, bu sadece davacı Adnan Okur’u değil, Türkiye’deki yaklaşık 2 milyon memur emeklisini doğrudan etkileyecek bir emsal teşkil edecek. Gözler şimdi Ankara’daki yüksek mahkemeden çıkacak o kararda.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter