featured

Çalışanlara müjde mi? 4 gün mesai tartışması!

0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Çalışma hayatında dünya genelinde giderek yaygınlaşan “haftada 4 gün çalışma” modeli, Türkiye’de de yeniden gündemin üst sıralarına taşındı. Milyonlarca çalışan tarafından merakla takip edilen uygulama, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) iletilen taleplerle birlikte yeniden tartışılmaya başlandı.

Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) verilerine göre Türkiye, haftalık ortalama 45,7 saatlik çalışma süresiyle OECD ülkeleri arasında en uzun çalışma saatlerine sahip ülkelerden biri konumunda bulunuyor. Bu süreyle Türkiye, Kolombiya’nın ardından ikinci sırada yer alıyor. Uzun çalışma saatleri ise iş-yaşam dengesi, verimlilik ve çalışan sağlığı konularını yeniden gündeme getiriyor.

Dünya denedi, sonuçlar dikkat çekti

Son yıllarda “32 saat çalışma, 3 gün izin” modeli başta Kanada, Avustralya, Belçika, İngiltere ve Almanya olmak üzere birçok ülkede pilot uygulamalarla hayata geçirildi. 1 Temmuz itibarıyla Polonya’da da test edilmeye başlanan sistem, hem çalışanlar hem de işverenler açısından yakından izleniyor.

Natura Dergisi’nin Ağustos 2025 sayısında yayımlanan kapsamlı araştırmaya göre, haftada 4 gün çalışma modelinin uygulandığı şirketlerde çalışanların fiziksel ve ruhsal sağlıklarında belirgin iyileşmeler gözlemlendi. Araştırmada, çalışan memnuniyetinin artmasının yanı sıra üretkenlik ve şirket kârlılığında da yükseliş yaşandığına dikkat çekildi.

Bu sonuçlar, “Türkiye’de de benzer bir dönüşüm mümkün mü?” sorusunu yeniden gündeme taşıdı.

Talepler Meclis’e taşındı

TBMM Dilekçe Komisyonu’na yapılan başvurular, çalışma hayatında değişim beklentisinin ne kadar güçlü olduğunu ortaya koydu. Komisyonun 28. Dönem 3. Yasama Yılı’na ait karar cetveline göre, toplam 27 bin 530 dilekçe arasında çalışma hayatına yönelik talepler dikkat çekti.

Başvurular arasında haftada 4 gün çalışma sistemine geçilmesi, doğum sonrası annelik izninin 24 haftaya çıkarılması, ebeveynlere uzaktan çalışma hakkı tanınması ve kadın çalışanların çalışma saatlerinin kısaltılması gibi düzenlemeler öne çıktı. Ayrıca bazı dilekçelerde, 2025 yılı içinde doğum yapan annelerin de yapılacak düzenlemelerden yararlanması talep edildi.

Uzaktan ve esnek çalışma beklentisi artıyor

Dilekçelerde yer alan bir diğer önemli başlık ise esnek ve uzaktan çalışma modelleri oldu. Çocuklar 5 yaşına gelene kadar ebeveynlerden en az birinin uzaktan çalışabilmesine imkan tanınması, özellikle çalışan aileler tarafından sıkça dile getirilen talepler arasında yer aldı.

Uzmanlar, pandemi sonrası dönemde uzaktan ve hibrit çalışma modellerinin yaygınlaşmasının, bu taleplerin daha güçlü şekilde dile getirilmesine zemin hazırladığını belirtiyor.

Uzmanlar temkinli: “Uygulaması zor”

Bursa Uludağ Üniversitesi İktisat Bölümü öğretim üyesi ve ALB Yatırım Başekonomisti Doç. Dr. Filiz Eryılmaz, daha önce de gündeme gelen 4 gün çalışma modeliyle ilgili değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’de yasal çalışma süresinin 45 saat olduğunu hatırlatan Eryılmaz, kayıt dışı çalışmanın da önemli bir sorun olduğuna dikkat çekti.

Eryılmaz, “Bakanlıklar nezdinde çalışmalar yapılıyor olsa bile, bu sistemin Türkiye’de yerleşmesi oldukça zor. Yasa ile güvence altına alınsa dahi, uygulamada ciddi sıkıntılar yaşanabilir. Çoğu işverenin bu modele direnç göstereceğini düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

Gözler Meclis’te

Uzman görüşleri ve vatandaş taleplerine rağmen, haftada 4 gün çalışma sisteminin hayata geçirilebilmesi için kapsamlı bir yasal düzenleme gerekiyor. Konunun TBMM’de gündeme gelmesi, çalışma hayatında olası bir dönüşümün ilk adımı olarak değerlendiriliyor.

Öte yandan sosyal medyada da vatandaşlar, esnek çalışma modelleri ve iş-yaşam dengesine yönelik beklentilerini sık sık dile getiriyor. Çalışma hayatında köklü bir değişimin kapıda olup olmadığı ise Meclis’te atılacak adımlarla netlik kazanacak.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter