ABD Başkanı Donald Trump, İran’daki savaşın büyük ölçüde sona erdiğini belirterek, ABD ve İsrail’in yürüttüğü operasyonların planlanandan çok daha hızlı ilerlediğini açıkladı. Trump, CBS News kanalına verdiği röportajda, “Bence savaş neredeyse tamamlandı. Donanmaları yok, iletişimleri yok, hava kuvvetleri yok. Füzeleri dağılmış durumda. İnsansız hava araçları ve üretim tesisleri de dahil olmak üzere birçok hedef havaya uçuruluyor” ifadelerini kullandı. Bu açıklama, İran’ın askeri kapasitesinin ciddi şekilde zayıflatıldığı algısını güçlendirdi. Trump, İran’ın artık neredeyse hiçbir askeri gücü kalmadığını iddia ederek, “Askeri anlamda neredeyse hiçbir şeyleri yok” dedi.
Trump, savaşın başlamasından kısa bir süre önce İngiliz Daily Mail gazetesine yaptığı açıklamada, operasyonların dört haftaya kadar sürebileceğini, ancak ABD ve İsrail’in güçlü ve hızlı ilerlemesiyle bu sürenin daha kısa olacağını ifade etmişti. Yani Trump, savaşın planlanandan çok daha hızlı ilerlediğini ve hedeflere erken ulaşıldığını vurguladı.
Öte yandan, Fox News sunucusu ve eski savaş muhabiri Pete Hegseth, CBS televizyonunda yayımlanan “60 Minutes” programında yaptığı açıklamada, ABD ve İsrail’in saldırılarına rağmen savaşın henüz başladığını ve İran’ın hala direniş gösterdiğini belirtti. Hegseth, İran’ın teslim olmak yerine ABD ve İsrail’in kararlılığını anlamaya başladığını ve savaşın ilerleyen aşamalarında sonuçları göreceklerini ifade etti.
Ancak Washington Post’un analizi ve Avrupalı ile Arap yetkililerin değerlendirmeleri, Trump’ın açıklamalarının aksine daha temkinli bir tablo çiziyor. İran’da rejimin kontrolünü hâlen elinde tuttuğu ve ABD-İsrail saldırılarına rağmen yönetim yapısında ciddi bir kopuş yaşanmadığı bildiriliyor. İsmi açıklanmayan üst düzey bir Avrupalı yetkili, “Sistemde en ufak bir çatlak ya da kopuş belirtisi dahi yok. Hiçbir şey. Sıfır. Kontrol tam anlamıyla sürdürülüyor” açıklamasında bulundu. Aynı yetkili, İran’ın öldürülen üst düzey komutanların yerine yeni isimleri günler içinde göreve atayarak liderlik yapısını koruduğunu belirtti.
Avrupalı yetkililer ayrıca, İran’ın ABD ve İsrail’e karşı asimetrik savaş stratejisi geliştirdiğine dikkat çekiyor. Tahran yönetiminin, dünyanın en güçlü ordusuna karşı doğrudan galip gelemeyeceğini bilmesine rağmen, asimetrik saldırılarla mümkün olduğunca zarar vermeyi ve ABD’yi gerilimi azaltmaya zorlamayı hedeflediği ifade ediliyor. Bu strateji, İran’ın hem askeri hem diplomatik olarak avantaj sağlamayı amaçladığını gösteriyor.
Sonuç olarak, Trump savaşın büyük ölçüde sona erdiğini iddia etse de uluslararası gözlemciler ve analistler, İran’ın hâlen direniş kapasitesine sahip olduğunu, saldırılara hızlı yanıt verdiğini ve rejimin kontrolünü sürdürdüğünü belirtiyor. Enerji piyasaları ve küresel güvenlik uzmanları, bu durumun petrol fiyatları ve Orta Doğu’daki jeopolitik riskler üzerinde önümüzdeki dönemde etkili olacağını vurguluyor.
