Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) yerleştirme sonuçlarının açıklanmasının ardından üniversitelerdeki doluluk oranlarına ilişkin dikkat çeken veriler ortaya çıktı. Devlet üniversitelerinde genel doluluk oranı yüzde 99,5 seviyesine ulaşırken, bazı bölümlerde öğrencilerin ilgisinin oldukça düşük kalması dikkat çekti.
Özellikle öğretmenlik programlarının bazı branşlarında ve çeşitli mühendislik bölümlerinde kontenjanların önemli bir bölümünün boş kaldığı görüldü. Bazı programlara ise yalnızca birkaç öğrenci yerleşti.
102 bölüme yalnızca 7 öğrenci yerleşti
YKS yerleştirme sonuçlarında en dikkat çekici ayrıntılardan biri, 102 bölüme sadece 7 öğrencinin yerleşmesi oldu.
Bazı üniversitelerde belirlenen kontenjanların yarısından fazlası boş kalırken, bazı programlarda ise neredeyse hiç öğrenci bulunmadı.
Özellikle öğretmenlik alanlarında ortaya çıkan tablo, öğrencilerin bölüm tercihlerindeki değişimi de gözler önüne serdi.
Bazı öğretmenlik bölümleri tamamen boş kaldı
Fen bilgisi öğretmenliği başta olmak üzere bazı öğretmenlik programları öğrenciler tarafından yeterince tercih edilmedi.
Atatürk Üniversitesi’nde 20’şer kişilik kontenjan ayrılan Biyoloji Öğretmenliği, Felsefe Grubu Öğretmenliği ve Kimya Öğretmenliği programlarına hiç öğrenci yerleşmedi.
Atatürk Üniversitesi Biyoloji Öğretmenliği programında ise 20 kişilik kontenjana yalnızca 4 öğrencinin yerleştiği görüldü.
Erciyes Üniversitesi Fen Bilgisi Öğretmenliği programında da 21 kişilik kontenjana karşılık 9 öğrenci yerleşti.
Bu sonuçlar, bazı öğretmenlik branşlarında üniversitelerin belirlediği kontenjanlarla öğrencilerin tercih eğilimleri arasında ciddi fark oluştuğunu gösterdi.
204 bölüm tamamen boş kaldı
Yerleştirme sonuçlarında daha çarpıcı bir başka veri ise 204 bölümün hiç öğrenci tarafından tercih edilmemesi oldu.
Devlet üniversitelerinin genel doluluk oranı yüzde 99,5’e ulaşmasına rağmen bazı programların tamamen boş kalması, yükseköğretimde bölümlere yönelik ilginin eşit dağılmadığını ortaya koydu.
Öğrencilerin özellikle iş imkanları, mezuniyet sonrası kariyer seçenekleri ve gelecekteki gelir beklentilerini dikkate alarak tercih yapması, bazı bölümlerde kontenjanların boş kalmasının nedenleri arasında gösteriliyor.
Bilgisayar mühendisliğinde de şaşırtan sonuç
Öğrencilerin uzun yıllardır yoğun ilgi gösterdiği bölümler arasında yer alan bilgisayar mühendisliğinde de bazı üniversitelerde beklenmedik sonuçlar ortaya çıktı.
Iğdır Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği bölümünde 55 kişilik kontenjan bulunmasına rağmen yalnızca 6 öğrenci yerleşti.
Bu bölümün doluluk oranı yaklaşık yüzde 11’de kaldı.
Siirt Üniversitesi’nde ise bilgisayar mühendisliği için ayrılan 55 kişilik kontenjana 11 öğrenci yerleşti. Böylece bölümde 44 kontenjan boş kaldı.
Ardahan Üniversitesi’nde 55 kişilik bilgisayar mühendisliği kontenjanına 17 öğrenci yerleşirken, Munzur Üniversitesi’nde 55 kişilik kontenjanın yalnızca 19’u doldu.
Hakkari’de 20 kişilik kontenjana sadece 2 öğrenci
Bilgisayar mühendisliğinde en dikkat çekici sonuçlardan biri Hakkari Üniversitesi’nde yaşandı.
Üniversitenin bilgisayar mühendisliği bölümünde 20 kişilik kontenjan ayrılırken yalnızca 2 öğrenci yerleşti.
Bu sonuç, bölümdeki kontenjanların yüzde 90’ının boş kalması anlamına geliyor.
Bilgisayar mühendisliği gibi teknoloji sektörünün en bilinen bölümlerinden birinde dahi bazı üniversitelerde kontenjanların büyük bölümünün dolmaması, öğrencilerin üniversite ve şehir tercihinin bölüm tercihleri kadar belirleyici hale geldiğini gösterdi.
Çevre mühendisliğinde de kontenjanların çoğu boş
Benzer bir tablo mühendislik alanındaki diğer bölümlerde de görüldü.
Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Çevre Mühendisliği bölümünde 30 kişilik kontenjana yalnızca 3 öğrenci yerleşti.
Böylece bölümde bulunan kontenjanların yüzde 90’ı boş kaldı.
Sonuçlar, öğrencilerin mühendislik alanında da her bölüme aynı ilgiyi göstermediğini ortaya koydu.
Jeofizik ve jeoloji mühendisliği de tercih edilmedi
Karadeniz Teknik Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği bölümünde 30 kişilik kontenjana yalnızca 5 öğrenci yerleşti.
Afyon Kocatepe Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği bölümünde ise 20 kişilik kontenjanın yalnızca 1’i doldu.
Bu sonuçla birlikte bölümde 19 kişilik kontenjan boş kalmış oldu.
Mühendislik alanında bazı bölümlerin geçmiş yıllara kıyasla daha az tercih edilmesi, üniversitelerin gelecekte kontenjan planlamalarını yeniden değerlendirmesine neden olabilecek bir tablo oluşturdu.
Genel doluluk yüksek ama bölümler arasındaki fark dikkat çekiyor
YKS yerleştirme sonuçlarının genel tablosuna bakıldığında devlet üniversitelerindeki doluluk oranının yüzde 99,5’e ulaşması dikkat çekiyor.
Ancak toplam doluluk oranının yüksek olması, tüm bölümlerin aynı oranda ilgi gördüğü anlamına gelmiyor.
Bir tarafta kontenjanları tamamen dolan ve hatta yoğun talep gören programlar bulunurken, diğer tarafta tek bir öğrencinin dahi yerleşmediği bölümler bulunuyor.
Bu durum, öğrencilerin tercihlerini belirli bölümlerde yoğunlaştırdığını gösteriyor.
Öğrencilerin tercihleri değişiyor
YKS sonuçlarıyla birlikte üniversite adaylarının bölüm tercihlerinde hangi kriterleri öne çıkardığı da yeniden gündeme geldi.
İş bulma imkanları, mezuniyet sonrası kariyer fırsatları, özel sektördeki talep, bölümün bulunduğu şehir ve üniversitenin akademik imkanları öğrencilerin kararlarında etkili olabiliyor.
Bu nedenle bazı bölümlerde kontenjanların tamamen boş kalması, yalnızca o bölümlere yönelik ilginin azalmasıyla değil, öğrencilerin alternatif alanlara yönelmesiyle de bağlantılı değerlendirilebilir.
Yeni dönemde kontenjanlar yeniden tartışılabilir
YKS yerleştirme sonuçlarında ortaya çıkan tablo, üniversitelerdeki kontenjan planlamasını da yeniden gündeme taşıdı.
Genel doluluk oranı oldukça yüksek olmasına rağmen bazı bölümlerin yıllardır yeterli öğrenci çekememesi, kontenjanların bölümlerin tercih edilme oranlarına göre yeniden değerlendirilmesi tartışmasını beraberinde getirebilir.
Özellikle bazı öğretmenlik programları ile belirli mühendislik dallarında görülen düşük doluluk oranlarının önümüzdeki dönemlerde nasıl bir değişime yol açacağı merak konusu oldu.
YKS sonuçları, öğrencilerin artık yalnızca “hangi bölümü okuyabilirim?” sorusuna değil, aynı zamanda “mezun olduğumda hangi alanda iş bulabilirim?” sorusuna da daha fazla önem verdiğini ortaya koyan dikkat çekici bir tablo oluşturdu.
