Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Gazze Şeridi’nde güvenliğin sağlanması amacıyla oluşturulması planlanan uluslararası istikrar gücüne ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Japon haber kuruluşlarından Kyodo News’in sorularını yanıtlayan Bakan Güler, Türkiye’nin bu sürece yönelik hazırlıklarını büyük ölçüde tamamladığını belirterek, görev alacak kuvvetlerin eğitime başladığını açıkladı.
Gazze’de yaşanan insani krizin sona erdirilmesi ve bölgede kalıcı istikrarın sağlanmasına yönelik uluslararası çabaların önemine dikkat çeken Güler, Türkiye’nin bu kapsamda sorumluluk üstlenmeye hazır olduğunu vurguladı.
“Kendi Kendine Yeterli Kuvvet Hazırlandı”
Gazze Şeridi’nde güvenliği sağlayacak uluslararası istikrar gücüne ilişkin yöneltilen soruya yanıt veren Bakan Güler, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin bu görev için kapsamlı bir hazırlık süreci yürüttüğünü ifade etti.
“Kendi kendine yeterli olacak şekilde kuvvet hazırlanmış, eğitim faaliyetlerine başlanmıştır” diyen Güler, bu gücün ihtiyaç duyduğu tüm lojistik, operasyonel ve güvenlik unsurlarının planlandığını belirtti. Türkiye’nin, sahadaki koşullara uyum sağlayabilecek nitelikte ve disiplinli bir kuvvetle katkı sunmayı hedeflediğini söyledi.
Türkiye Barış Gücüne Asker Göndermeye Hazır
Bakan Güler, Türkiye’nin oluşturulacak uluslararası barış gücüne asker göndermeye istekli olduğunu açıkça dile getirdi. Bu adımın temel amacının, bölgede sivillerin korunmasına katkı sağlamak, insani yardımların güvenli şekilde ulaştırılmasına destek olmak ve çatışmaların sona erdirilmesine yardımcı olmak olduğunu vurguladı.
Türkiye’nin bu süreçteki rolünün tamamen barışçıl ve insani çerçevede şekillendiğini ifade eden Güler, uluslararası toplumun ortak sorumlulukla hareket etmesi gerektiğine dikkat çekti.
“İsrail İçin Bir Tehdit Değil”
Bakan Güler, Türkiye’nin Gazze’de görev alacak bir barış gücüne katılmasının bazı çevrelerde yanlış yorumlanmaması gerektiğini belirtti. Türkiye’nin asker göndermesinin İsrail için herhangi bir tehdit oluşturmadığını özellikle vurgulayan Güler, bu konuda anlayış beklediklerini ifade etti.
Türkiye’nin hedefinin yeni bir gerilim alanı oluşturmak değil, tam aksine bölgede güvenliği ve istikrarı desteklemek olduğunu söyleyen Güler, barış gücünün tüm taraflar açısından güven artırıcı bir rol üstlenebileceğini dile getirdi.
PKK Vurgusu: “Tüm Silahlar Teslim Edilene Kadar Tehdit Sürecek”
Bakan Güler, röportaj kapsamında terörle mücadeleye ilişkin değerlendirmelerde de bulundu. Terör örgütü PKK’nın hâlen Suriye, Irak ve İran’da faaliyetlerini sürdürdüğünü hatırlatan Güler, bu durumun Türkiye için ciddi bir güvenlik tehdidi oluşturmaya devam ettiğini söyledi.
“Tüm silahlar teslim edilene kadar tehdit devam edecek” ifadesini kullanan Güler, Türkiye’nin terörle mücadelede kararlılığının süreceğini ve bu konuda taviz verilmeyeceğini vurguladı.
SDG’nin Entegrasyon Süreci
Bakan Güler, terör örgütü SDG’nin 10 Mart 2025 tarihinde birliklerin ve unsurların Suriye yönetimiyle entegrasyonu konusunda varılan anlaşmaya da değindi. Bu sürecin gecikmeden tamamlanması gerektiğini belirten Güler, entegrasyonun bölgesel istikrar açısından kritik öneme sahip olduğunu ifade etti.
Suriye’deki güvenlik mimarisinin netleşmesinin hem bölge ülkeleri hem de uluslararası toplum için önemli olduğuna dikkat çeken Güler, sahadaki belirsizliklerin sona erdirilmesi gerektiğini söyledi.
Türkiye’nin Bölgesel Rolü Öne Çıkıyor
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’in açıklamaları, Türkiye’nin hem Gazze’deki insani krize çözüm arayışlarında hem de bölgesel güvenlik konularında aktif ve belirleyici bir rol üstlenmeye hazır olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Gazze’de barış gücü için yapılan hazırlıklar, Ankara’nın uluslararası sorumluluk üstlenme iradesinin somut bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
