İran’da 28 Aralık 2025’te başlayan ekonomik kaynaklı protestolar, kısa sürede hükümet karşıtı geniş çaplı gösterilere dönüştü. Yerel para biriminin döviz karşısında hızlı değer kaybetmesi, temel yaşam maliyetlerinin artması ve ekonomik sıkıntıların derinleşmesi, özellikle Tahran Büyük Çarşı’daki esnafın öncülüğünde halkı sokağa döktü. Protestolar kısa sürede ülke geneline yayıldı ve 8 Ocak 2026’da başkentte büyük çaplı çatışmalar yaşandı.
Sürgündeki Rıza Pehlevi’den Açıklamalar
Devrik İran Şahı Muhammed Rıza Pehlevi’nin en büyük oğlu Rıza Pehlevi, İsrail’in Jerusalem Post gazetesine verdiği röportajda protestoların önceki dönemlerden daha cesur ve kapsamlı olduğunu belirtti. Pehlevi, İran halkının sadece ekonomik sorunlara değil, hükümetin tüm sistemine karşı çıktığını ve bu nedenle Tahran yönetiminin daha zayıf bir konumda olduğunu ileri sürdü.
Pehlevi, gösteriler sırasında yaşanan şiddeti hatırlatarak uluslararası toplumdan İran halkına destek verilmesini talep etti. Ona göre protestocular, yalnızca kendi ülkesini değil, tüm dünya için rejimin baskısından kurtulmaya çalışıyor. Ayrıca, İran halkının bu süreçte insani ve stratejik yardıma ihtiyacı olduğunu vurguladı; ancak “stratejik ihtiyaçların” detaylarını açıklamadı.
Gösteriler ve Kaynaklar
Gösteriler sırasında hem güvenlik güçleri hem de siviller arasında ciddi kayıplar yaşandı. Resmi veriler, 3 bin 117 kişinin yaşamını yitirdiğini belirtirken, bağımsız insan hakları örgütleri ölü sayısını 6 bin 126 olarak duyurdu ve 41 bin 880 kişinin gözaltına alındığını raporladı. Bu rakamlar, Pehlevi’nin yaptığı kıyaslamada “7 Ekim ve 11 Eylül’ün çok üzerinde” kayıplara işaret ediyor.
Uluslararası Faktörler
Rıza Pehlevi, uluslararası ortamın geçmiş protestolara göre farklı olduğunu belirtti. Ona göre önceki ABD başkanları Barack Obama ve Joe Biden protestocuları yalnız bırakmıştı; ancak dönemin ABD Başkanı Donald Trump’ın sözleri, protestoculara cesaret vermiş durumda. Pehlevi, bu durumu, İran rejiminin uluslararası baskı ve desteğe daha açık bir konumda olduğunun işareti olarak nitelendirdi.
