featured

ÖLEN, ÖLDÜĞÜYLE Mİ KALIYOR?

0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

## LAÇİN’İN KEMANI SUSTU, SÜRÜCÜ TAHLİYE EDİLDİ

Henüz 18 yaşındaydı… Önünde uzun bir hayat, büyük hayaller ve notalarla kurduğu bambaşka bir dünya vardı. Ödüllü keman sanatçısı Laçin Akyol’un yaşamı, yolun karşısına geçmeye çalıştığı sırada bir otomobilin çarpmasıyla yarım kaldı. Şimdi geride, hiç dinmeyen bir anne-baba acısı ve vicdanları yaralayan bir tahliye kararı bulunuyor.

Mersin’de 25 Ocak 2025 tarihinde meydana gelen kazada, ayağı kırık olduğu için koltuk değnekleriyle yürüyen Laçin Akyol’a otomobil çarptı. Günlerce yoğun bakımda yaşam mücadelesi veren genç sanatçının 6 Şubat akşamı beyin ölümü gerçekleşti. Bilirkişi raporunda Laçin’in kusursuz, sürücünün ise asli ve tam kusurlu olduğu belirtildi. ([DHA | Demirören Haber Ajansı][1])

Laçin’in ailesi, yaşadıkları tarifsiz acıya rağmen kızlarının organlarını bağışlayarak başka insanlara hayat verdi. Laçin’in karaciğeri ve böbrekleri, organ bekleyen hastalara umut oldu. Bir anne ve baba, kendi dünyaları yıkılmışken başka ailelerin dünyası yıkılmasın diye son derece anlamlı bir karar aldı. ([T24][2])

Ancak yargı sürecinin sonunda ortaya çıkan tablo, acılı ailenin yarasını yeniden kanattı. Sürücüye verilen 5 yıl 6 ay 20 günlük hapis cezası Yargıtay tarafından onandı. Sürücü belgesinin iki yıl süreyle geri alınmasına karar verildi. Buna karşın sanık, cezaevinde geçirdiği süre dikkate alınarak denetimli serbestlik kapsamında tahliye edildi. ([DHA | Demirören Haber Ajansı][1])

## BİR BABA BU KARARI NASIL KABULLENSİN?

Laçin’in babası Mahmut Akyol için artık hiçbir mahkeme kararı kızını geri getirmeyecek. Bir baba, evladının kemanını bir daha duyamayacak; mezuniyetini, başarılarını ve kuracağı geleceği göremeyecek. Kızının odasında kalan eşyalar, yarım kalan notalar ve birlikte çekilmiş fotoğraflar, her gün aynı acıyı yeniden hatırlatacak.

Sürücü ise verilen ceza kesinleşmesine rağmen özgürlüğüne kavuştu.

İşte acılı bir babanın gözünden adalet mekanizmasına bakıldığında en ağır soru burada başlıyor:

**Bir insanın hayatını kaybetmesine neden olan kişi yeniden evine dönerken, kızını toprağa veren baba hangi eve, hangi hayata ve hangi teselliye dönecek?**

Mahmut Akyol ve eşi, kızlarının adını yaşatmak için vakıf kurmaya hazırlanırken, açık kusurlu trafik kazalarında uygulanan cezaların yeniden değerlendirilmesi için de mücadele ediyor. Aile, trafik kurallarını açık biçimde ihlal ederek bir insanın ölümüne neden olan eylemlerin sıradan bir “kaza” olarak görülmemesi gerektiğini savunuyor. ([DHA | Demirören Haber Ajansı][3])

## CEZA ONANDI AMA VİCDANLAR RAHATLAMADI

Hukuk, dosyaları maddelerle, sürelerle ve infaz hesaplarıyla değerlendiriyor. Ancak bir anne ile babanın yaşadığı acının hesabı hiçbir kanun maddesine sığmıyor.

Laçin artık yok.

Onun kemanı sustu.

Hayalleri yarım kaldı.

Ailesinin hayatı, bir otomobilin çarpmasıyla ikiye bölündü.

Sürücünün tahliye edilmesi ise kamuoyunun vicdanında “Ölen, öldüğüyle mi kalıyor?” sorusunu bir kez daha gündeme getirdi. Çünkü verilen her tahliye kararı yalnızca bir ceza dosyasını kapatmıyor; geride kalan ailenin adalete duyduğu güveni de derinden etkiliyor.

Laçin’in ailesi ömür boyu sürecek bir cezaya mahkûm edildi: Evlat acısına…

Peki bir genç kızın yaşamını elinden alan kusurun karşılığı gerçekten bu kadar mı olmalı?

Bu sorunun cevabını yalnızca mahkemeler değil, toplumun vicdanı da vermek zorunda.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter