featured

Nevzat Tarhan: Dijital linç, yapıcı eleştiriden farklıdır

0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Sosyal medyanın günlük hayatın vazgeçilmez bir parçası hâline gelmesiyle birlikte, linç kültürü de hızla yaygınlaştı ve daha sert bir hâl aldı. Psikiyatrist Nevzat Tarhan, dijital linç ile eleştiriyi birbirinden kesin bir çizgiyle ayırarak, “Eleştiri düzeltmeyi hedefler, linç ise yok etmeyi amaçlar” dedi.

Dijital Linç ve Psikolojik Temelleri

Prof. Dr. Tarhan, dijital linçlerin birey ve toplum üzerinde yıkıcı etkiler yarattığını vurguladı. Linç davranışının temelinde hem psikolojik hem de sosyal etkenlerin bulunduğunu belirten Tarhan, bu sürecin bireyde kısa süreli bir psikolojik haz yarattığını söyledi. Linçe katılan kişi, çoğu zaman kendisini ahlaki olarak üstün hisseder ve bu duygu, dopamin ve oksitosin salgılanmasıyla pekişir. Tarhan, bunu “karanlık tutkal” olarak tanımlıyor.

Linç sürecinde birey, karşı tarafın haklı olup olmadığını değerlendirme yetisini kaybeder. Özellikle grup hâlinde yapılan linçlerde, birey kalabalığın parçası olarak daha güçlü hisseder ve haz duygusu artar. Tarhan, linç davranışının genellikle özgüveni düşük, duygusal boşluk yaşayan kişilerde görüldüğünü, güçlü egoya sahip bireylerin ise linç çağrılarına hemen kapılmadığını belirtiyor.

Sürü Psikolojisi ve Organize Troller

Linç davranışında “bando etkisi” olarak adlandırılan sürü psikolojisinin de büyük rol oynadığını ifade eden Tarhan, bazı organize trollerin bu psikolojiyi bilinçli olarak kullandığını söylüyor. Sosyal medya ortamında ortaya çıkan bu toplu linçler, hedef alınan kişilerin yalnızca psikolojik sağlığını değil, toplumsal vicdanı da aşındırıyor.

Linçe maruz kalan kişilerde travma sonrası stres bozukluğu ve uzun süreli depresyon sık görülüyor. Bazı vakalarda süreç, intihara kadar ilerleyebiliyor. Bu nedenle mağdurların doğru iletişim stratejileri geliştirmesi ve gerekirse profesyonel destek alması gerekiyor.

Dijital Mayın Tarlasında Güvenlik ve Hukuki Koruma

Tarhan, dijital dünyayı bir “mayın tarlası”na benzetiyor ve bu alanda ilerlemek isteyenlerin mutlaka önlem alması gerektiğini söylüyor. Dijitalleşmeye karşı çıkmak yerine onu yönetmenin önemine dikkat çeken Tarhan, şöyle diyor:

“Bir sel geldiğinde sele karşı durmazsınız; bir kütüğe tutunur, hedefinize ona göre ilerlersiniz. Dijital dünyaya da aynı bilinçle yaklaşmak gerekir.”

Çocuklar ve gençlerin korunması için hukuki düzenlemelerin zorunlu hâle geldiğini vurgulayan Tarhan, sosyal medya ve yapay zekâ algoritmalarının şeffaflaştırılmasının linç kültürüyle mücadelede kritik öneme sahip olduğunu belirtiyor. Ayrıca dijital dünyada bırakılan izlerin kalıcı olduğunu hatırlatan Tarhan, geçmişte yapılan paylaşımların yıllar sonra bile kişilerin karşısına çıkabildiğini ifade ediyor.

Dijitalleşme Tehdit Değil, Doğru Yönetilirse Fırsattır

Tarhan, dijitalleşmenin bilinçli yönetildiğinde bir tehdit değil, bir fırsat olduğunu vurguluyor. Bu sürecin sağlıklı bir zemine oturabilmesi için bilinçli bireyler, güçlü hukuki düzenlemeler ve eğitimli kullanıcıların önemine dikkat çekiyor.

Sonuç olarak Prof. Dr. Nevzat Tarhan’a göre, dijital linç eleştiriyle karıştırılmamalı; eleştiri yapıcı ve düzeltici olurken, linç yok edici ve yıkıcıdır. Sosyal medyada bireylerin sorumlu davranması, bilinçli paylaşım yapması ve hukuki haklarını bilmesi, bu tehlikeli kültürün önüne geçmenin en önemli yolları arasında yer alıyor.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter