Türkiye’de uzun süredir zaman zaman gündeme gelen bölgesel asgari ücret uygulaması yeniden tartışılmaya başlandı. İşveren kesiminin destek verdiği, sendikaların ise çeşitli gerekçelerle karşı çıktığı model, farklı şehirlerde çalışanların aynı işi yapmasına rağmen farklı ücret alıp almayacağı sorusunu gündeme getirdi.
Bölgesel asgari ücret önerisi, özellikle yüksek maliyetli şehirler ile yaşam giderlerinin daha düşük olduğu bölgeler arasındaki ekonomik farklılıklar üzerinden tartışılıyor. Ancak uzmanlar, böyle bir sistemin yalnızca ücretleri değil, sosyal güvenlikten iç göçe kadar birçok alanı etkileyebileceği uyarısında bulunuyor.
İşveren destekliyor, sendikalar karşı çıkıyor
Bölgesel ücret sistemiyle ilgili tartışmaların temelinde, Türkiye’nin farklı bölgelerinde değişen yaşam maliyetleri bulunuyor.
İşveren temsilcileri, özellikle büyükşehirlerdeki yüksek maliyetler nedeniyle farklı ücret modellerinin değerlendirilmesi gerektiğini savunuyor. Buna karşılık işçi sendikaları ise bölgesel asgari ücret uygulamasının çalışanlar arasında eşitsizlik yaratabileceğini ve kötüye kullanılabileceğini belirtiyor.
Sendikalar, aynı ülkede çalışanlar arasında bölgeye göre farklı asgari ücret belirlenmesinin anayasal eşitlik ilkesi açısından sorun oluşturabileceğini ifade ediyor.
Türkiye’de daha önce uygulanmıştı
Bölgesel ve sektörel ücret uygulamaları Türkiye için tamamen yeni bir konu değil. Geçmiş yıllarda bazı dönemlerde İstanbul gibi büyükşehirlerle diğer iller arasında farklı ücret uygulamaları yapılmıştı.
Ancak zaman içerisinde bu sistemin eşitlik tartışmalarına yol açması nedeniyle uygulamadan vazgeçilerek ülke genelinde tek tip asgari ücret sistemine geçilmişti.
Uzmanlardan kritik uyarılar
Uzmanlara göre bölgesel asgari ücret uygulamasının hayata geçirilmesi durumunda birçok farklı sonuç ortaya çıkabilir.
Öne çıkan risklerden biri, düşük ücret uygulanan bölgelerde çalışanların sosyal güvenlik primlerinin azalması. Bu durumun uzun vadede SGK gelirlerini etkileyebileceği ve emekli aylıkları üzerinde baskı oluşturabileceği belirtiliyor.
Büyükşehirlere göç artabilir
Bir diğer tartışma konusu ise iç göç. Uzmanlar, yüksek ücret verilen bölgelere yönelimin artabileceğini, bunun da büyükşehirlerde nüfus yoğunluğu ve yaşam maliyetleri üzerinde yeni sorunlara yol açabileceğini ifade ediyor.
Düşük ücretli bölgelerde ise nitelikli çalışan bulmanın zorlaşabileceği ve bölgesel gelişmişlik farklarının daha da belirginleşebileceği belirtiliyor.
Uygulaması kolay olmayabilir
Bölgesel asgari ücret sisteminin uygulanabilmesi için kira, ulaşım, gıda fiyatları, bölgesel gelir düzeyi ve yaşam maliyetleri gibi birçok kriterin hesaplanması gerekiyor.
Uzmanlar, Türkiye gibi ekonomik farklılıkların yüksek olduğu bir ülkede bu kriterlerin adil ve doğru şekilde belirlenmesinin oldukça zor olabileceğine dikkat çekiyor.
Gözler yeni düzenleme tartışmalarında
Bölgesel asgari ücret konusu, önümüzdeki dönemde ekonomi gündeminin önemli başlıklarından biri olmaya devam edecek gibi görünüyor.
Uygulamanın hayata geçirilip geçirilmeyeceği henüz netlik kazanmazken, olası bir değişikliğin milyonlarca çalışanı ve sosyal güvenlik sistemini doğrudan etkileyebileceği ifade ediliyor.
