Alarko Holding Yönetim Kurulu Üyesi ve Alvimedica Yönetim Kurulu Başkanı Leyla Alaton, şirketler grubunda üst düzey yönetici olarak görev yapan bazı isimler hakkında “sistemli bir şekilde zarara uğratıldıkları” iddiasıyla şikâyette bulundu. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek şirketlerin içini boşalttıkları öne sürüldü.
Operasyonel Süreç ve “Güven Suistimali” İddiası
İddianamede, olayın 2015 yılında Alvimedica bünyesinde üst düzey yönetici olarak görev yapan ve hakkında kırmızı bülten kararı bulunan Ahmet Özcan üzerinden başladığı ifade ediliyor. Özcan’ın, şirket hesaplarını banka hacizlerinden koruma bahanesiyle Leyla Alaton’u ikna ettiği, Alaton’un ifadesine göre Özcan’ın, DNA Turizm adlı kendi paravan firması üzerinden Alvimedica’nın kârını aktararak zararı asıl üretim firması Tıbbi AŞ üzerinde bıraktığı öne sürüldü.
20 Milyon Dolarlık Siber Saldırı ve Şantaj İddiaları
Soruşturma dosyasında dikkat çeken bir diğer detay ise dijital veri karartma operasyonu oldu. Leyla Alaton’un oğlu Efe Eros Güneyli’nin yönetime dahil olmasıyla başlayan denetim sürecinde, şirketin tüm dijital verilerinin siber saldırı yoluyla silindiği belirtildi. Alaton, saldırının Özcan tarafından organize edildiğini ve tespit edilebilen zararın 20 milyon dolar civarında olduğunu vurguladı.
Bunun yanında, sanığın yurt dışındaki iştiraklerin iadesi karşılığında 10-12 milyon dolar tutarında bir ödeme talep ederek şantaj yaptığı iddiaları da dosyada yer aldı.
MASAK Raporu: 1,3 Milyar TL Şüpheli Para Trafiği
Soruşturma kapsamında hazırlanan MASAK (Mali Suçları Araştırma Kurulu) raporu, mali usulsüzlüklerin boyutlarını ortaya koydu. Raporda, Ahmet Özcan’ın hesaplarına 2020-2024 yılları arasında toplam 1 milyar 350 milyon TL giriş yapıldığı belirlendi. İlgili şirketlerden yapılan çıkışlar ile girişler arasındaki büyük fark, “hayatın olağan akışına aykırı” olarak değerlendirildi ve “malvarlığı değerlerini aklama” emaresi olarak kayda geçti.
Sanıkların Savunması ve Yargı Süreci
Baş şüpheli Ahmet Özcan, suçlamaları reddederek söz konusu tutarları “emeğinin karşılığı” olarak talep ettiğini öne sürdü. Diğer 5 çalışanın ise aynı gün işten ayrıldığı ve yüksek tutarlı arabuluculuk sözleşmeleriyle şirketten para tahsil ettikleri, savcılık tarafından suç ortaklığının bir parçası olarak iddianameye eklendi.
İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye başlanan davada sanıklar hakkında, “güveni kötüye kullanmak” ve “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklamak” suçlarından 3 yıl 6 aydan 9 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor.
