Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, son günlerde dünya gündeminde yer alan hantavirüs vakalarına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Özellikle bir gemide ortaya çıkan ve bazı ölümlere yol açtığı iddia edilen vakaların ardından kamuoyunda oluşan endişeye yanıt veren Memişoğlu, Türkiye açısından şu an için bir salgın riski bulunmadığını vurguladı.
TVNET canlı yayınında konuşan Bakan Memişoğlu, hantavirüs ile ilgili bilimsel dünyadan gelen verilerin dikkatle takip edildiğini belirterek, mevcut durumda alarm gerektiren bir tablo olmadığını ifade etti. Memişoğlu, “Toplumumuz müsterih olsun, şu anda böyle bir salgın riski yok. Bilimsel dünyanın bize ilettiği risk artışı yönünde bir bildirim bulunmuyor” dedi.
Son günlerde gündeme gelen olayda, “MV Hondius” isimli gemide Arjantin’den Atlantik Okyanusu üzerinden Yeşil Burun Adaları’na yapılan seyahat sırasında bazı yolcularda virüs şüphesi ortaya çıkmış, vakalar dünya kamuoyunda endişeye neden olmuştu. Gemideki bazı kişilerde enfeksiyon tespit edilirken, üç kişinin hayatını kaybettiği bilgisi de uluslararası basına yansımıştı.
Türkiye’nin süreçle ilgili yakından takipte olduğunu belirten Memişoğlu, gemide bulunan Türk vatandaşlarına ilişkin de bilgi verdi. Bakan, “Gemideki 5 Türk vatandaşımızın testleri negatif çıktı. Kendilerini ülkemize getirdikten sonra izolasyon altına aldık ve karantina süreçleri devam ediyor” ifadelerini kullandı.
Memişoğlu, bu kişilerin sağlık durumlarının düzenli olarak takip edildiğini ve şu ana kadar herhangi bir olumsuz bulguya rastlanmadığını da aktardı.
Sağlık Bakanı ayrıca, süreç boyunca bilimsel kurul ve uzman komisyonlarla birlikte hareket ettiklerini vurgulayarak, “Tüm değerlendirmeleri bilimsel kurulumuzun tavsiyeleri doğrultusunda yapıyoruz” dedi.
Uzmanlar ise hantavirüsün bazı türlerinin ciddi solunum yolu ve böbrek sorunlarına yol açabileceğini ancak her vaka artışının küresel salgın anlamına gelmediğini belirtiyor. Türkiye’de ise mevcut durumda herhangi bir yayılım ya da salgın alarmı bulunmadığı ifade ediliyor.
Bakanlığın açıklamaları, kamuoyunda oluşan endişeyi azaltırken, sağlık otoriteleri sürecin uluslararası gelişmelerle birlikte yakından izlenmeye devam edeceğini bildiriyor.
