1992’de Azerbaycan’ın Hocalı kasabasında yaşanan katliamın üzerinden 34 yıl geçti. Kadın, çocuk ve yaşlıların hedef alındığı saldırı, ülke tarihinin en ağır trajedilerinden biri olarak kayıtlara geçti.
Hocalı, Sovyetler Birliği’nin dağılma sürecinde Dağlık Karabağ bölgesinde stratejik öneme sahipti; bölgedeki tek havaalanının burada bulunması kenti kritik bir hedef haline getirdi. 1991’in sonunda Ermeni güçleri tarafından kuşatılan kentte, 11 bini aşkın nüfus üç bine kadar düşmüştü. Yardım yalnızca helikopterle ulaşabiliyordu.
25 Şubat 1992 gecesi, Sovyet ordusuna bağlı 366. motorize alayın da desteğiyle başlatılan saldırı, ertesi gün sivillere yöneldi.
613 Sivil Hayatını Kaybetti
Azerbaycan resmi verilerine göre, katliamda 106 kadın, 70 yaşlı ve 63 çocuk dahil olmak üzere 613 kişi hayatını kaybetti. 487 kişi ağır yaralı kurtulurken, 1275 kişi esir alındı; esirlerden 150’sinden bir daha haber alınamadı. 8 aile tamamen yok edildi, 25 çocuk her iki ebeveynini, 130 çocuk ise bir ebeveynini kaybetti. Tanık ifadeleri ve adli tıp raporları sivillerin ağır işkencelere maruz kaldığını ortaya koyuyor.
Uluslararası Hukuk ve Tanınma
Azerbaycan yönetimi, Hocalı’da yaşananları 1949 Cenevre Sözleşmeleri ve BM Soykırım Sözleşmesi başta olmak üzere uluslararası hukuk ihlali olarak değerlendiriyor. Azerbaycan Parlamentosu katliamı “soykırım” olarak nitelendirdi. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ise 2010’da olayları savaş suçu ve insanlığa karşı suçlarla eşdeğer gördü. Bugüne kadar 18 ülkenin parlamentoları ve ABD’nin 24 eyalet meclisi Hocalı’yı kınayan kararlar aldı.
Karabağ Süreci ve Sonrası
1990’larda Dağlık Karabağ’daki çatışmalar, Şuşa, Laçın, Kelbecer, Ağdam, Fuzuli, Gubadlı ve Zengilan gibi bölgelerin işgaline yol açtı ve yüz binlerce kişi yerinden edildi. 2020’de Azerbaycan ordusunun operasyonlarıyla Karabağ’daki işgal büyük ölçüde sona erdi ve Bakü yönetimi “Karabağ Azerbaycan’dır” diyerek toprak bütünlüğünü yeniden ilan etti.
Hafızalarda Silinmeyen Acı
Hocalı Katliamı, Azerbaycan toplumunda derin bir travma olarak hafızalarda yerini koruyor. Her yıl 26 Şubat’ta anma törenleri düzenleniyor ve uluslararası adalet çağrısı yineleniyor. Azerbaycan Milli Marşı’ndaki “Senden ötürü can vermeye cümle hazırız” dizeleri, ülkede bağımsızlık ve vatan vurgusunun sembolü olmaya devam ediyor.



