featured

AİHM’den Osman Kavala Kararı İçin Kritik Tarih! Gözler 25 Ağustos’a Çevrildi

0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Gezi Parkı davası kapsamında tutuklu bulunan iş insanı Osman Kavala’nın yaptığı ikinci başvuruya ilişkin kararını açıklayacağı tarihi duyurdu.

AİHM’den yapılan açıklamaya göre, Kavala’nın 18 Ocak 2024 tarihinde yaptığı başvuru kapsamında görülen davanın kararı, 25 Ağustos’ta Fransa’nın Strazburg kentinde gerçekleştirilecek açık duruşmada açıklanacak.

2170/24 numaralı dava kapsamında değerlendirilen başvuruda Kavala, tutukluluğu ve yargılama sürecinde Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) çeşitli maddelerinin ihlal edildiğini öne sürdü.

Kavala’nın başvurusunda; özgürlük ve güvenlik hakkı, adil yargılanma hakkı, ifade özgürlüğü, toplantı ve dernek kurma özgürlüğü ile hakların kötüye kullanılmasına ilişkin düzenlemeler kapsamında ihlal iddiaları yer aldı.

AİHM’DEN ÖNCEKİ KARAR

Osman Kavala, Gezi Parkı davası kapsamında 18 Ekim 2017 tarihinde tutuklanmış ve AİHM’e ilk başvurusunu 2018 yılında yapmıştı.

AİHM, 10 Aralık 2019 tarihinde verdiği kararda Kavala’nın tutukluluğuna ilişkin bazı hak ihlalleri bulunduğuna hükmetmişti. Mahkeme ayrıca Türkiye’nin Kavala’nın serbest bırakılması için gerekli adımları atması gerektiğini belirtmişti.

Ancak Kavala’nın serbest bırakılmaması üzerine Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi süreci gündeme gelmiş, 2022 yılında Türkiye’nin AİHM kararına uyup uymadığına ilişkin ihlal prosedürü başlatılmıştı.

AİHM, 11 Temmuz 2022 tarihinde verdiği kararda ise Türkiye’nin 2019 tarihli karar doğrultusunda yükümlülüklerini yerine getirmediğine hükmetmişti.

YENİ BAŞVURUDA HANGİ İDDİALAR YER ALIYOR?

Kavala’nın 2024 yılında yaptığı ikinci başvuruda, önceki AİHM kararının ardından devam eden tutukluluk süreci ve ceza yargılamaları ele alındı.

Başvuruda, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin işkence ve kötü muamele yasağı, özgürlük ve güvenlik hakkı, adil yargılanma hakkı, kanunsuz ceza olmaz ilkesi, ifade özgürlüğü, toplantı ve örgütlenme özgürlüğü ile hakların sınırlandırılmasına ilişkin maddelerinin ihlal edildiği iddia edildi.

AİHM’in vereceği kararın, hem Kavala’nın hukuki süreci hem de Türkiye ile Avrupa Konseyi arasındaki insan hakları gündemi açısından önemli sonuçlar doğurması bekleniyor.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter