Türkiye, sağlık alanındaki önemli başarılarıyla uluslararası dikkat çekmeye devam ediyor. Özellikle kök hücre nakli ve hücresel tedaviler alanında elde edilen gelişmeler, yalnızca yerli hastalar için değil, yurt dışından gelen hastalar için de Türkiye’yi önemli bir merkez haline getirdi.
Türk Hematoloji Derneği Saymanı ve Kongre Sekreteri Prof. Dr. Oral Nevruz, Türkiye’de kök hücre nakli alanındaki gelişmelere ilişkin yaptığı değerlendirmede, ülkenin bu alanda ciddi bir ilerleme kaydettiğini ve uluslararası standartlarda hizmet sunduğunu ifade etti. Nevruz, Türkiye’nin özellikle Orta Asya, Orta Doğu ve Balkanlar’dan yoğun hasta kabul ettiğini belirtti.
Türkiye’de kök hücre naklinin geçmişi 1980’li yıllara dayanıyor. İlk başarılı naklin 1984 yılında GATA’da gerçekleştirildiğini hatırlatan Nevruz, bir yıl sonra yine aynı kurumda lösemili bir hastaya allojenik kök hücre nakli yapıldığını söyledi. Bu gelişmelerin ardından Türkiye’de farklı merkezlerde kök hücre nakli uygulamalarının hızla yaygınlaştığı ifade edildi.
1990’lı yıllarda kurulan veri bankaları sayesinde Türkiye’nin uluslararası kök hücre nakil sistemine entegre olduğu ve bu alandaki kapasitenin giderek arttığı belirtildi. Günümüzde ise ülke genelinde 94 hastanede, 115 nakil ünitesinin aktif olarak hizmet verdiği açıklandı.
2025 yılı verilerine göre Türkiye’de yaklaşık 1.800 allojenik ve 3.500 civarında otolog kök hücre nakli gerçekleştirildi. Bu rakamlar, Türkiye’nin bu alanda bölgesel bir merkez haline geldiğini ortaya koyuyor.
Türkiye’nin dikkat çeken bir diğer yönü ise yabancı hastaların artan ilgisi oldu. Özellikle Orta Asya, Orta Doğu ve Balkan ülkelerinden gelen hastaların Türkiye’yi tercih ettiği belirtildi. 2025 yılı içerisinde yaklaşık 115 yabancı hastaya kök hücre tedavisi uygulandığı açıklandı.
Uzmanlar, Türkiye’nin bu başarısında hem deneyimli sağlık kadrosunun hem de gelişmiş sağlık altyapısının büyük rol oynadığını vurguluyor. Yüksek başarı oranları ve uluslararası standartlara uygun tedavi süreçleri, Türkiye’yi kök hücre nakli konusunda öne çıkaran en önemli faktörler arasında gösteriliyor.
Ancak uzmanlar, kök hücre naklinin her hastada yüzde 100 başarı garantisi olmayan, oldukça zorlu bir tedavi yöntemi olduğunun altını çiziyor. Buna rağmen başarılı vakalarda hastalığın tamamen ortadan kaldırılabildiği ve hastalara yeni bir yaşam şansı sunulduğu ifade ediliyor.
Kongrede ayrıca kök hücre bağışının önemine de dikkat çekildi. Sağlıklı 18-35 yaş aralığındaki bireylere bağışçı olmaları yönünde çağrı yapılırken, bağış kararının dikkatli verilmesi gerektiği ve sürecin hasta açısından hayati önem taşıdığı vurgulandı.
Türkiye, kök hücre nakli alanında hem bilimsel gelişmeler hem de uluslararası hasta kabulüyle sağlık turizminde önemli bir merkez olma yolunda ilerlemeyi sürdürüyor.
