Haber spikeri Erhan Çelik ile boşanma aşamasında olduğu belirtilen Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Özlem Gültekin’in ani ölümüyle ilgili soruşturma sürerken, iki tarafın avukatları ve Gültekin ailesinden ortak açıklama geldi. Açıklamada, Çelik ve Gültekin’in anlaşmalı boşanma konusunda mutabakatın son aşamasında olduğu belirtilirken, kamuoyuna yansıyan bazı haber ve yorumlara tepki gösterildi.
İzmir’de özel kliniğinde geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybeden Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Özlem Gültekin’in ölümü, son günlerde magazin ve gündem dünyasının en çok konuşulan başlıklarından biri haline geldi.
Haber spikeri Erhan Çelik ile 2019 yılında evlenen Gültekin’in ani ölümünün ardından soruşturma başlatılması, olayın daha fazla gündeme gelmesine neden oldu.
Gültekin’in cenazesi İzmir’de toprağa verilirken, ölümünün ardından özel hayatına ilişkin çeşitli iddialar da kamuoyuna yansıdı.
Gültekin ile Erhan Çelik’in boşanma aşamasında olduğu yönündeki bilgiler gündeme gelirken, çiftin evliliği ve geçmiş dönemde yaşandığı öne sürülen olaylarla ilgili çeşitli yorumlar yapıldı.
Yaşanan gelişmelerin ardından Özlem Gültekin’in ailesi ile Erhan Çelik’in avukatları sessizliklerini bozdu.
ORTAK AÇIKLAMA GELDİ
Avukatlar Ahmet Avşar ve Işıl Ay Karataş Tunca tarafından yapılan açıklamada, hem Gültekin ailesinin hem de Erhan Çelik’in yaşanan süreç nedeniyle hassasiyet taşıdığı vurgulandı.
Açıklamada özellikle kamuoyuna yansıyan haber ve yorumların niteliğine dikkat çekildi.
Tarafların ortak açıklamasında, Erhan Çelik ile Özlem Gültekin’in boşanma sürecinin geldiği aşamaya ilişkin de önemli bir ayrıntı paylaşıldı.
“ANLAŞMALI BOŞANMA KONUSUNDA MUTABAKATIN SON AŞAMASINDALARDI”
Açıklamada, Özlem Gültekin ile Erhan Çelik’in boşanma konusunda anlaşmaya vardığı ve sürecin tamamlanmasına çok az kaldığı belirtildi.
Açıklamada şu ifadeler kullanıldı:
“Her şeyden önce bilinmelidir ki Özlem Gültekin Çelik ile Erhan Çelik, anlaşmalı boşanma konusunda mutabakatın son aşamasındalardı.”
Bu ifadeyle birlikte, çiftin boşanma sürecinin kamuoyuna yansıdığı şekliyle devam eden yoğun bir hukuki mücadele içerisinde olmadığı mesajı verildi.
ÇOCUK VURGUSU DİKKAT ÇEKTİ
Ortak açıklamada en çok dikkat çeken noktalardan biri ise Özlem Gültekin’in geride bıraktığı çocuğuna ilişkin yapılan vurgu oldu.
Açıklamada, henüz altı yaşında annesini kaybeden bir çocuğun bulunduğuna dikkat çekilerek, yapılan haber ve yorumların çocuğun geleceği üzerindeki olası etkilerine vurgu yapıldı.
Taraflar, yaşanan sürecin yalnızca iki yetişkin arasındaki bir mesele olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti.
Açıklamada, “Henüz altı yaşında annesini kaybetmiş masum bir çocuk ve onun korunması gereken geleceği tamamen göz ardı edilerek yapılan haber ve yorumların giderek daha çirkin ve kabul edilemez bir hâl aldığını görüyoruz” denildi.
ÖZEL HAYATLA İLGİLİ İDDİALARA TEPKİ
Özlem Gültekin’in ölümünün ardından çiftin özel hayatına ilişkin çeşitli iddialar da gündeme taşındı.
Özellikle boşanma süreci ve geçmişte yaşandığı öne sürülen olaylarla ilgili farklı yorumlar yapılması, tarafların ortak açıklama yapmasına neden oldu.
Gültekin’in geçmişte şiddet gördüğüne ilişkin iddialar da kamuoyunda tartışılırken, ortak açıklamada bu tür iddiaların çocuk üzerindeki etkisine dikkat çekildi.
Taraflar, olayın tüm yönleriyle hukuki makamlar tarafından değerlendirilmesi gerektiği mesajını verdi.
ÖLÜMÜYLE İLGİLİ SORUŞTURMA SÜRÜYOR
Özlem Gültekin’in ölümüyle ilgili soruşturma başlatılması da olayın en önemli başlıklarından biri oldu.
İzmir’de hayatını kaybeden Gültekin’in ölümünün ardından yetkililer tarafından inceleme başlatılırken, ölümün kesin nedeninin belirlenmesine yönelik süreç devam ediyor.
Bu nedenle soruşturmanın sonucu ortaya çıkmadan olayla ilgili kesin hüküm verilmemesi önem taşıyor.
Kamuoyuna yansıyan iddiaların soruşturma kapsamında araştırılıp araştırılmadığı ve elde edilecek bulguların ne yönde olacağı ise önümüzdeki süreçte netleşecek.
ERHAN ÇELİK CEPHESİNDEN İLK NET MESAJ
Ortak açıklamanın bir diğer önemli yönü ise Erhan Çelik cephesinin konuya ilişkin tutumunu ortaya koyması oldu.
Çelik’in avukatları aracılığıyla yapılan açıklamada, boşanma sürecinin anlaşmalı şekilde tamamlanmak üzere olduğu vurgulanarak kamuoyundaki bazı yorumların gerçeği yansıtmadığı mesajı verildi.
Ayrıca Çelik ile Gültekin’in özel hayatına ilişkin değerlendirmelerin, geride kalan küçük çocuğun hassasiyeti gözetilerek yapılması gerektiği belirtildi.
GÜLTEKİN AİLESİ DE AÇIKLAMADA YER ALDI
Açıklamanın Gültekin ailesi açısından da önemli bir anlam taşıdığı görüldü.
Özlem Gültekin’in ani ölümü nedeniyle büyük bir acı yaşayan ailenin, soruşturmanın sonucunu beklediği belirtilirken, kamuoyunda yapılan yorumların aileyi ve özellikle Gültekin’in çocuğunu daha fazla yıpratmaması gerektiği mesajı verildi.
Bu nedenle ortak açıklamada basın mensuplarına ve sosyal medya kullanıcılarına daha dikkatli davranılması çağrısı öne çıktı.
“HABER VE YORUMLAR GİDEREK DAHA ÇİRKİN HALE GELDİ”
Açıklamada kullanılan en sert ifadelerden biri de kamuoyuna yansıyan haber ve yorumlara yönelik oldu.
Taraflar, Özlem Gültekin’in ölümünün ardından yapılan bazı yayınların giderek daha çirkin ve kabul edilemez bir noktaya geldiğini savundu.
Özellikle doğruluğu kesinleşmemiş iddiaların gündeme taşınmasının, hem aile hem de geride kalan çocuk açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekildi.
GÖZLER SORUŞTURMANIN SONUCUNDA
Özlem Gültekin’in ani ölümüyle ilgili soruşturmanın nasıl sonuçlanacağı kamuoyu tarafından yakından takip ediliyor.
Bir yandan ölümün kesin nedenine ilişkin adli sürecin sonucu beklenirken, diğer yandan Gültekin ile Erhan Çelik’in özel hayatına ilişkin tartışmalar devam ediyor.
Tarafların ortak açıklaması ise özellikle boşanma sürecinin anlaşmalı şekilde tamamlanmak üzere olduğunu ve geride kalan çocuğun korunmasının öncelik taşıdığını ortaya koydu.
Şimdilik olayla ilgili kesinleşmiş bir hüküm bulunmazken, soruşturmanın tamamlanması ve resmi makamların yapacağı açıklamalar belirleyici olacak.
Özlem Gültekin’in ani ölümüyle başlayan tartışmada aile ve Erhan Çelik cephesinden gelen ortak açıklama, özellikle boşanma sürecinin son aşamasında olduğuna ve geride kalan 6 yaşındaki çocuğun korunması gerektiğine yapılan vurguyla dikkat çekti.
