Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) ile Fransa arasında imzalanan yeni askeri işbirliği anlaşması, Doğu Akdeniz’de dikkat çeken bir gelişme olarak değerlendirildi. İki ülke arasında imzalanan “Kuvvetler Statüsü Anlaşması (SOFA)” kapsamında, Fransız askeri unsurlarının belirli koşullar altında Güney Kıbrıs’ta konuşlanmasına ve ada üzerindeki askeri altyapıyı kullanmasına imkan tanınacak.
GKRY lideri Nikos Hristodulidis, anlaşmanın yürürlüğe girdiğini resmi sosyal medya hesapları üzerinden duyurdu. Hristodulidis, açıklamasında bu adımın Avrupa Birliği’nin (AB) “stratejik özerklik” hedeflerine katkı sağladığını savundu.
Fransa’nın Doğu Akdeniz Varlığı Güçleniyor
Anlaşma, France ile GKRY arasında daha önce başlayan savunma işbirliğinin kurumsal bir çerçeveye oturtulmasını sağlıyor. Bu kapsamda Fransız ordusunun, Doğu Akdeniz ve Orta Doğu’daki operasyonlar ve faaliyetler için Güney Kıbrıs’ı lojistik ve operasyonel bir merkez olarak kullanabileceği ifade ediliyor.
Ayrıca anlaşma, ortak askeri tatbikatların artırılması, savunma teknolojileri alanında işbirliği ve stratejik askeri diyalog mekanizmalarının geliştirilmesini de içeriyor.
Askeri Altyapı Kullanımı ve Ortak Tatbikatlar
SOFA anlaşmasıyla birlikte Fransa, GKRY’deki bazı üsler ve askeri tesislerden yararlanma hakkı elde edecek. Bu durumun özellikle bölgedeki güvenlik dinamiklerini etkileyebileceği değerlendiriliyor.
Anlaşmanın aynı zamanda iki ülke arasında düzenli ortak tatbikatların yapılmasını kolaylaştıracağı ve askeri koordinasyonu artıracağı belirtiliyor.
Macron’un Ziyaretinde Gündeme Gelmişti
Söz konusu anlaşma, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un nisan ayında adaya yaptığı ziyaret sırasında gündeme gelmiş ve iki ülke arasında müzakere edilmişti. O tarihten bu yana anlaşma, bölgedeki siyasi dengeler açısından tartışma konusu olmaya devam ediyordu.
KKTC’den Tepki
Anlaşmanın duyurulmasının ardından Turkish Republic of Northern Cyprus (KKTC) yönetimi sert tepki gösterdi. KKTC yetkilileri, Güney Kıbrıs yönetiminin adanın tamamı adına bu tür uluslararası askeri anlaşmalar yapma yetkisi olmadığını savundu.
Açıklamada, anlaşmanın Kıbrıs Türklerinin haklarını göz ardı ettiği ve adadaki hassas güç dengesini bozabileceği yönünde endişeler dile getirildi. Ayrıca bu gelişmenin bölgede yeni gerilimleri tetikleyebileceği uyarısında bulunuldu.
