İran’dan uluslararası arenada dikkat çeken bir açıklama geldi. Kazım Garibabadi, bazı ülkelerin savaşı durdurmak veya ateşkes sağlamak amacıyla İran ile temas kurduğunu belirtti. Garibabadi, Çin, Rusya, Fransa ve bölgedeki bazı diğer ülkelerin bu yönde girişimlerde bulunduğunu açıkladı. İran cephesinin tutumu ise net: Savaş ve saldırının başlatıcısı İran değildir ve bu nedenle ateşkese uyacak taraf, saldırıya uğrayan ülke değil, saldırgan taraf olmalıdır.
Garibabadi, açıklamasında İran’ın meşru müdafaa çerçevesinde hareket ettiğini vurguladı. Birleşmiş Milletler Şartı’nın 51’inci maddesi kapsamında gerçekleştirilen eylemler, yalnızca savunma amaçlıdır ve herhangi bir saldırganlık amacı taşımamaktadır. “İran, saldırgan bir eylemde bulunmamakta, yalnızca kendisini ve topraklarını savunmaktadır” ifadelerini kullanan Garibabadi, uluslararası hukuka atıfta bulunarak, İran’ın haklı bir müdafaa pozisyonunda olduğunu belirtti.
Ateşkes ihtimaliyle ilgili de önemli açıklamalar yapan Garibabadi, uluslararası toplumdan gelen taleplere karşı İran’ın tutumunu netleştirdi: Eğer ateşkes sağlanacaksa, bu süreçte İran’a yönelik saldırgan eylemlerin tekrar edilmeyeceğine dair güvence verilmelidir. Aksi takdirde birkaç ay sonra yeniden saldırılar yaşanabileceği ve böyle bir ateşkesin anlamının kalmayacağı vurgulandı. Garibabadi, “Saldırıya uğrayan ülke, bu saldırıların tekrar edilmeyeceğinden emin oluncaya kadar savunma tedbirlerini sürdürecektir” diyerek İran’ın savunma hakkının devam ettiğini açıkladı.
Garibabadi’nin açıklamaları, bölgede yaşanan gerilimin diplomatik boyutuna dikkat çekiyor. İran, uluslararası toplumun ateşkes taleplerine açık olduğunu ancak bu taleplerin somut güvence ile desteklenmesi gerektiğini vurguluyor. Savaşın durdurulması için yapılacak görüşmelerde, İran’a yönelik saldırgan eylemlerin tekrarlanmayacağı garantisinin sağlanması gerektiğini belirten Garibabadi, aksi durumda ateşkes anlaşmasının etkisiz kalacağını ifade etti.
Açıklamada ayrıca, İran’ın diplomasiyi desteklediği ancak meşru savunma hakkından vazgeçmeyeceği vurgulandı. İran, hem diplomatik temasları hem de savunma tedbirlerini sürdürerek, saldırılara karşı hazırlıklı olmayı amaçlıyor. Garibabadi’nin sözleri, uluslararası arenada ateşkes girişimlerinin ve diplomatik çabaların hangi koşullar altında kabul görebileceğine dair net bir mesaj olarak değerlendiriliyor.
Böylece, İran cephesi ateşkes konusundaki pozisyonunu netleştirmiş oldu: Ateşkes sağlanacaksa, İran’a yönelik saldırgan eylemlerin tekrar edilmeyeceğine dair güvence verilmesi zorunlu. Aksi hâlde, savunma tedbirleri ve askeri hazırlıklar devam edecek. Bu açıklama, Orta Doğu’daki gerilimin diplomatik ve askeri boyutlarını gözler önüne seriyor ve bölgedeki taraflar için kritik bir uyarı niteliği taşıyor.
Özetle, Garibabadi’nin açıklamaları İran’ın ateşkese sıcak baktığını ancak koşulların net ve güvenceye dayalı olması gerektiğini ortaya koyuyor. Uluslararası toplumun girişimleri, İran’ın savunma pozisyonu ve diplomatik çabalarıyla dengelenmek zorunda. Ateşkes sağlanması için öncelikle saldırgan eylemlerin tekrarlanmaması konusunda garanti verilmesi gerekiyor; aksi takdirde bölgedeki çatışmaların kısa sürede yeniden tırmanması riski mevcut.
