Türkiye’nin nükleer enerji alanındaki çalışmalarına bir yenisi daha eklendi. Türkiye Nükleer Enerji Anonim Şirketi (TÜNAŞ) ile ABD Ticaret ve Kalkınma Ajansı (USTDA) arasında yeni nesil reaktör teknolojilerinin değerlendirilmesine yönelik proje bazlı anlaşma imzalandı.
Türkiye’nin nükleer enerji alanındaki yatırımlarını çeşitlendirmeye yönelik anlaşma, Yunanistan basınında da geniş yer buldu. Atina merkezli bazı yayın organlarında, Türkiye’nin nükleer enerji kapasitesini geliştirmeye yönelik adımlarının bölgesel açıdan önemli olduğu değerlendirmeleri yapıldı.
TÜRKİYE VE ABD ARASINDA NÜKLEER İŞ BİRLİĞİ
Anlaşma, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu kapsamında bulunduğu New York’ta imzalandı.
Türkevi’nde düzenlenen imza töreninde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar da yer aldı. Anlaşmaya TÜNAŞ Genel Müdürü Necati Yamaç ile USTDA Direktör Yardımcısı Thomas Hardy imza attı.
Proje kapsamında ABD merkezli şirketler tarafından geliştirilen yeni nesil nükleer reaktör teknolojilerinin Türkiye açısından değerlendirilmesi planlanıyor.
9 FARKLI REAKTÖR TASARIMI İNCELENECEK
Anlaşma kapsamında 4 ABD’li şirketin geliştirdiği küçük modüler reaktör (SMR) tasarımları ile yine ABD’li şirketlere ait 5 farklı 4’üncü nesil reaktör tasarımının kapsamlı şekilde incelenmesi öngörülüyor.
Çalışmalarda yalnızca teknik özellikler değil, reaktörlerin ekonomik ve hukuki boyutları da ele alınacak.
Bu kapsamda tasarımların maliyetleri, lisanslama süreçleri, tedarik zinciri imkanları, finansman modelleri ve mevzuata uygunluğu değerlendirilecek.
Ayrıca saha seçimi, tasarım güvenliği, acil durum planlaması ve ilgili yasal çerçeve de teknik incelemenin başlıkları arasında bulunuyor.
ÇALIŞMALAR EN AZ BİR YIL SÜRECEK
Proje kapsamında gerçekleştirilecek çalışmaların yaklaşık bir yıl sürmesi bekleniyor.
Yaklaşık 2 milyon dolarlık bütçeye sahip anlaşma çerçevesindeki teknik çalışmanın finansmanını USTDA karşılayacak.
Çalışmaların tamamlanmasının ardından incelenen reaktör teknolojilerine ilişkin teknik raporların hazırlanması planlanıyor.
Hazırlanacak raporların, Türkiye’nin yeni nesil nükleer reaktör teknolojilerine ilişkin gelecekteki değerlendirmelerine teknik ve ekonomik açıdan katkı sağlaması amaçlanıyor.
AKKUYU’NUN ARDINDAN YENİ NÜKLEER PROJELER
Türkiye’nin nükleer enerji alanındaki mevcut en önemli projesi Akkuyu Nükleer Güç Santrali.
Yunanistan merkezli Pentapostagma’da yayımlanan değerlendirmede ise Türkiye’nin Akkuyu projesinin ardından nükleer enerji alanındaki çalışmalarını genişletmeye yöneldiği ifade edildi.
Haberde Türkiye’nin bu alanda hem Rusya hem de ABD ile iş birliği geliştirmeye çalıştığına dikkat çekildi.
Türkiye’nin enerji arzını çeşitlendirme ve uzun vadede enerji bağımsızlığını güçlendirme hedefleri kapsamında nükleer enerjiye daha fazla ağırlık verdiği belirtildi.
TÜRKİYE’NİN 2053 HEDEFİNE VURGU
Yunan basınındaki değerlendirmelerde Türkiye’nin 2053 yılına kadar enerji alanında daha bağımsız bir yapıya ulaşma ve net sıfır emisyon hedefleri doğrultusunda nükleer enerji yatırımlarını artırdığı öne çıkarıldı.
Yeni anlaşmanın, Türkiye’nin nükleer enerji teknolojilerine erişimini çeşitlendirme ve farklı reaktör seçeneklerini teknik açıdan değerlendirme açısından önemli olduğu ifade edildi.
SMR teknolojilerinin özellikle daha küçük ölçekli ve modüler yapıları nedeniyle dünya genelinde enerji politikalarının önemli başlıklarından biri haline geldiğine de dikkat çekildi.
YUNAN BASINI TÜRKİYE’NİN NÜKLEER ADIMLARINI TARTIŞTI
Türkiye ile ABD arasında imzalanan anlaşma, Yunanistan’daki bazı medya kuruluşlarında güvenlik ve bölgesel dengeler çerçevesinde de ele alındı.
Pentapostagma’da yayımlanan değerlendirmede, Türkiye’nin nükleer enerji alanında elde edeceği teknik deneyimin uzun vadede stratejik sonuçları olabileceği yönünde iddialara yer verildi.
Haberde, Türkiye’nin nükleer enerji çalışmalarının ilerlemesinin gelecekte nükleer teknoloji konusunda daha fazla kapasite oluşturabileceği ileri sürüldü.
Ancak nükleer enerji teknolojisi ile nükleer silah geliştirme kapasitesinin aynı şey olmadığı da göz önünde bulundurulması gereken temel bir ayrım olarak öne çıkıyor. Nükleer güç santralleri ve sivil nükleer teknoloji, elektrik üretimi ve enerji altyapısı amacıyla kullanılırken nükleer silah programları farklı teknik, hukuki ve uluslararası yükümlülüklere tabi.
“ATİNA GELİŞMELERİ İZLİYOR” DEĞERLENDİRMESİ
Yunan yayınında ayrıca Atina’nın Türkiye’nin nükleer enerji alanındaki çalışmalarını yakından takip ettiği değerlendirmesine yer verildi.
Haberde, Türkiye’nin enerji bağımsızlığı hedefi doğrultusunda nükleer enerji alanında ilerleme kaydettiği belirtilirken, Yunanistan’ın ise sivil nükleer enerji konusunda daha sınırlı bir yaklaşım sergilediği yönünde değerlendirmeler yapıldı.
Yunan basınındaki bazı yorumlarda Türkiye’nin nükleer enerji yatırımlarının yalnızca enerji politikası açısından değil, bölgesel stratejik dengeler bakımından da takip edilmesi gerektiği savunuldu.
Türkiye açısından ise imzalanan anlaşmanın temel amacı, farklı yeni nesil reaktör teknolojilerinin teknik, ekonomik, hukuki ve güvenlik boyutlarıyla değerlendirilmesi olarak öne çıkıyor.
Yeni nesil reaktörlere ilişkin çalışmaların tamamlanması ve hazırlanacak raporların ardından Türkiye’nin hangi teknolojilere yönelik ilerleme sağlayacağı ise yapılacak değerlendirmeler sonucunda netleşecek.
