KİLİS’İN ABİSİYDİ, ŞİMDİ TÜRKİYE’NİN ABİSİ OLDU

0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Bazı insanlar vardır; sadece kazandıklarıyla değil, kazandıklarını nereye harcadıklarıyla anılırlar.

Bazı insanlar vardır; makamla, unvanla, servetle değil, dokundukları hayatlarla büyürler.

İşte Yaşar Aktürk, namıdiğer Berber Yaşar, bugün tam da böyle bir ismin karşılığıdır.

Yıllar boyunca Kilis’in abisi olarak tanındı. Kapısını çalanı geri çevirmeyen, hemşehrisinin derdini kendi derdi bilen, Kilis’in eğitiminden sağlığına, sporundan sosyal yaşamına kadar birçok alanda iz bırakan bir hayırsever olarak gönüllerde yer etti.

Ama bugün artık şunu rahatlıkla söyleyebiliriz:

Yaşar Aktürk önce Kilis’in abisiydi, şimdi Türkiye’nin abisi oldu.

Çünkü onun son yaptığı katkı, sadece bir şehre değil; Türkiye’nin geleceğine yapılmış büyük bir yatırımdır.

İstanbul Avcılar’da iki öğrenci yurdu…

A’dan Z’ye her şeyi düşünülmüş, tefrişatı yapılmış, öğrencinin sadece başını sokacağı bir çatı değil; güvenle kalacağı, eğitimine odaklanacağı, sıcak yemek yiyebileceği, geleceğe umutla hazırlanacağı bir yuva…

Yaşar Aktürk bu yurtları yaptırmakla kalmadı. İçindeki düzeninden günlük ihtiyaçlarına, öğrencilerin yemeklerinden barınma şartlarına kadar her ayrıntıyı üstlendi. Sonra da bu büyük eseri Kilisliler Vakfı’na bağışladı.

Bugün ortaya çıkan model çok kıymetlidir:

Kontrolü devletin güvencesinde, masrafları vakıf ve hayırseverlik anlayışıyla karşılanan, öğrencilerin eğitim hayatında barınma sorununa çözüm üreten örnek bir hayır kurumu anlayışı…

Bu sadece bina yapmak değildir.

Bu, bir gencin yarınını kurtarmaktır.

Bu, bir ailenin yükünü hafifletmektir.

Bu, “Ben kazandım, bana yeter” demeyip “Bu ülkenin evlatları okusun, yükselsin, topluma faydalı insanlar olsun” diyebilmektir.

Yaşar Aktürk’ün yıllar önce iş insanlarına yaptığı çağrı hafızalardadır. Türkiye’nin kalkınması için herkesin taşın altına elini koyması gerektiğini söylemişti. Bugün görüyoruz ki o çağrı sadece sözde kalmamış. Kendisi en önce elini değil, yüreğini taşın altına koymuştur.

Bugün yaktığı meşale, sadece Avcılar’daki iki öğrenci yurduyla sınırlı değildir. Onun asıl hedefi çok daha büyüktür. Türkiye’nin birçok ilinde öğrenci yurtları açmak, başarılı öğrencilerin okul masraflarına destek olmak, gençlerin önündeki ekonomik engelleri kaldırmak ve bu ülkeye eğitimli, ahlaklı, üretken insanlar kazandırmak…

Bu, sıradan bir bağış kampanyası değildir.

Bu, bir eğitim seferberliğidir.

Bu, gençliğe uzatılmış güçlü bir eldir.

Bu, gelecek kuşaklara bırakılacak en anlamlı miraslardan biridir.

Bugün Türkiye’nin en büyük meselelerinden biri, gençlerin eğitim hayatında karşılaştığı barınma ve geçim zorluklarıdır. Bir öğrenci, kalacak yer derdiyle, yemek derdiyle, kira yüküyle boğuştuğunda aklını dersine veremez. Hayalleri küçülür. Umudu zayıflar.

İşte Yaşar Aktürk’ün yaptığı iş tam burada anlam kazanıyor.

O, gençlere sadece yatak vermiyor.

Onlara güven veriyor.

Onlara umut veriyor.

Onlara “Sen oku, sen başar, bu ülkenin sana ihtiyacı var” diyor.

Bir insanın gerçek büyüklüğü, kaç kişiye hükmettiğiyle değil, kaç kişinin hayatına dokunduğuyla ölçülür. Yaşar Aktürk’ün büyüklüğü de buradadır. Kilis’ten İstanbul’a, İstanbul’dan Türkiye’ye uzanan bu vefa yolculuğunda onun adı artık sadece bir iş insanı olarak değil; eğitime gönül vermiş bir toplum büyüğü olarak anılacaktır.

Bugün iş dünyasına da çok net bir mesaj düşüyor:

Servet, kasalarda beklediği sürece sadece rakamdır.

Ama bir öğrencinin kitabına, yurduna, yemeğine, eğitimine dönüştüğünde berekettir.

Yaşar Aktürk işte bu bereketin temsilcisidir.

O, yıllardır yaptığı hayırlarla Kilis’in hafızasında güçlü bir yer edinmişti. Şimdi ise gençler için başlattığı bu eğitim hamlesiyle Türkiye’nin vicdanında daha büyük bir yer açıyor.

Kilis’in abisi olmak büyük bir onurdu.

Ama Türkiye’nin gençlerine abi olmak, çok daha büyük bir sorumluluktur.

Yaşar Aktürk bugün bu sorumluluğu omuzlamış durumda. Üstelik bunu gösteriş için değil, inandığı için yapıyor. Çünkü biliyor ki bir ülkenin geleceği, mermer binalarda değil, o binalarda yetişen gençlerin aklında, ahlakında ve emeğinde yükselir.

Bugün Yaşar Aktürk’ün yaktığı bu meşalenin başka iş insanlarına da örnek olmasını diliyorum.

Çünkü Türkiye’nin sadece konuşanlara değil, yapanlara ihtiyacı var.

Sadece eleştirenlere değil, çözüm üretenlere ihtiyacı var.

Sadece kazananlara değil, kazandığını milletin evlatlarıyla paylaşanlara ihtiyacı var.

Yaşar Aktürk bu anlamda çok önemli bir kapı açmıştır.

Dilerim bu kapıdan nice hayırsever iş insanı geçer.

Dilerim Türkiye’nin dört bir yanında öğrenciler için yeni yurtlar, yeni burslar, yeni eğitim destekleri hayata geçer.

Dilerim bugün Avcılar’da başlayan bu güzel hareket, yarın Anadolu’nun dört bir köşesine yayılan büyük bir eğitim seferberliğine dönüşür.

Çünkü gençliğe yapılan yatırım, bu ülkenin yarınına yapılan en büyük hizmettir.

Ve bugün bu hizmetin öncülerinden biri olarak Yaşar Aktürk’e teşekkür etmek, sadece bir vefa borcu değil; aynı zamanda hakkı teslim etmektir.

Berber Yaşar…

Kilis’in abisi…

Bugün artık Türkiye’nin gençlerine uzanan bir el, bir umut, bir meşale…

Allah hayrını kabul etsin.

Bu ülkenin böyle insanlara ihtiyacı var.

YAŞAR ÇAKMAK

 

 

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter