Küresel enerji piyasaları, son dönemde artan jeopolitik gerilimlerin etkisiyle yeniden sarsılırken, petrol arzına ilişkin endişeler giderek büyüyor. ABD ile İran arasında tırmanan kriz, İsrail’in bölgedeki askeri müdahaleleri ve Körfez’de yaşanan gelişmeler, dünya genelinde petrol üretimini ve sevkiyatını olumsuz etkiliyor. Tüm bu gelişmelerin sonucu olarak petrol stoklarında dikkat çekici bir düşüş yaşanıyor.
Merkezi New York’ta bulunan uluslararası yatırım bankası Goldman Sachs, yayımladığı son değerlendirmede küresel petrol stoklarının yalnızca 101 günlük talebi karşılayabilecek seviyede olduğunu duyurdu. Banka, mevcut eğilimin devam etmesi halinde bu sürenin Mayıs ayı sonuna kadar 98 güne kadar gerileyebileceğini öngörüyor.
Bölgedeki en kritik gelişmelerden biri, dünya petrol ticaretinin can damarlarından biri olan Hürmüz Boğazı’nda yaşanıyor. ABD-İran gerilimi nedeniyle petrol tankerlerinin geçişinde yaşanan aksaklıklar, ihracatın sekteye uğramasına yol açtı. Buna ek olarak İsrail’in ABD desteğiyle İran’a yönelik gerçekleştirdiği saldırılar ve İran’ın buna karşılık olarak Körfez’de ABD üslerinin bulunduğu bölgeleri hedef alması, üretim ve lojistik zincirini ciddi biçimde etkiledi.
Öte yandan Birleşik Arap Emirlikleri’nde bir petrol limanında çıkan yangın da bölgedeki arz riskini artıran bir diğer unsur oldu. Petrol üreticisi ülkelerin oluşturduğu dengelerde yaşanan değişimler ve Rusya’nın sürece dahil olmasıyla birlikte Brent petrolün varil fiyatında yukarı yönlü hareketler hız kazandı.
Enerji piyasalarında yalnızca ham petrol değil, rafine ürün stoklarında da daralma dikkat çekiyor. Benzin ve dizel gibi işlenmiş petrol ürünlerinin küresel ticari stokları, son haftalarda belirgin şekilde azaldı. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarından önce yaklaşık 50 günlük talep seviyesinde bulunan bu stokların, günümüzde 45 güne kadar gerilediği belirtiliyor.
Uzmanlar, petrol stoklarındaki düşüş hızının bu şekilde devam etmesi durumunda özellikle yaz aylarında enerji fiyatlarında sert dalgalanmalar yaşanabileceği konusunda uyarıyor. Artan talep ve sınırlı arzın birleşmesi, petrol fiyatlarında hızlı yükselişlere neden olabilir. Bu durumun küresel enflasyon üzerinde de baskı yaratması bekleniyor.
ABD tarafında ise deniz taşımacılığının güvenliğini sağlamak amacıyla donanmanın devreye sokulması gündemde. Eski Başkan Donald Trump’ın bu yöndeki girişimi, dört hafta önce ilan edilen ateşkesten bu yana en ciddi gerilim başlıklarından biri olarak öne çıkıyor.
Tüm bu gelişmeler, küresel enerji arz güvenliği konusunda endişeleri artırırken, piyasaların gözü hem jeopolitik gelişmelerde hem de petrol stok verilerinde olmaya devam ediyor. Uzmanlara göre önümüzdeki süreçte yaşanacak gelişmeler, petrol fiyatlarının yönü üzerinde belirleyici olacak.
