Sermaye piyasalarında yaşanan ve çok sayıda yatırımcının mağduriyet yaşamasına neden olan fon soruşturması gündemdeki yerini korurken, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Ekonomi İşleri Başkanı Nihat Zeybekci de dikkat çeken bir açıklama yaptı. Zeybekci, ortağı olduğu dört şirketin Tera Portföy’ün TP2 fonuna yatırım yaptığını ve söz konusu paranın fon tasfiye süreci nedeniyle içeride kaldığını doğruladı.
Zeybekci, kendisini de 455 bin 758 yatırımcıdan biri olarak nitelendirirken, kendisinin ve şirketlerinin borsada hisse alım satımı yapmadığını savundu. Yaşanan süreçte başta Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) olmak üzere ilgili kamu kurumlarının denetim ve müdahale mekanizmalarını daha etkin kullanması gerektiğini belirten Zeybekci, “Maalesef devletin ihmali var” ifadelerini kullandı.
Zeybekci: “455 bin 758 mağdurdan biriyim”
Fon soruşturması kapsamında gündeme gelen yatırımın kendisi ve şirketleri açısından doğrudan bir hisse alım-satım işlemi olmadığını vurgulayan Zeybekci, borsada spekülatif ya da manipülatif işlemlerle herhangi bir bağlantılarının bulunmadığını söyledi.
Zeybekci, “Benim ve şirketlerimin borsada zerre miktarda işlemimiz yoktur. Hisse alım satımında asla bulunmadım” diyerek, buna karşın ortağı olduğu dört şirketin Tera Portföy’e ait TP2 fonunda yatırımının bulunduğunu kabul etti.
17 Eylül’de tasfiye kararı alınan 131 fon arasında TP2’nin de bulunduğu aktarılırken, Zeybekci şirketlerinin parasının bu süreçte fonda kaldığını belirtti.
“Şirketlerin kısa vadeli nakdi fonda değerlendiriliyordu”
Zeybekci, şirketlerin neden söz konusu fona yatırım yaptığını da anlattı. Özellikle şirketlerin kısa süre içerisinde gerçekleştireceği ödemeler için kasada bulunan nakdin, bu süre içerisinde değerlendirilmesi amacıyla fona yatırıldığını söyledi.
Otomotiv şirketini örnek veren Zeybekci, şirketin elindeki nakdin üç, beş veya 15 gün sonra yapılacak ödemelere kadar fonda tutulduğunu ifade etti.
Zeybekci, yatırım kararında faiz, gecelik faiz veya repo gibi araçlardan uzak durulmasının da etkili olduğunu belirterek, şirketlerin nakitlerini farklı bir finansal araçta değerlendirmeyi tercih ettiğini söyledi.
Ancak son iki aydaki yatırımlardan kendisinin haberdar olmadığını dile getiren Zeybekci, bunun bir mazeret olmadığını da kabul etti.
“Bilgim olması gerekiyordu. Haberim olsa müsaade etmezdim” diyen Zeybekci, söz konusu yatırımların şirketlerdeki diğer kişiler tarafından gerçekleştirildiğini ifade etti.
“Bu fonlarla ilgili uyarılar yapılıyordu”
Zeybekci, kendisine fonlarla ilgili daha önce çeşitli uyarıların ulaştığını da belirtti. Ancak TP2 fonunun manipülatif işlemlerle bağlantılı olmadığı kanaatinde olduklarını savundu.
Zeybekci, TP2 için güvenli bir fon değerlendirmesi yaptıklarını ve aylık getirinin yüzde 3,5 ile 4,5 arasında olduğunu söyledi.
Buna karşın soruşturma ve tasfiye sürecinin ardından şirketlerin parasının fonda kaldığını belirten Zeybekci, yaşanan durumun yatırımcılar açısından ciddi bir mağduriyet oluşturduğunu dile getirdi.
“Maalesef devletin ihmali var”
Fon krizinin yalnızca yatırımcıların tercihleri üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini savunan Zeybekci, düzenleyici kurumların da sorumluluğunun bulunduğunu ileri sürdü.
Özellikle SPK, Borsa İstanbul ve ilgili diğer kurumların piyasadaki işlemleri takip edebilecek teknik imkanlara sahip olduğunu söyleyen Zeybekci, olağan dışı fiyat hareketlerinin tespit edilmesi halinde müdahale mekanizmalarının kullanılabileceğini ifade etti.
Zeybekci, vatandaşların kısa vadede kullanacağı kira, taksit veya diğer ödeme paralarını fonlarda değerlendirmesinin artık yaygın bir uygulama haline geldiğini belirterek, yatırımcıların devletin denetim mekanizmalarına güvendiğini söyledi.
“Maalesef devletin ihmali var” diyen Zeybekci, devletin piyasalardaki işlemleri takip edebilecek ve gerektiğinde müdahale edebilecek durumda olduğunu savundu.
“SPK’nin ihmali var”
Zeybekci, yaşanan süreçte özellikle SPK’nın rolüne dikkat çekti. SPK ve Borsa İstanbul’un olağan dışı işlemleri teknik olarak takip edebilecek imkanlara sahip olduğunu belirten Zeybekci, buna rağmen neden daha erken müdahale edilmediğini bilmediğini söyledi.
Bir şirket hissesinin olağan dışı şekilde yükselmesi gibi durumlarda düzenleyici kurumların işlemlerin kaynağını inceleyebileceğini belirten Zeybekci, gerekli görüldüğünde işlemlerin durdurulması veya çeşitli tedbirlerin uygulanabileceğini ifade etti.
Yaşanan sürecin neden daha erken önlenemediğine ilişkin soruya ise “Bilemiyorum. Maalesef büyük bir ihmal” yanıtını verdi.
“Vatandaşın anaparası için süreç işletilmeli”
Zeybekci, fonlarda parası kalan yatırımcıların mağduriyetlerinin nasıl giderileceği konusunda da değerlendirmelerde bulundu.
Dünyadaki benzer finansal krizlere işaret eden Zeybekci, manipülatif işlemler sonucunda elde edilen haksız kazançların tespit edilmesi halinde mağdurların zararlarının giderilmesine yönelik mekanizmaların oluşturulması gerektiğini savundu.
Türkiye’de de fonlarda parası kalan yatırımcıların en azından anaparalarının korunmasına yönelik bir süreç işletilmesi gerektiğini belirten Zeybekci, mağdur yatırımcıların yaşadığı kayıpların göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade etti.
“Erdin Özel’i tanımıyorum”
Zeybekci, Tera yöneticisi ve geçmişte AK Parti Ekonomi İşleri Başkan Yardımcılığı görevinde bulunan Erdin Özel hakkında da konuştu.
Özel’i tanımadığını söyleyen Zeybekci, şirketlerinin TP2 fonuna yaptığı yatırımlarla söz konusu kişi arasında herhangi bir kişisel bağlantı kurmadığını belirtti.
Fon soruşturması kapsamında farklı isimler ve şirketler hakkında incelemeler devam ederken, Zeybekci’nin açıklamaları da soruşturmanın siyasi çevrelerdeki yansımaları açısından dikkat çekti.
Fatma Betül Sayan Kaya sorusuna yanıt
Gazeteci İsmail Saymaz’ın, daha önce fon soruşturması kapsamında gündeme gelen eski AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya ve eşiyle ilgili iddiaları sorması üzerine Zeybekci de değerlendirmede bulundu.
Kaya ve eşinin fon işlemlerinden 2,2 milyar TL kazandığı yönündeki iddianın doğru olması halinde bunun yanlış olacağını söyleyen Zeybekci, soruşturmanın yalnızca belirli bir isim üzerinden yürütülmemesi gerektiğini savundu.
Zeybekci, manipülatif işlemler yaptığı ileri sürülen kişiler ile fonlarda parasının kaldığını söyleyen yüz binlerce yatırımcının birbirinden ayrılması gerektiğini ifade etti.
Fon soruşturmasında süreç devam ediyor
Sermaye piyasalarındaki işlemlere ilişkin soruşturma ve tasfiye süreci devam ederken, 17 Eylül’de çok sayıda yatırım fonu için tasfiye kararı alınmıştı. Süreç kapsamında yatırımcıların fonlardaki varlıklarının durumuna ilişkin işlemler sürdürülüyor.
Zeybekci’nin açıklaması ise soruşturmanın ulaştığı isimler açısından yeni bir başlık oluşturdu. Zeybekci, kendisinin ve ortağı olduğu şirketlerin spekülatif hisse işlemleriyle ilgisinin bulunmadığını belirtirken, dört şirketin TP2 fonunda yatırımının bulunduğunu ve paranın tasfiye süreci nedeniyle fonda kaldığını doğruladı.
Öte yandan Zeybekci’nin kamu kurumlarına yönelik “ihmal” eleştirisi kendi değerlendirmesi niteliğinde. Soruşturmanın hukuki boyutuna ilişkin nihai değerlendirmelerin ilgili makamların incelemeleri ve yargı süreci sonunda ortaya çıkması bekleniyor.
