featured

Ankara Dünyanın Gündeminde! İsrail Basını Türkiye’nin Yükselişini Yazdı

0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Ankara’da düzenlenecek NATO Zirvesi öncesinde uluslararası kamuoyunun gözü Türkiye’ye çevrilirken, İsrail basınında yer alan dikkat çekici analizler Ankara’nın son yıllarda artan diplomatik ve askeri etkisini gündeme taşıdı. Özellikle ABD Başkanı Donald Trump’ın Türkiye ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik açıklamaları, bölgesel dengelerde yaşanan değişimin önemli göstergeleri arasında değerlendirildi.

İsrail’in önde gelen gazetelerinden Haaretz’te yayımlanan analizde, Trump’ın Cumhurbaşkanı Erdoğan hakkında kullandığı dikkatli ve özenli diplomatik dilin tesadüfi olmadığı vurgulandı. Haberde, Washington ile Ankara arasındaki ilişkilerin son dönemde yeniden ivme kazandığına dikkat çekilirken, iki lider arasındaki kişisel diyaloğun da bu sürece önemli katkı sunduğu ifade edildi.

Analizde, ABD’nin Türkiye Büyükelçisi ve aynı zamanda Suriye ile Irak Özel Temsilcisi olarak görev yapan Tom Barrack’ın, Trump ile Erdoğan arasındaki ilişkinin karşılıklı güven ve güçlü iletişime dayandığını dile getirdiği aktarıldı. Bu yakınlaşmanın NATO Zirvesi öncesinde daha da görünür hale geldiği yorumları yapıldı.

Trump’ın, 7 Temmuz’da Ankara’da gerçekleştirilecek NATO Zirvesi’ne katılım kararını Cumhurbaşkanı Erdoğan’a duyduğu saygıyla ilişkilendirmesi de uluslararası basında geniş yer buldu. Ayrıca ABD Başkanı’nın Türkiye’nin uzun süredir gündeminde bulunan F-35 savaş uçakları talebine ilişkin olumlu mesajlar vermesi, iki ülke arasında savunma alanında yeni bir sayfanın açılabileceği yönünde değerlendirmelere neden oldu.

Haberde Türkiye’nin savunma sanayisinde son yirmi yılda kaydettiği dönüşüm de ayrıntılı şekilde ele alındı. 2004 yılında İstanbul’da düzenlenen NATO Zirvesi döneminde savunma ihtiyaçlarının büyük bölümünü dış alımlarla karşılayan Türkiye’nin bugün ise yerli ve milli üretime ağırlık vererek önemli bir üretici konumuna yükseldiği belirtildi.

Özellikle insansız hava araçları alanında elde edilen başarıların Türkiye’yi bölgesel ölçekte güçlü bir savunma sanayisi aktörüne dönüştürdüğü ifade edilirken, ülkenin yalnızca silah satın alan bir devlet olmaktan çıkıp teknoloji ihraç eden ve askeri tecrübesini paylaşan bir ülke haline geldiği vurgulandı. Savunma sanayisinin yıllık üretim hacminin yaklaşık 20 milyar dolara ulaştığına dikkat çekilen analizde, Türkiye’nin küresel savunma pazarındaki etkisinin her geçen yıl arttığı kaydedildi.

Ankara’da gerçekleştirilecek NATO Zirvesi için hazırlıkların da kapsamlı şekilde sürdüğü belirtildi. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nın açıklamalarına göre zirveye 32 ülkenin devlet ve hükümet başkanı ile binlerce yabancı heyet üyesinin katılması bekleniyor. Bu nedenle başkentte güvenlik önlemleri en üst seviyeye çıkarılırken, zirve öncesinde gerçekleştirilen terörle mücadele operasyonlarında 200’den fazla şüphelinin gözaltına alındığı bildirildi.

İsrail basınındaki değerlendirmelerde, Türkiye’nin yalnızca NATO içerisindeki rolünü güçlendirmeyi değil, aynı zamanda Körfez ülkeleriyle Batı arasında stratejik bir köprü oluşturmayı hedeflediği ifade edildi. Katar, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri ve Kuveyt’in zirveye davet edilmesi de Ankara’nın bölgesel diplomasi vizyonunun önemli bir parçası olarak yorumlandı.

Haberde ayrıca Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın son dönemde şekillendirdiği güvenlik yaklaşımına da yer verildi. Buna göre Türkiye, bölge ülkelerinin güvenliklerini yalnızca küresel ittifaklara dayandırmak yerine, kendi aralarında güçlü iş birliği mekanizmaları kurmalarını savunuyor.

Hakan Fidan’ın daha önce yaptığı açıklamalara atıfta bulunulan analizde, Türkiye’nin temel hedefinin devletler arasında kalıcı güven ortamı oluşturacak bölgesel güvenlik düzenlemeleri inşa etmek olduğu belirtildi. Ankara’nın bu vizyon doğrultusunda hem NATO içinde etkinliğini artırmayı hem de Orta Doğu’da yeni bir dayanışma zemini oluşturmayı amaçladığı değerlendirmesi yapıldı.

Uluslararası basında yer alan bu analizler, Ankara’da gerçekleştirilecek NATO Zirvesi’nin yalnızca askeri bir toplantı olmanın ötesinde, Türkiye’nin küresel ve bölgesel diplomasi alanındaki yükselen etkisini ortaya koyacak önemli bir platform olarak görüldüğünü ortaya koyuyor.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter