Otizm mi, Deha mı, OKB mi, Yoksa Zekâ mı?

0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Bilinçten Bakınca Etiketler Yerini Farkındalığa Bırakır
Toplum olarak sevdiğimiz bir şey varsa, o da isim koymak.
Davranışlara, düşüncelere, farklılıklara…
“Çok takıntılı.”
“Biraz tuhaf.”
“Aşırı zeki ama sosyal değil.”
“Kesin OKB.”
“Otistik gibi.”
“Bu çocuk deha.”
Peki gerçekten neye bakıyoruz?
Bir tanıya mı… yoksa bir bilinç biçimine mi?
Bir enerji terapisti olarak şunu net söyleyebilirim:
İnsan zihni yalnızca beyinle çalışmaz. Zihin, beden ve enerji alanı birlikte işler. Ve çoğu zaman biz, bu alanlardaki farklı titreşimleri, hastalık ya da anormallik olarak etiketleriz.
Otizm: Farklı Bir Algı Kanalı
Otizm çoğu zaman “eksiklik” üzerinden anlatılır.
Oysa enerji alanında baktığımızda, otistik bireylerin bir kısmında yüksek duyusal hassasiyet ve filtresiz algı görürüz.
Onlar dünyayı bizim süzgeçlerimizden değil, daha çıplak bir frekanstan algılar.
Ses, ışık, duygu, enerji… Hepsi daha yoğun gelir.
Bu bir eksiklik değil;
başka bir bilinç ayarıdır.
Deha: Uyum mu, Taşkınlık mı?
Deha dediğimiz şey çoğu zaman, toplum ortalamasının çok dışında çalışan bir zihindir.
Ama bu zihinler çoğu zaman:
•Uyumlanmakta zorlanır
•Yalnızlığı sever
•Tek bir konuya aşırı odaklanır
•Zaman algısı farklıdır
Yani dışarıdan bakıldığında, “garip” ya da “takıntılı” görünür.
Oysa burada mesele zekâ değil;
bilincin akış hızıdır.
OKB: Kontrol İhtiyacı mı, Enerji Dengesizliği mi?
Obsesif Kompulsif Bozukluk, zihnin sürekli kontrol etme ihtiyacıyla tanımlanır.
Ama enerji perspektifinden baktığımızda şunu görürüz:
OKB çoğu zaman,
•Güvensizlikten
•Belirsizliğe tahammülsüzlükten
•Aşırı zihinsel aktiviteden
doğar.
Yani kişi “takıntılı” değildir;
zihni hiç susmuyordur.
Bu, bastırılmış bir korkunun sürekli alarm vermesidir.
Zekâ: Tek Bir Şey Değildir
Zekâyı hâlâ tek bir ölçüyle tanımlamaya çalışıyoruz.
Oysa bilinç düzeyinde zekâ;
•Duygusal olabilir
•Sezgisel olabilir
•Matematiksel olabilir
•Bedensel olabilir
•Enerjisel olabilir
Ve bazen bir insan, bir alanda aşırı açıkken başka bir alanda kapalı olabilir.
Bu onu hasta yapmaz.
Farklı yapar.
Asıl Soru Şu:
Biz gerçekten hastalık mı görüyoruz,
yoksa farklı çalışan bilinç sistemleri mi?
Her farklılığı tanıyla kapatmaya çalıştığımızda,
o bilincin potansiyelini de kapatıyoruz.
Bilinç farkındalığı dediğimiz şey tam olarak burada başlar:
Etiketlemek yerine anlamaya çalıştığımızda.
Belki de mesele şu değildir:
“Otizm mi, deha mı, OKB mi, zekâ mı?”
Belki asıl mesele şudur:
Bu bilinç bu dünyada nasıl daha dengede ve daha şefkatle var olabilir?
Ve işte enerji çalışmaları tam burada devreye girer.
Zihni susturmak için değil,
bilinci yumuşatmak için.
Çünkü her zihin düzeltilmek için değil,
anlaşılmak için vardır. ✨
Simay ohara / Enerji terapisti

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter