Her yeni güne farklı bir manşetle uyanıyoruz. Ekonomi, yapay zekâ, savaşlar, iklim olayları, toplumsal gerilimler, adalet tartışmaları… Gündem sürekli değişiyor ama insanların içinde büyüyen ortak duygu aynı: Belirsizlik.
Belirsizlik, zihni en çok yoran duygulardan biridir. Çünkü insan, kontrol edemediği durumlarda çoğu zaman korku üretmeye başlar. Oysa tarih bize şunu gösteriyor: En büyük dönüşümler, en büyük belirsizlik dönemlerinde yaşanmıştır.
Bugün toplum olarak sadece ekonomik ya da sosyal bir sınav vermiyoruz. Aynı zamanda duygusal ve zihinsel dayanıklılığımız da test ediliyor. Bir haber okuyoruz, birkaç dakika sonra başka bir gelişme geliyor. Sürekli alarm halinde yaşamak ise hem bedenimizi hem ruhumuzu yoruyor.
Enerji terapisti bakış açısıyla şunu söyleyebilirim: İnsan bedeni sürekli korku, öfke ve kaygı frekansında kaldığında; uyku düzeni, odaklanma, motivasyon ve ilişkiler bundan etkilenebilir. Bu nedenle gündemi takip etmek kadar, zihinsel sınırlar oluşturmak da önemlidir.
Elbette yaşanan sorunları görmezden gelmek çözüm değildir. Ancak her haberin duygusal yükünü gün boyu üzerimizde taşımak da bize güç kazandırmaz. Bilgi sahibi olmak ile korkuya teslim olmak arasında ince ama önemli bir çizgi vardır.
Bugün kendinize şu soruları sorun:
* Gün içinde kaç saatimi olumsuz haberlere ayırıyorum?
* Bana gerçekten iyi gelen insanlarla yeterince vakit geçiriyor muyum?
* Bedenimi hareket ettiriyor, doğaya çıkıyor, nefesime alan açıyor muyum?
* Şikâyet ettiğim kadar çözüm üretmeye de zaman ayırıyor muyum?
Toplumlar, yalnızca ekonomik yatırımlarla değil; umut, dayanışma ve sağlıklı iletişimle de güçlenir. Birbirimize karşı daha anlayışlı olmak, çocuklarımızın yanında kullandığımız dile dikkat etmek ve sosyal medyada öfke yerine sağduyuyu çoğaltmak hepimizin katkı sağlayabileceği adımlardır.
Çünkü güçlü toplumlar, yalnızca güçlü ekonomilerden değil; güçlü, bilinçli ve birbirine destek olan bireylerden doğar.
Bu yüzden bugün korkuyu değil umudu, öfkeyi değil anlayışı, umutsuzluğu değil çözüm üretmeyi seçelim. Değişim, çoğu zaman tek bir insanın kendi içindeki dengeyi yeniden kurmasıyla başlar.
Simay Ohara / Enerji terapisti
