Trump açıklamasında, Hürmüz Boğazı’ndaki durumun küresel enerji ve deniz ticareti açısından kritik olduğunu vurgulayarak ABD Donanması’na bölgede daha etkin bir kontrol talimatı verdiklerini ifade etti. Boğazdan geçen gemilerin güvenliği konusunda “abluka” ve denetim sürecinin başlatılacağını söyleyen Trump, İran’ın bölgedeki faaliyetlerini uluslararası hukuk açısından tehdit olarak nitelendirdi.
Açıklamalarında oldukça sert bir dil kullanan Trump, İran’ın bölgeyi “şantaj aracı” olarak kullandığını iddia ederek ABD’nin bu duruma boyun eğmeyeceğini söyledi. ABD yönetiminin, Hürmüz Boğazı’ndaki olası tehditlere karşı askeri hazırlıklarını artırdığını da dile getirdi.
Müzakerelerin genel seyrine de değinen Trump, görüşmelerde bazı ilerlemeler sağlandığını ancak en kritik konu olan nükleer program başlığında uzlaşma sağlanamadığını ifade etti. Bu durumun sürecin tıkanmasına neden olduğunu belirtti.
Öte yandan ABD basını, İran ile yürütülen görüşmelerde Hürmüz Boğazı, uranyum zenginleştirme ve dondurulmuş varlıklar gibi başlıkların temel anlaşmazlık noktaları olduğunu yazmıştı. Bu üç konunun, taraflar arasındaki güven krizini derinleştirdiği ve kalıcı bir anlaşmayı zorlaştırdığı değerlendiriliyor.
Genel olarak bakıldığında, ABD ile İran arasındaki gerilim hem diplomatik hem de askeri boyutlarıyla tırmanmaya devam ederken, Hürmüz Boğazı gibi stratejik bölgelerdeki gelişmelerin uluslararası dengeleri doğrudan etkilediği görülüyor.