Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye’nin uluslararası finansal sistemdeki konumuna ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Özellikle kara para aklama ve terörizmin finansmanı ile mücadele alanında ülkelerin uyum düzeyini denetleyen Financial Action Task Force (FATF) tarafından yürütülen değerlendirme sürecine değinen Şimşek, Türkiye’nin yeniden “gri listeye” girme riskinin bulunmadığını ifade etti.
Şimşek’in açıklamaları, Türkiye’nin son yıllarda finansal şeffaflık ve uluslararası standartlara uyum konusunda attığı adımların geldiği noktayı göstermesi açısından dikkat çekti. Bilindiği üzere FATF, ülkelerin kara para aklama ve terör finansmanı ile mücadele performanslarını düzenli olarak değerlendiriyor ve eksiklik tespit edilen ülkeleri “gri liste” olarak adlandırılan izleme listesine alıyor.
Türkiye, Financial Action Task Force’un Ekim 2021’de gerçekleştirdiği genel kurul toplantısında bu listeye dahil edilmişti. Bu gelişme, uluslararası yatırımcı güveni açısından bazı olumsuz etkiler yaratmış, finansal işlemlerde ek denetimler ve maliyet artışlarına neden olmuştu. Ancak Türkiye, FATF tarafından belirlenen eylem planını hayata geçirerek önemli reformlar gerçekleştirdi ve Haziran 2024’te yapılan genel kurul toplantısında gri listeden çıkarıldı.
Bakan Şimşek, mevcut durumda yürütülen 5. tur değerlendirme sürecinin devam ettiğini belirterek, Türkiye’nin teknik uyum açısından oldukça ileri bir seviyeye ulaştığını vurguladı. Yapılan çalışmaların, ülkenin yeniden gri listeye alınmasını gerektirecek herhangi bir zafiyet bırakmadığını ifade eden Şimşek, bu nedenle böyle bir riskin söz konusu olmadığını dile getirdi.
Açıklamalar, CHP İstanbul Milletvekili Fethi Açıkel tarafından verilen bir soru önergesine yanıt olarak yapıldı. Şimşek, yanıtında yalnızca mevcut durumu değerlendirmekle kalmadı, aynı zamanda geleceğe yönelik politika ve hedeflere de değindi.
Türkiye’nin kara para aklama ve terörizmin finansmanı ile mücadelesinde sadece mevzuat uyumu değil, uygulamadaki etkinliğin de artırılmasına odaklanıldığını belirten Şimşek, bu kapsamda kurumlar arası iş birliğinin güçlendirildiğini söyledi. Farklı kamu kurumlarının temsilcilerinden oluşan çalışma grupları aracılığıyla, risk alanlarının belirlenmesi ve bu alanlara yönelik stratejik adımların atılması hedefleniyor.
Bakan ayrıca, Mali Suçları Araştırma Kurulu’nun kapasitesinin artırılmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü ifade etti. MASAK’ın hem teknik altyapısının hem de idari gücünün geliştirilmesi için çeşitli yapısal önlemler alındığı belirtildi. Bu kapsamda denetimlerin kapsamı genişletilirken, yükümlülük ihlallerine yönelik incelemelerin sayısının da artırıldığı kaydedildi.
Özellikle son yıllarda hızla büyüyen kripto varlık piyasasına da dikkat çeken Şimşek, bu alanda faaliyet gösteren hizmet sağlayıcılara yönelik düzenlemelerin sıkılaştırıldığını ifade etti. Yapılan yeni mevzuat düzenlemeleriyle birlikte, finansal sistemin şeffaflığının artırılması ve yasa dışı finansal hareketlerin önlenmesi amaçlanıyor.
Bunun yanı sıra Türkiye’nin 2026-2030 dönemini kapsayacak yeni Ulusal Strateji Belgesi üzerinde de çalışmalar devam ediyor. Bu belgeyle birlikte, önümüzdeki yıllarda kara para ve terör finansmanı ile mücadelede izlenecek yol haritasının daha net bir şekilde ortaya konulması hedefleniyor.
Uzmanlara göre Türkiye’nin gri listeden çıkması ve yeniden bu listeye girme riskinin düşük olması, ülkeye yönelik yabancı yatırımcı algısını olumlu yönde etkileyebilir. Finansal sistemde güvenin artması, sermaye girişlerini destekleyebilir ve ekonomik istikrar açısından önemli katkılar sağlayabilir.
Sonuç olarak, Bakan Şimşek’in açıklamaları Türkiye’nin uluslararası finansal standartlara uyum konusunda önemli ilerleme kaydettiğini ortaya koyarken, sürdürülen reformların ve denetim mekanizmalarının bu kazanımları kalıcı hale getirmeyi amaçladığını gösteriyor.
