featured

İş Yerinde Küfür Tartışmasına Son Nokta! Yargıtay Kararını Verdi

0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Yargıtay’dan milyonlarca çalışanı ilgilendiren önemli bir karar geldi. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, işverenin çalışanına yönelik hakaret, küfür ve aşağılayıcı davranışlarının işçi açısından haklı fesih sebebi oluşturduğuna hükmetti. Kararda, işverenin çalışanının telefonunu yere fırlatarak kırması ve ağır sözler kullanmasının kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğu belirtildi.

İşçi ve işveren arasındaki uyuşmazlığa konu olan olayda, uzun yıllardır aynı iş yerinde çalışan bir kişi, iş sözleşmesini sonlandırmasının ardından mahkemeye başvurdu. Çalışan; fazla mesai ücretlerinin ödenmediğini, yıllık izinlerinin eksik kullandırıldığını, ücretinin bir bölümünün elden verildiğini ve işveren tarafından hakarete uğradığını öne sürerek çeşitli alacaklarının ödenmesini talep etti.

Dava sürecinde dinlenen tanıkların ifadeleri de dosyada önemli rol oynadı. Tanık beyanlarına göre işveren yetkilisinin, çalışanına diğer personelin önünde sert şekilde tepki gösterdiği, telefonunu yere atarak kırdığı ve küfürlü ifadeler kullandığı belirtildi. Yerel mahkeme, bu davranışların işçi açısından çalışma ilişkisinin devamını çekilmez hale getirdiğine karar verdi.

Mahkeme, işçinin iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği sonucuna ulaşarak kıdem tazminatı ve diğer işçilik alacaklarının ödenmesine hükmetti. Ayrıca yaşanan olayların çalışan üzerinde oluşturduğu manevi zarar nedeniyle 5 bin lira manevi tazminat ödenmesine karar verildi.

Dosyanın temyiz incelemesini yapan Yargıtay 9. Hukuk Dairesi ise yerel mahkemenin iş sözleşmesinin haklı nedenle sona erdirildiğine ilişkin kararını uygun buldu. Yüksek Mahkeme, işverenin çalışanına karşı kullandığı aşağılayıcı ifadelerin ve sergilediği davranışların kabul edilemez olduğunu vurguladı.

Yargıtay kararında, işveren tarafından gerçekleştirilen hakaret ve telefon kırma eyleminin yalnızca iş ilişkisi kapsamında değerlendirilemeyeceği, aynı zamanda çalışanın kişilik haklarına yönelik ağır bir saldırı oluşturduğu ifade edildi. Bu nedenle işçinin haklı fesih hakkını kullanabileceği belirtildi.

Öte yandan Yargıtay, yerel mahkemenin belirlediği 5 bin liralık manevi tazminat miktarını da yetersiz buldu. Olayın ağırlığı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile yaşanan mağduriyet dikkate alınarak manevi tazminat miktarının yeniden değerlendirilmesi gerektiğine karar verildi.

Yüksek Mahkeme ayrıca işçinin fazla mesai alacağı konusunda da yeniden inceleme yapılmasını istedi. İşçinin görev ve konumu nedeniyle çalışma süresine ilişkin değerlendirmelerin daha ayrıntılı ele alınması gerektiği ifade edildi.

Karar, işverenlerin çalışanlarına yönelik tutum ve davranışları konusunda önemli bir emsal niteliği taşıyor. Uzmanlar, iş yerinde hakaret, aşağılama veya çalışanı küçük düşürücü davranışların yalnızca etik açıdan değil, hukuki açıdan da ciddi sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekiyor.

Yargıtay’ın bu kararıyla birlikte, işverenin çalışanına karşı kullandığı ağır sözler ve fiziksel zarar içeren davranışların işçi açısından haklı fesih nedeni sayılabileceği bir kez daha ortaya konmuş oldu.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter