İstanbul-Şanlıurfa seferini yapan AJet uçağında yapılan bomba şakası, ciddi yasal sonuçlar doğurdu. Olay, İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı’nda başladı. İddiaya göre iki kız kardeşten biri, kardeşini kast ederek “canlı bomba” olduğunu söyledi. Zanlı şaka yaptığını belirtti fakat güvenlik prosedürleri gereği uçaktaki tüm yolcular tahliye edildi, detaylı arama yapıldı ve sefer tam 3 saat gecikti. Bu süreçte iki yolcu gözaltına alındı.
Olayın ardından açılan kamu davasında mahkeme, zanlıyı “hava ulaşım aracının hareketini engellemek” suçundan 4 yıl 2 ay hapis cezasına çarptırdı. Ayrıca, iki yolcu bir yıl süreyle havayolu şirketinin kara listesine alındı. Hava yolu şirketi, uğradığı ticari kayıp ve yolcuların mağduriyeti nedeniyle ayrı bir tazminat davası açma hakkına sahip.
Avukat Mustafa Zafer, NTV’ye yaptığı açıklamada, ulaşım araçlarının hareketinin engellenmesinin Türk Ceza Kanunu’nda suç olduğunu ve 5 ila 10 yıl arasında hapis cezası öngörüldüğünü hatırlattı. Zafer, cezanın istinaf mahkemesinde onaylanması durumunda zanlının en az bir yıl cezaevinde kalacağını belirtti. Ayrıca, yolcunun rötar nedeniyle oluşan yakıt masrafları, personel giderleri ve mağduriyet tazminatları gibi birçok yaptırımla karşı karşıya kalacağını ifade etti.
Olay sosyal medyada geniş yankı uyandırırken, etiketler #ajet #hapis #şaka #uçak #canlıbomba olarak öne çıktı. Yolcunun şakası, hem hukuki hem de ekonomik açıdan ciddi sonuçlar doğurmuş oldu.
İlgili olay, özellikle havacılık güvenliği ve kamuoyunda “şaka bile olsa ciddi cezalar doğurabilir” tartışmalarını yeniden gündeme getirdi. Uçak yolcularının güvenliği ve uçuş sürekliliği, yasal yaptırımların önemini bir kez daha gözler önüne serdi.
