featured

Bakan Tekin Açıkladı! Öğretmenlere Sınıfta Cep Telefonu Uyarısı

0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 2026-2027 eğitim öğretim yılı öncesinde eğitim gündemine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Anadolu Ajansı Editör Masası’na konuk olan Tekin, öğretmenlerin sınıfta cep telefonu kullanımından beyaz önlük uygulamasına, Türkiye’nin derslik ve öğretmen sayısındaki değişimden PISA sonuçlarına kadar birçok başlıkta değerlendirmeler yaptı.

Bakan Tekin’in açıklamalarında öğretmenlerin ders sırasında cep telefonu kullanımı da dikkat çeken başlıklardan biri oldu. Tekin, sınıfta cep telefonu kullanımını abartan bazı öğretmenlerin bulunduğunu belirterek bu konuda öğretmenlere uyarı yapıldığını söyledi.

Öğretmenlere sınıfta cep telefonu uyarısı

Yusuf Tekin, ders sırasında cep telefonu kullanımına ilişkin yaptığı değerlendirmede, bazı öğretmenlerin telefon kullanımını olması gerekenden fazla sürdürdüğünü ifade etti.

Tekin, “Sınıfta cep telefonu kullanımını biraz abartan öğretmenlerimiz vardı. Öğretmen arkadaşlarımıza derste cep telefonu kullanmama konusunda uyarıda bulunduk” dedi.

Böylece öğretmenlerin sınıf içerisindeki telefon kullanımına ilişkin Bakanlık tarafından yapılan uyarı da kamuoyuna açıklanmış oldu.

Beyaz önlük uygulamasına ilişkin de konuştu

Bakan Tekin, öğretmenlerin kıyafetleri konusunda da değerlendirmelerde bulundu. Öğretmenlerin Devlet Memurları Kanunu’na tabi olduğunu belirten Tekin, kılık ve kıyafet konusunda mevcut yönetmeliklere işaret etti.

Tekin, öğretmenlerin nasıl giyineceğinin Kılık Kıyafet Yönetmeliği kapsamında tanımlandığını söyledi.

Bakanın açıklamaları, öğretmenlerin kıyafet düzenlemeleri ve beyaz önlük uygulamasına ilişkin tartışmaların yeniden gündeme gelmesine neden oldu.

Derslik sayısı 760 bine yaklaştı

Eğitim altyapısına ilişkin verileri de paylaşan Bakan Tekin, Türkiye’de derslik sayısının son yıllarda önemli ölçüde arttığını söyledi.

Tekin’in verdiği bilgilere göre 2002 yılında Türkiye’de yaklaşık 357 bin derslik bulunurken bugün bu sayı 760 bine yaklaşmış durumda.

Tekin, Türkiye’nin deprem başta olmak üzere doğal afet riski taşıyan bir ülke olduğuna dikkat çekerek geçmişte ekonomik ömrünü tamamlayan veya doğal afetlerde zarar gören çok sayıda okul ve dersliğin yenilendiğini belirtti.

Bakan Tekin, derslik sayısındaki artışla birlikte öğrencilerin daha uygun eğitim ortamlarına kavuşmasının hedeflendiğini ifade etti.

Okul öncesi eğitime erişim yüzde 80’in üzerine çıktı

Tekin, eğitime erişim konusunda da önemli değişiklikler yaşandığını belirtti.

Bakanın açıklamasına göre 2002 yılında okul öncesi eğitime erişim oranı yaklaşık yüzde 11 seviyesindeyken bugün yüzde 80’in üzerine çıkmış durumda.

Ortaöğretime devam oranının ise 2002 yılında yüzde 50’ler seviyesinde olduğunu belirten Tekin, bu oranın bugün yüzde 90’ın üzerine yükseldiğini söyledi.

Taşımalı eğitim sistemi ve pansiyon kapasitesinin artırılmasının da özellikle ulaşım sorunu yaşayan öğrencilerin eğitime erişimini kolaylaştırmak amacıyla hayata geçirildiğini ifade etti.

“Öğretmen sayısı arttı”

Eğitimde niteliğin artırılmasında öğretmen sayısının da önemli bir faktör olduğunu belirten Tekin, 2002 yılından bu yana öğretmen sayısında ciddi artış yaşandığını söyledi.

Tekin, 2002 yılında yaklaşık 540 bin öğretmen bulunduğunu, bugün ise özel okullardaki öğretmenlerle birlikte toplam sayının 1 milyon 260 bine ulaştığını açıkladı.

Bakan Tekin, mevcut öğretmenlerin yaklaşık yüzde 80’inin AK Parti iktidarları döneminde atandığını belirterek öğretmen sayısındaki artışın eğitimde öğrenci-öğretmen oranlarının iyileştirilmesine katkı sağladığını savundu.

PISA başarısının arkasındaki faktörleri anlattı

Tekin, Türkiye’nin PISA sonuçlarındaki performansına ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.

Eğitimdeki başarının yalnızca tek bir faktöre bağlanamayacağını belirten Tekin; derslik sayısının artırılması, öğretmen sayısının yükseltilmesi, eğitime erişimin genişletilmesi ve müfredatta yapılan değişikliklerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Tekin, 2014-2015 yıllarında öğretmen yeterlilikleri konusunda uluslararası göstergelerle uyumlu kapsamlı bir çalışma gerçekleştirildiğini ifade etti.

“Müfredat bilgi odaklı olmaktan çıkarılmalı”

Bakan Tekin, Türkiye’nin eğitim sisteminde geçmiş yıllarda temel hedeflerden birinin öğrencilere mümkün olduğunca fazla bilgi aktarmak olduğunu belirtti.

Özellikle 1980’li ve 1990’lı yıllarda öğrencilerin bilgiye ulaşabileceği kaynakların sınırlı olduğunu söyleyen Tekin, internet ve dijital teknolojilerin yaygınlaşmasıyla birlikte eğitim anlayışının da değişmesi gerektiğini ifade etti.

Tekin, geçmişte müfredata farklı dönemlerde çok sayıda konu eklendiğini ve bunun zaman içerisinde müfredatın yoğunlaşmasına neden olduğunu söyledi.

Bunun sonucunda öğretmenlerin ders saatleri içerisinde çok geniş bir müfredatı yetiştirmeye çalıştığını belirten Tekin, bunun da eğitim kalitesini olumsuz etkileyebileceğini savundu.

Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli vurgusu

Tekin, eğitim sistemindeki dönüşüm kapsamında 2024 yılında hayata geçirilen Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ne de değindi.

Yeni modelin yalnızca öğrencilerin bilgi edinmesine değil, edindikleri bilgiyi analiz ederek günlük yaşamda kullanabilmesine odaklandığını belirten Tekin, eğitim sistemindeki bilgi yükünün azaltılmasının da hedeflendiğini söyledi.

Bakan Tekin, öğrencilerin bilgiye ulaşmasının artık geçmişe göre çok daha kolay olduğunu belirterek eğitim sisteminin temel hedefinin yalnızca bilgi aktarmak yerine öğrencilerin bilgiyi kullanma, değerlendirme ve günlük yaşam becerilerine dönüştürme kapasitesini geliştirmek olduğunu ifade etti.

Eğitim gündeminde yeni dönem

Yusuf Tekin’in açıklamaları, yeni eğitim öğretim yılı öncesinde öğretmenlerin çalışma koşulları, sınıf içerisindeki uygulamalar, kıyafet düzenlemeleri ve eğitim sistemindeki dönüşüm tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.

Özellikle öğretmenlerin ders sırasında cep telefonu kullanımına ilişkin yapılan uyarı dikkat çekerken, Bakan Tekin’in açıklamalarında eğitim altyapısındaki büyüme, öğretmen sayısındaki artış, eğitime erişim oranları ve müfredat değişikliği de öne çıkan başlıklar arasında yer aldı.

Yeni eğitim öğretim yılında Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin kapsamının genişlemesiyle birlikte eğitim sistemindeki değişikliklerin öğrenciler, öğretmenler ve veliler üzerindeki etkileri de yakından takip edilecek.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter