Tesla, 2023 yılında California’da meydana gelen ve bir kişinin hayatını kaybettiği, bir kişinin de ağır yaralandığı trafik kazası nedeniyle açılan davada karşı tarafla mahkeme kararı çıkmadan anlaşmaya gitti.
Kazanın ardından hayatını kaybeden 31 yaşındaki Genesis Giovanni Mendoza Martinez’in ailesi tarafından Tesla’ya karşı dava açılmıştı. Davada, şirketin Autopilot sisteminin yeteneklerini pazarlama biçimi ve sürücülerde oluşturduğu güven duygusu önemli tartışma başlıkları arasında yer alıyordu.
Tarafların anlaşmaya varmasıyla birlikte davanın jüri önünde görülmesinin ve Tesla’nın kazadaki sorumluluğuna ilişkin bir karar verilmesinin önüne geçildi.
UZLAŞMANIN MALİ DETAYLARI AÇIKLANMADI
Tesla ile Martinez’in ailesi arasında yapılan anlaşmanın mali koşulları kamuoyuyla paylaşılmadı.
Şirketin aileye herhangi bir tazminat ödeyip ödemediği ve ödeme yapıldıysa bunun miktarının ne olduğu açıklanmadı. Ayrıca taraflar arasındaki uzlaşmanın Tesla’nın kazada hukuki sorumluluğunu kabul ettiği anlamına gelmediği belirtildi.
Bu nedenle davanın sonuçlanmış olması, mahkemenin Tesla’yı kazadan sorumlu tuttuğu şeklinde değerlendirilmiyor.
KAZA 2023’TE MEYDANA GELDİ
Davanın merkezinde 18 Şubat 2023’te California’nın Contra Costa bölgesinde meydana gelen ağır kaza bulunuyor.
Olay günü Genesis Giovanni Mendoza Martinez’in kullandığı Tesla Model S, daha önce meydana gelen başka bir kazaya müdahale etmek amacıyla yol üzerinde duran bir itfaiye aracına yüksek hızla çarptı.
Araç, yaklaşık 113 kilometre/saat hızla itfaiye aracına çarparken kazanın şiddeti ağır sonuçlara yol açtı.
Tesla’nın sürücüsü Martinez olay yerinde hayatını kaybetti. Araçta yolcu olarak bulunan kardeşi ise kazadan ağır yaralı olarak kurtuldu.
AUTOPILOT SİSTEMİNİN KAZADAN ÖNCE DEVREDE OLDUĞU BELİRLENDİ
Kazayla ilgili araç verilerinin incelenmesi, Tesla’nın Autopilot sisteminin çarpışmadan yaklaşık 12 dakika önce etkinleştirildiğini ortaya koydu.
Bu ayrıntı, daha sonra açılan davanın en önemli unsurlarından biri haline geldi.
Martinez’in ailesi, sürücünün Tesla’nın Autopilot sistemine şirketin tanıtımları ve açıklamaları nedeniyle gereğinden fazla güvenmiş olabileceğini savundu.
Ailenin iddiasına göre kullanılan pazarlama dili, sürücünün aracın sürüş görevlerini büyük ölçüde kendi başına yerine getirebildiğini ve sürücünün sürekli olarak yolu kontrol etmesinin gerekli olmadığını düşünmesine neden olmuş olabilir.
AİLE TESLA’NIN TANITIMLARINI MAHKEMEYE TAŞIDI
Davada yalnızca kazanın nasıl meydana geldiği değil, Tesla’nın Autopilot teknolojisini kamuoyuna nasıl sunduğu da tartışıldı.
Martinez’in ailesi, Tesla’nın sistemin yeteneklerini olduğundan daha ileri gösterdiğini ileri sürdü. Davacılar, özellikle Autopilot isminin ve sistemle ilgili şirket açıklamalarının sürücüler üzerinde yanlış bir güven oluşturabileceğini savundu.
Tesla ise bu iddiaları kabul etmedi.
Şirket, sürücünün kullanım kılavuzunda yer alan uyarılara uymadığını ve aracın sürüş sırasında verdiği aktif uyarıların dikkate alınmadığını savundu. Tesla’nın yaklaşımına göre sürücünün aracın kontrolünü sürekli şekilde elinde tutması ve sisteme rağmen yolu takip etmesi gerekiyordu.
MAHKEME ELON MUSK’IN AÇIKLAMALARINI DA İNCELEDİ
Dava sürecinde Tesla CEO’su Elon Musk’ın geçmişte Autopilot sistemi hakkında yaptığı açıklamalar da gündeme geldi.
Davaya bakan yargıç, daha önce verdiği bir kararda Autopilot adının tüketiciler açısından yanıltıcı olabileceği yönündeki iddianın makul şekilde değerlendirilebileceğine hükmetti.
Mahkeme ayrıca Musk’ın Autopilot sisteminin insan sürücülerden daha iyi performans gösterdiğine ilişkin açıklamalarının dava kapsamında ele alınabileceğine karar verdi.
Bu karar, dava jüri karşısına çıksaydı yalnızca kazanın teknik nedenlerinin değil, Tesla’nın sürüş destek sistemini pazarlama ve tanıtma biçiminin de ayrıntılı şekilde incelenebileceği anlamına geliyordu.
Ancak tarafların uzlaşmaya gitmesiyle birlikte bu konularda jüri tarafından nihai bir değerlendirme yapılmadı.
TESLA SORUMLULUĞU KABUL ETMEDİ
Tesla’nın davadaki temel savunması, kazanın doğrudan Autopilot sisteminden kaynaklandığının kabul edilemeyeceği yönündeydi.
Şirket, sürücünün sistemin kullanımına ilişkin uyarıları dikkate alması gerektiğini ve aracın sürüş sırasında verdiği uyarıların bulunduğunu savundu.
Autopilot’ın tam anlamıyla otonom bir sürüş sistemi olmadığı ve sürücünün yol boyunca kontrolü elinde tutması gerektiği yönündeki Tesla savunması da davanın önemli başlıklarından biri oldu.
Uzlaşma nedeniyle tarafların iddiaları hakkında jüri kararı çıkmadı.
TESLA’NIN BENZER DAVALARI DA GÜNDEME GELDİ
Tesla’nın sürüş destek sistemleriyle bağlantılı kazalar nedeniyle daha önce de çeşitli hukuki süreçlerle karşı karşıya kaldığı biliniyor.
Bunlardan biri 2019 yılında Florida’da meydana gelen ve 2025 yılında jüri kararıyla sonuçlanan davaydı.
Söz konusu kazada Autopilot sistemi kullanılan bir Tesla Model S, yol kenarında bulunan başka bir araca çarptı. Kazada 22 yaşındaki Naibel Benavides Leon hayatını kaybetti, Dillon Angulo ise ağır yaralandı.
Davanın sonucunda jüri Tesla’yı kazada kısmen sorumlu tuttu ve toplam 243 milyon dolarlık tazminata hükmetti.
Tesla bu karara itiraz etti.
Söz konusu karar Şubat 2026’da federal bir yargıç tarafından onaylandı ancak temyiz süreci devam ediyor.
AUTOPILOT TARTIŞMASI YENİDEN GÜNDEMDE
California’daki son dava ise Tesla’nın sürüş destek teknolojileri konusunda karşı karşıya kaldığı hukuki tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.
Bir yanda şirket, Autopilot sisteminin sürücünün dikkatini tamamen devralmadığını ve sürücünün kontrolü bırakmaması gerektiğini savunurken diğer tarafta bazı davacılar, sistemin isimlendirilmesi ve şirket yöneticilerinin açıklamalarının kullanıcıların teknolojiye duyduğu güveni etkileyebileceğini ileri sürüyor.
Son davada tarafların anlaşmaya gitmesiyle birlikte bu iddiaların jüri tarafından değerlendirilmesi mümkün olmadı.
Böylece 2023 yılında bir kişinin hayatını kaybetmesine neden olan kaza nedeniyle açılan dava, Tesla’nın sorumluluğuna ilişkin mahkeme kararı verilmeden sona ermiş oldu.
