Haber Konseyi | Doğru Tarafsız Gazetecilik

Son dakika… ‘Hayat pahalılığı geçicidir’ Bahçeli: Pirenin deve yapılmasına duyarsız kalamayız

Son dakika… ‘Hayat pahalılığı geçicidir’ Bahçeli: Pirenin deve yapılmasına duyarsız kalamayız
9 views
07 Nisan 2022 - 13:09

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin TBMM’deki grup toplantısında açıklamalarda bulundu. Bahçeli anket şirketlerine tepki göstererek “Kimse bize yalan anketlerle ayar veremez, gözümüzü korkutamaz” dedi. Bahçeli, Rusya-Ukrayna savaşında silahların susmasına Türkiye’den başka hizmet eden ikinci bir ülke görülmediğini belirtti. Bahçeli, Buça’daki katliam görüntülerine ilişkin “Bu olayın önü ve arkası dikkatle araştırılmalı” ifadelerini kullandı. Bahçeli, “Bugünkü şartlarda enflasyon artmış olabilir, hayat pahalılığından sızlanmalar görülebilir. Bunların hepsi geçicidir. Pirenin deve yapılmasına asla duyarsız, asla ilgisiz kalmayız, kalamayız” dedi.

İşte Bahçeli’nin konuşmasından öne çıkanlar…

Merhum Türkeş bey, Türk siyaset ve devlet hayatının muhterem bir yüzüdür. Türkiye’nin zorlu yıllarında sahip olduğu engin tecrübesiyle dikkat çekmiştir. Aramızdan ayrılışının 25. yıldönümünde ona karşı duyduğumuz sevgide herhangi bir zayıflama emaresi görülmemiştir. Bazıları vardır geçmişinin borçlarını geleceğinden ödünç alarak ödemek zorunda kalmıştır. Veremeyeceğimiz hiçbir hesabımız yoktur. Mahcubiyet duyacağımız hiçbir karanlık ilişkimiz de bulunmamaktadır.

ANKET ŞİRKETLERİNE TEPKİ: ANKETLERİ YAPARKEN CHP GENEL MERKEZİ’NDE Mİ DOLAŞIYORSUNUZ

MHP 53 yıldır tuzakları bozuyor, 53 yıldır Türk İslam ülküsüne leke sürmek isteyenlerin heveslerini kursaklarında bırakıyor. Çünkü davamızın hisarları duayla yapılmıştır. Dün haklıydık, bugün haklıyız, Allah kerim yarın da haklı çıkacağız. Hakkımızı yiyenlerde, halkımızı incitenlerle hem bu dünyada hem mahşerde mutlaka hesaplaşacağız. İkazen söylüyorum MHP oranlara sıkışmaz, barajlarla sınırlanamaz. Türklüğün baraja takılacağını söyleyenler münafıklar korosudur. Devamlı servis edilen algı operasyonlarıyla partimizin eridiğini, inişe geçtiğini açıklayan kokuşmuş araştırma şirketleri; alayınıza soruyorum. Siz anketleri yaparken CHP Genel Merkezi’nde mi dolaşıyorsunuz yoksa Kandil’de mi geziniyorsunuz? Bizim ölümüz bile sizin dirinizi, topunuzu yerle yeksan etmeye yetecektir. Şimdiden haberiniz olsun 2023 Haziran ayında sokağa çıkmaya dahi yüzünüz olmayacaktır.

Türklük var olduğu sürece MHP vardır ve olacaktır. Türk milleti tıpkı bir bayrak gibi dalgalandığı sürece 3 hilal de ona eşlik edecektir. İnancımız budur, iddiamız budur, irademiz budur. Hiç kimse yalan anketlerle bize ayar veremez, gözümüzü korkutamaz, ufuk çizgimize karanlık perde çekemez. Biz kendimizden eminiz, aziz milletimize şüphesiz güveniyoruz. Uğrunu şehitler verdiğimiz bu cennet vatanı onun bunun dış bağlantılı oyunlarına teslim edemeyiz. Durduğumuz yer doğrudur, doğrulduğumuz bereketli toprak Türk toprağıdır. MHP bugün çok daha güçlü, çok daha tesirli, çok daha şuurludur ve gelecek Cumhur İttifakı ile birlikte MHP’dedir.

“KİMSENİN PROPAGANDA ARACI OLMAYACAĞIZ”

Tarih boyunca değişmeyen kural şudur; bir devletin rakiplerine karşı aşırı derecede silahlanması savaş riskini de beraberinde getirmiştir. Hiçbir mağlubiyetin, hiçbir yanlış kararın bahanesi olamaz. Öyle bir dönemdeyiz ki kara propagandalar çatışmanın önündedir. Rusya-Ukrayna savaşında bunu çok açık görmek mümkündür. Yalan haberler, siber müdahaleler, ekonomik manipülasyonlar, diğer araçların tümü devreye alınmaktadır. Buça şehrinde yaşandığı iddia edilen sivil ve masum insanların katledilmesiyle ilgili haberlerin gündeme yansıması her açıdan incelenmeye muhtaç bir meseledir. Mesele ciddi tepkilere neden olmuştur, ayrıca elleri arkadan bağlanarak katledilen sivillerin paylaşılan görüntüleri ilk bakışta insanlık vicdanında infiale yol açmıştır. Karşılaşılan trajik sahnelerin düzmece bir olay mı veya gerçekten bir katliam mı olduğu henüz açıklığa kavuşmamıştır. Biz kimsenin sefil propagandasına refakat edemeyiz. Şuurlu ve uyanık hareket etmek, önümüzdeki sis bulutunun içinde güvenli yol bulmamızı temin edecektir.

Burada asıl can alıcı husus Rusya ile Ukrayna arasında süren barış görüşmeleri sırasında sivil katliamların dünya kamuoyuna bomba gibi düşmesidir. Rusya yönetimi Buça’daki katliam iddialarının kurgu ve yalan olduğunu açıklamıştır ancak ABD’den Fransa’ya kadar niyeti bildik ülkeler Buça’da savaş suçunun işlendiğini duyurmuşlardır. Savaşın bitmesine tahammülü olmayan ülkeler iğrenç bir yola başvurmuşlardır. Irak işgalinde kimyasal silahlar gerekçe gösterilmişti. İddiası asılsızdı, bu nedenle süreç kariyerinin kara bir lekesi olarak işaretlenmişti. Irak ordusunun petrol kuyularını bombalayarak çevre yıkımına yol açtığı devamlı gündemde tutulmuştu. Sonraki yıllarda fotoğrafların Fransa sahillerinde çekildiği anlaşılmıştı. Elbette katliam varsa bu kanlı Hadise herhangi bir şaibeye açık kapı bırakmadan tespit edilmişse, sorumlularından hesap sorulması insanlık görevidir. Üzerinde durulması gereken konu neden böyle bir zamanda bu katliam iddiasının gündeme taşınmasıdır. Buna kimler gerek duymuştur? Savaşın şiddet dozajının artışını hedefleyenler vardır ve açıktadır.

İSTANBUL’DAKİ RUSYA-UKRAYNA MÜZAKERESİ

Özellikle geçtiğimiz hafta Dolmabahçe’de Rusya-Ukrayna temsilcilerinin bir araya gelmeleri pek çok ülkeyi telaşlandırmıştır. Katliam iddialarının bu görüşmeden sonra gündeme gelmesi ya tesadüf ya da kara bir tezgahtır. CHP’nin ne dediği, İP’in neyi üfürdüğü, diğer zillet partilerinin hangi yalanlara başvurduğu önemsizdir. Dünya üzerinde savaşın durmasına, silahların susmasına, masumların hayatta kalmasına Türkiye’den başka hizmet eden ikinci bir ülke görülmemiştir.

ZELENSKİ-PUTİN TÜRKİYE’DE GÖRÜŞÜR MÜ?

Müzakerelerin nasıl sürdürüleceği kısa sürede anlaşılacaktır. Putin ve Zelenski’nin İstanbul veya Ankara’da birbirlerine el uzatmalarını umuyoruz. Ülkemiz barışın filizlenmesi için hem kendi hem dünya güvenliği için çalışmaktadır.

Türkiye ne doğudan ne de batıdan kopacak bir ülkedir. Bizim kitabımızda yüz üstü gelenin sır üstü itilmeyeceği yazılmaktadır. Uzatılan hiçbir el bizim nezdimizde geri çevrilmez. Dünya dünya olur ama dünya, Türksüz olamaz.

MACARİSTAN’DA 6 MUHALİF PARTİNİN YENİLGİSİ

Dost ve kardeş ülke Pakistan’ın içine çekilmek istendiği anafordan demokratik iradeyle çıkma mücadelesini takdirle karşılıyoruz. Bu ülkenin Başbakanı İmran Han’ın dirayetli ve tavizsiz mücadelesi pek çok ülkeye emsal teşkil edecek karakter ve kararlılık örneğidir. Tunus’ta, halk iradesinin tecelli ettiği Temsilciler Meclis’inin feshedilmesi hukuk ve demokratik ilkelerinin açıkça ihlaline ve hiçe sayılmasına neden olmuştur. Bizim beklentimiz Tunus’un siyasi istikrar ve dengeye kavuşması, halkın tercihlerine saygı gösterilmesidir. Bir başka ele alınması gereken çarpıcı siyasi gelişme Macaristan’da yaşanmıştır. Başbakan Viktor Orban liderliğinde kurulmuş ittifak, muhalif altı partinin ittifakını ters köşeye yatırmış, Soros’u kendi ülkesinde boşa düşürmüş, AB’nin engellerini aşma becerisi göstermiş ve dördüncü defa seçimlerde zafer kazanmıştır. Dış destek ve tazyiklerin işe yaramadığı, başkalarına kurşun askerlik yapanların sonunun iyi olmadığı Macaristan örneğiyle bir kez daha anlaşılmıştır. Ümit ve temenni ederim ki, içimize yuvalanan zillet ittifakının Macaristan’a bakıp sonuç çıkarması, ders ve ibret almasıdır. Milletin dışında ikinci bir dayanak, ikinci bir egemen, bir başka karar ve irade kudreti yoktur, arayanlar, himaye altına girmeye özenenler zilletin ta dibindedir. İktidarın vizesi sandıkta ve bizzat milli irade tarafından verilmektedir. Bunun dışında icazet arayışına çıkanlar, yabancı ülkelerin ağzının içine bakanlar, bana ne düşer diye el avuç ovuşturanlar 85 milyon Türk vatandaşının hakkını hukukunu iki paralık etmek üzere harekete geçmiş siyasi işbirlikçilerdir. Türkiye’nin geleceğini işbirlikçiler değil, iffet, ilke ve irade sahibi Cumhur İttifakı tayin edecektir.

“HAYAT PAHALILIĞI GEÇİCİDİR”

Türkiye Cumhuriyeti’nin 100’üncü yıl dönümü büyük gelişmelere, kutlu yükselişlere gebedir. Biz geleceğimizden tasarruf edemeyiz, bu nedenle sorumlu, dikkatli, ağız birliği halinde mücadelemizi sürdürmek durumundayız. Bugünkü şartlarda enflasyon artmış olabilir, hayat pahalılığından şikayet ve sızlanmalar da görülebilir, ama Allah’ın izniyle bunların hepsi geçicidir. Daha huzurlu, daha güvenli, daha müreffeh günlere ulaşabilmek için sabırla, sağduyuyla ve metanetle tarihi yolculuğumuza devamdan başka seçeneğimiz yoktur. Kovid-19’un yaraları henüz sarılmamıştır. Salgının neden olduğu tıkanmalar henüz açılmamıştır. Dünya çapında makroekonomik dengeleri istikrarlı hiçbir ülke, hiçbir devlet de yoktur. Beşeriyete musallat olan hastalık bütün beklentileri bozmuş, bütün dengeleri sarsmış, bütün hedefleri kesintiye uğratmıştır. Çünkü insan ve toplum sağlığının müdafaası için her devlet imkanları nispetinde seferber olmuş, kaynaklar bu uğurda harcanmıştır.

“PİRENİN DEVE YAPILMASINA, BİR KAŞIK SUDA FIRTINALAR KOPARILMASINA ASLA DUYARSIZ KALAMAYIZ”

Salgın geçti geçiyor derken, 24 Şubat’tan itibaren Rusya ile Ukrayna’nın savaşı enerji ve gıda güvenliğini zedelemiş, bundan mütevellit zincirleme sorunlar bütün coğrafyaları sarmıştır. Objektif bir şekilde diyebiliriz ki, ülkemiz ve tüm dünya benzerine çok az rastlanan bir sınavdan geçmektedir. Bunu görmeden, buna dikkat etmeden, Türkiye ekonomisiyle ilgili felaket tamtamları çalmak; bittik, tükendik, iflas ettik, perişan olduk masalları anlatmak sorumlu bir tavrın alameti olarak değerlendirilemez. Hiç kimsenin mağdur olmasını istemeyiz. Hiç kimsenin aç ve açıkta kalmasına göz yumamayız. Allah nimetin kefilidir, bugün elimizde yoksa, yarın olacağına inanırız. Ancak pirenin deve yapılmasına, bir kaşık suda fırtınalar koparılmasına asla duyarsız, asla ilgisiz kalmayız, kalamayız.

“ÇIKAN ENFLASYON ELBİRLİĞİYLE İNDİRİLECEKTİR, DÜN YAPTIK, GENE YAPARIZ”

Unutmayalım ki, insan kemale erdikçe tavır ve davranışlarında sükûnete ulaşacak, bu da hüsnü tabiatını gösterecektir. Boşa sallayıp dolu tutmanın merak ve arayışında olanlar suizan içindedir ve zillet çarkına kapılmışlardır. KDV indirimlerine rağmen hala fiyat etiketlerini indirmeyenler insafsızlığın ve izansızlığın pençesindedir. Stokçuluk kanalıyla cebini ve cüzdanını düşünenler ülkesine ve milletine nankörlük ve namertlik yapan fırsatçılardır. Bizim fırsatçılığı, karaborsacılığı geçim kapısı görenler değil faziletli duruşa ve basirete sahip olanlar baş tacımızdır. Çıkan enflasyon elbirliğiyle indirilecektir, dün yaptık, gene yaparız. Hayat pahalılığının üstesinden milli birlik ve dayanışma ruhuyla geliriz. CHP’nin, İP’in ve diğer güdümlü zillet partilerinin küresel ekonomideki sarsıntıların Türkiye’ye yansımasından rant devşirme gayesi ve bunu istismar etme hırsları hastalıklı bir siyasettir. Türk milleti hangi geceyi görmüştür de sabahına çıkamamıştır? Türkiye hangi sorunlara muhatap olmuştur da bunu çözme feraseti sergileyememiştir? CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu haksız ve hayasız eleştiriden başka bugüne kadar ne yapabilmiş, hangi yaraya merhem olabilmiş, taş üstüne taşı ne zaman koyabilmiştir? Acıda yoklar, tasada yoklar, sevinçte yoklar, mücadelede yoklar, fedakarlıkta yoklar, ahlakta yoklar, millikte yoklar, Türkiye’nin hak ve çıkarlarını savunmakta hiç yoklar. Ancak yalan oldu mu varlar, talan oldu mu yarıştılar, iftira oldu mu meydandalar, sahtelik ve yüzsüzlük oldu mu rekor üstüne rekor kırarlar.

SEMRA GÜZEL TEPKİSİ: CHP KUZULARIN SESSİZLİĞİNE GÖMÜLMÜŞTÜR

Bakarsınız Kobani’ye selam salarlar, bakarsınız PKK/YPG’ye arka çıkarlar, sonra da dönüp biz Kuvayı Milliye’yiz deyip kafalarına geçirdikleri kalpakla fotoğraf verirler. Bu zillet taifesine sesleniyorum, kalpak da taksanız, fistan da giyseniz, masaya da otursanız sizi bekleyen akıbetten, sizin yolunuzu gözleyen mağlubiyetten kurtulamayacaksınız. Cumhurun iradesinden asla kaçamayacaksınız. CHP’si, İP’i, HDP’si ve alayı birden Sorosçu Kavala’yla yatıp kalkıyorlar, terörist Demirtaş’ı cezaevinden çıkarmayı planlıyorlar. Teröristi serbest bırakacağız diyen Kılıçdaroğlu, sorarım sana, gazileri içeri mi tıkacaksın? Şehitlerimizin kemiklerini mi sızlatacaksın? Terörle mücadeleyi mi keseceksin? Türkiye’yi peşinde sürüklendiğin küresel siyaset ve cinayet baronlarına peşkeş mi çekeceksin? Sayın Kılıçdaroğlu, sen aslında çift kişiliksin, birincisi karanlıkta uyanık, ikincisi de aydınlıkta gafilsin. CHP, HDP ile can ciğer kuzu sarması, aynı yumurta ikizidir. Terörist Demirtaş bunların ortak paydasıdır. Ne tuhaftır ki, İP’in başkanı da terörist Demirtaş ile Sorosçu Kavala’nın hukuki süreçlerini şaibeli olarak görüyormuş.

Bir teröristin, bir ajanın cezaevinde olmasını, dolambaçlı yollarla adalet ve hukukun olmadığına yormuş. Dokunulmazlığı kaldırılan HDP’li bir milletvekilinin yasa dışı yollardan Suriye’ye geçtiği, terörist arkadaşlarına sığındığı, buna da hiç kimseden ses çıkmadığı anlaşılmaktadır. CHP kuzuların sessizliğine gömülmüştür. İP deseniz, o zaten üç maymunu oynamakla meşguldür. Hukuken ve ne acıdır ki, TBMM üyesi olan bir şahsın terör örgütüne doğrudan katılması üzerine yapılması gereken ilk iş, bu kadının milletvekilliğinin derhal düşürülmesidir. Biz TBMM’de terörist ve terör örgütü sempatizanı görmek, seslerini duymak, aynı havayı teneffüs etmek istemiyoruz. Bir tarafta milletvekili maaşı alıp, diğer tarafta terör kamplarına kaçmak hainliktir. Sayın Kılıçdaroğlu neyi bekliyorsun, neden susuyorsun, haydi bunu da eleştir? Mertsen bu rezalete de tepki göster? Sadece dokunulmazlığı kaldırılmış bir milletvekilinin PKK/YPG’nin arasında ne aradığını, ne yaptığını, Suriye’ye nasıl geçtiğini yürekliysen sor, adamsan üstüne git? Bu vatanın ekmeğini yiyip devletten maaş alanların düşman saflarına irtica etmeleri, buna destek verilmesi, bu kepazeliğe göz yumulması şerefsizlik değildir de nedir?

2023 SEÇİMLERİ ÇAĞRISI: ZAFER TÜRK MİLLETİNİN HANESİNE YAZILACAKTIR

Siyasi dolandırıcılığın, siyaset kalpazanlığının hakim olduğu bir düzende, gerçeği haykırmak, maskeleri indirmek iftihar edeceğimiz Ülkücü bir erdemdir. Islanmışın yağmurdan pervası olmaz. İhanetin de milli duruşun karşısında ayakta kalması söz konusu olamaz. Türkiye işin aslında siyaset vasıtasıyla çok ciddi bir tehdit altındadır. Tehdidin adı zillet ittifakıdır. Tehdidin bileşenleri, CHP, İP, HDP ve diğer vagon partilerdir. 2023 yılının Haziran ayında yapılacak Cumhurbaşkanı ve Milletvekili Genel Seçimi’nde doğru ile yanlış, hak ile batıl, sadakat ile sahtelik, millet ile zillet, istiklal ile ihanet arasında bir tercih yapılacaktır. İnanıyorum ki, Türk milleti zillete Türkiye’nin kaç bucak olduğunu gösterecektir. İnanıyorum ki, geliyor gelmekte olanlar tantanasıyla avunanlar, siyaset çöplüğüne atılacaktır. İnanıyorum ki, kazanan Türkiye olacak, zafer Türk milletinin hanesine yazılacaktır.

Milliyetçi Hareket Partisi’nin 2023 çağrısı açıktır ve şunlardır: Yeni sistem, güçlü siyaset, milli destek, kutlu emanet; gönüllerde fütüvvet, siyasette müessiriyet, saygıda mecburiyet, sevgide mazhariyet, ekonomide hakkaniyet, mücadelede celadet, terörde mahkûmiyet, zorluklarda mukavemet, diyaloglarda hususiyet, bekada ebediyet, dünyada mevcudiyet, millette memnuniyet, ülkede mensubiyet, insanda meftuniyet, devlette muzafferiyet, zillette mağlubiyet, sandıkta ekseriyet, Cumhur İttifakı’nda da muvaffakiyettir.

“POLİSLERİMİZİN TALEPLERİNİN BİLİNCİNDEYİZ”

Muhterem Milletvekilleri, Türk Polis Teşkilatımız 177 yıldır milletinin yanında ve hizmetindedir. 4-10 Nisan tarihleri arasında kutladığımız Polis Haftası aynı zamanda bir hatırlamanın, bir gönül almanın, bir vefanın, kahramanlarımıza bir şükranın ifadesidir. Biz Türk polisinin her zaman arkasındayız. Onlar varsa güvendeyiz, onların fedakârlıklarıyla huzur buluyoruz. Polislerimizin mesleki ve özlük haklarıyla ilgili taleplerinin bilincindeyiz ve her zaman da destekçileriyiz. Üzerimize ne düşüyorsa yapmanın azmi içindeyiz. Bu vesileyle Türk Polis Teşkilatı’nın kuruluşunun 177’inci yıl dönümünü kutluyor, bütün polislerimizi kucaklıyorum. Polise, askere saldıran, işkenceci diyen alçaklarla da her zemin ve ortamda mücadele edeceğimizin güvencesini veriyorum. Görevi başında şehit olan kahraman polislerimiz başta olmak üzere, ebediyete irtihal etmiş tüm polislerimize Cenab-ı Allah’tan rahmetler niyaz ediyorum. Gazilerimize ve emeklilik günlerini yaşayan polislerimize uzun, sağlıklı ve bahtiyarlıkla geçecek bir ömür diliyorum.

Ayrıca, Macaristan, Azerbaycan ve Almanya’da yapılan Güreş, Jimnastik ve Paralimpik Yüzme Şampiyonalarında göğsümüzü kabartan, al bayrağımızı dalgalandıran, milletimizi sevince boğan evlatlarımızı, ailelerini, antrenörlerimizi, teknik heyetimizi ve federasyon yönetimlerimizi tebrik ediyor, hayırlı uğurlu olsun diyorum.

Bu vesileyle, Rıza Kayaalp, Taha Akgül, Yasemin Adar Yiğit, Sümeyya Boyacı, Evin Demirhan Yavuz, Buse Tosun Çavuşoğlu, Yunus Emre Başar, İbrahim Çolak, Ferhat Arıcan, Emre Mutlu ve Ahmet Uyar kardeşlerimin gözlerinden öpüyor, başarılarının artarak devamını diliyorum.

Sözlerime son verirken, mübarek Ramazan ayının altıncı gününde oruç ve ibadetlerimizin kabulünü temenni ediyor, hepinizi muhabbetle selamlıyorum.

Hayatın Her Alanına Dair Haberler Hakkında Tarafsızca Doğru Bilgiye Ulaşmanın Yolu ! Bizi Okuyun Haberiniz Olsun !