Deprem Bilimci Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, Marmara Bölgesi’nde beklenen İstanbul depremi hakkında çarpıcı açıklamalarda bulundu. Fay hatlarının uzunluğu ve yapısı üzerine dikkat çeken Üşümezsoy, 8.0 büyüklüğünde bir depremin Marmara’da mümkün olmadığını belirtti. Prof. Dr. Üşümezsoy, “8.0 büyüklüğünde deprem için 500 kilometrelik bir fayın kırılması gerekir. Marmara’nın uzunluğu ise 150 kilometre. Yani büyük bir deprem için Marmara’dan en az üç tane olması lazım” dedi. Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde kırılan fay uzunluğuna değinen Üşümezsoy, ortaya çıkan depremin büyüklüğünü örnek göstererek Marmara’daki riskin abartıldığını vurguladı.
Üşümezsoy, geçmiş depremlerden örnekler vererek Düzce ve Silivri’deki sismik olayları hatırlattı. 1999 Düzce Depremi’nin 7.2 büyüklüğünde olduğunu ve Silivri’de 23 Nisan 2025’te 6.2’lik bir deprem meydana geldiğini belirten Üşümezsoy, “Herkes Marmara’da büyük deprem beklerken, doğa benim söylediklerimi doğruladı. Depremler, fayların gerçek yapısına bağlı olarak meydana geliyor, cetvelle çizilmiş haritalar üzerinden yapılan senaryolar gerçekleri yansıtmıyor” ifadelerini kullandı.
Balıkesir’in Sındırgı ilçesindeki küçük depremler ve Simav fayı ile ilgili gözlemlerine değinen Üşümezsoy, bölgedeki fayları detaylı olarak incelemeden deprem tahminlerinin yapılamayacağını belirtti. İznik ve Gemlik çevresindeki faylar konusunda da açıklamalarda bulunan Üşümezsoy, bölgede yanal atımlı büyük bir fay olmadığını, küçük mikro depremlerin ise büyük deprem yaratmayacağını söyledi. Prof. Dr. Üşümezsoy, “Gemlik ve Orhangazi’de gözlenen hareketlilik küçük fayların kırılmasıyla ortaya çıkan mikro depremler. Büyük bir depremin çıkması için büyük bir fay hattının kırılması gerekir” dedi.
Ayrıca Üşümezsoy, İznik Gölü ve çevresinde yapılan arkeolojik ve jeolojik araştırmalardan da bahsederek, 1065 yılında meydana gelen bazilika depreminin yerel bir çökme sonucu oluştuğunu, bunun Marmara’daki büyük bir deprem riskini artırmadığını açıkladı. Uzun yıllara dayanan gözlemleri ve saha çalışmalarına dayanarak Prof. Dr. Üşümezsoy, Marmara’da 8.0 büyüklüğünde bir depremin gerçekleşmesi için gerekli şartların mevcut olmadığını net bir şekilde vurguladı.
Özetle, Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, Marmara Bölgesi’nde büyük deprem beklentilerinin bilimsel olarak abartıldığını, küçük fayların ve lokal sismik hareketlerin büyük depremlerle karıştırılmaması gerektiğini belirtti. Fay hatlarının gerçek yapısını ve uzunluğunu göz ardı eden tahminlerin yanlış sonuçlar doğurabileceğini ifade eden Üşümezsoy, İstanbul ve çevresinde yanal atımlı büyük bir fay bulunmadığını ve bu nedenle yakın zamanda 8.0 büyüklüğünde bir deprem olasılığının çok düşük olduğunu açıkladı.
