featured

MEB’den ortak sınav tartışmalarına net yanıt! Öğretmenlere kritik yetkiler verilecek

0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Millî Eğitim Bakanlığı (MEB), kamuoyunda tartışmalara neden olan Ortak Yazılı Sınav Sistemi’ne ilişkin eleştirilere yanıt verdi. Sistemin öğretmenlerin iş yükünü artıracağı ve mesleki yetkinliklerini geri plana iteceği yönündeki değerlendirmelere karşı çıkan Bakanlık kaynakları, uygulamanın saha araştırmaları ve öğretmenlerle yapılan görüşmeler doğrultusunda geliştirildiğini belirtti. Yeni sistemle sınav hazırlama süreçlerinin kolaylaştırılması, ölçme ve değerlendirme işlemlerinin daha verimli yürütülmesi hedefleniyor.

Öğretmen ve okul yöneticilerinin görüşleri alındı

MEB tarafından geliştirilen Ortak Yazılı Sınav Sistemi, eğitim camiasında farklı tartışmaları beraberinde getirdi. Sistemin öğretmenlerin iş yükünü artıracağı, öğretmenlerin mesleki birikiminin yeterince dikkate alınmadığı ve uygulamanın paydaşlarla görüşülmeden hayata geçirildiği yönünde eleştiriler dile getirildi.

Bakanlık kaynakları ise bu eleştirilerin gerçeği yansıtmadığını savunarak sistemin kapsamlı saha araştırmaları ve öğretmenlerle yapılan görüşmeler sonucunda şekillendirildiğini bildirdi.

Ölçme, Değerlendirme ve Sınav Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından 2025-2026 eğitim öğretim yılında gerçekleştirilen araştırmalarda, 81 ilden seçilen 150 ortaokul ve 152 lisenin sınav süreçleri incelendi. Farklı okul türlerinden toplam 302 okuldan elde edilen veriler değerlendirilirken, ortaokul düzeyinde 6, lise düzeyinde ise 10 temel branştan toplam 2 bin 110 sınav uygulamasına ait evrak incelendi.

Araştırma sonuçları, farklı okul türlerinde görev yapan öğretmenler ve yöneticilerle gerçekleştirilen odak grup görüşmelerinde ele alındı.

Pilot uygulama 11 ilde gerçekleştirildi

Ortak Yazılı Sınav Sistemi’nin pilot uygulaması, 8-12 Haziran 2026 tarihleri arasında 11 ilde gerçekleştirildi. Uygulama, 9. sınıf din kültürü ve ahlak bilgisi ile 10. sınıf felsefe derslerinde yapıldı.

Din kültürü ve ahlak bilgisi dersinde 880, felsefe dersinde ise 1119 okulun katıldığı pilot uygulamada toplam 1999 okula ulaşıldı. Bakanlık kaynakları, teknik işleyiş ve uygulama açısından başarılı sonuçlar elde edildiğini, öğretmenlerin uygulamaya ilişkin memnuniyet düzeylerinin de yüksek olduğunu aktardı.

Ortak yazılı sınav uygulaması yeni değil

Bakanlık, ortak yazılı sınav uygulamasının ilk kez hayata geçirilmediğine de dikkat çekti. 9 Eylül 2023’te yayımlanan Millî Eğitim Bakanlığı Ölçme ve Değerlendirme Yönetmeliği ile okullarda birden fazla şubede okutulan derslerin sınavlarının ortak yapılabilmesine yönelik düzenlemeler yürürlüğe girdi.

2023-2024 eğitim öğretim yılından itibaren okul genelinde yapılan ortak yazılı sınavlarda, aynı dersin farklı şubelerinde ortak değerlendirme yapılması uygulaması sürdürülüyor. Sınav soruları ise okul bünyesindeki ilgili alan ve sınıf zümreleri tarafından hazırlanıyor.

Açık uçlu sorular ve sınav analizleri de devam edecek

MEB, açık uçlu soru uygulamasının da yeni sistemle başlamadığını vurguladı. İlgili yönetmelik ve yönergeler doğrultusunda, 2023-2024 eğitim öğretim yılından bu yana okullarda yapılan yazılı sınavlarda açık uçlu veya açık uçlu ve kısa cevaplı sorular kullanılıyor.

Sınav analizleri de mevcut mevzuat kapsamında yürütülen uygulamalar arasında bulunuyor. Bu analizlerle öğrencilerin konu ve kazanım eksikliklerinin belirlenmesi, öğretmenlerin gerekli değerlendirmeleri yapması ve öğrenme süreçlerinin iyileştirilmesi amaçlanıyor.

2026-2027 eğitim öğretim yılına ilişkin konu soru dağılım tabloları ve alternatif senaryoların ise 10 Eylül 2026 tarihli resmî yazıyla duyurulduğu ve Bakanlığın internet sitesinde yayımlandığı belirtildi.

Sınav sorularında öğretmenlerin kararları belirleyici olacak

Ortak Yazılı Sınav Sistemi’nin temel özelliklerinden biri, öğretmenlerin mesleki birikimini ve karar verme yetkisini ön planda tutması olarak açıklandı.

Konu soru dağılım tabloları ve senaryolar dikkate alınarak hazırlanacak, ortalama 6-8 açık uçlu sorudan oluşan sınavlarda birçok konuda okulun ilgili sınıf ve alan zümreleri karar verecek.

Bu kapsamda öğretmenler;

  • Sınavlarda kullanılacak soru kaynağının belirlenmesi,
  • İki sorunun zümre tarafından hazırlanması,
  • Öğrencilerin gelişim düzeyine uygun olmayan iki sorunun değiştirilmesi,
  • Soruların güçlük düzeyinin belirlenmesi,
  • Sorulara verilecek puanların kararlaştırılması

gibi konularda söz sahibi olacak.

Bakanlık ayrıca sistemin, öğretmenlerin soru ve cevap anahtarlarına ilişkin geri bildirimleri doğrultusunda geliştirilebilecek şekilde tasarlandığını bildirdi.

EBA üzerinden sınav hazırlama ve analiz süreçleri kolaylaşacak

Yeni sistemle öğretmenlerin öğretim programına uygun, geçerli ve güvenilir ölçme araçlarını daha kısa sürede hazırlayabilmesi hedefleniyor. EBA üzerinden sunulacak dijital araçlarla sınav hazırlama, analiz ve geri bildirim süreçlerinin daha hızlı yürütülmesi planlanıyor.

Öğrenci puanlarının soru bazında sisteme girilmesiyle sonuçların ilgili öğrenme çıktılarıyla birlikte değerlendirilmesi mümkün olacak. Böylece öğretmenler sınıflarındaki eksik öğrenme alanlarını daha ayrıntılı görebilecek ve gerekli eğitim planlamalarını yapabilecek.

Öğrencilerin de güçlü ve geliştirilmesi gereken yönleri hakkında bilgi edinmesi, velilerin ise çocuklarının öğrenme süreçlerine ilişkin daha somut geri bildirim alması amaçlanıyor.

Farklı senaryolarla okulların ihtiyaçları dikkate alınacak

Konu soru dağılım tabloları hazırlanırken okul türleri, bölgesel koşullar, öğrencilerin akademik hazır bulunuşluk düzeyleri ve sınıfların öğrenme ihtiyaçları gibi farklı etkenlerin dikkate alındığı belirtildi.

Birden fazla senaryo oluşturulmasının, öğretmenlere kendi sınıflarının özelliklerine göre sınav kapsamını belirleme konusunda esneklik sağlaması amaçlanıyor. Öğretmenlerin ilgili öğretim programındaki öğrenme çıktıları arasından sınavda ölçülecek olanları, dersin işlenişini ve öğrencilerin ihtiyaçlarını göz önünde bulundurarak seçebilmesi hedefleniyor.

MEB kaynakları, Ortak Yazılı Sınav Sistemi ile ölçme ve değerlendirme süreçlerinin daha sistematik hâle getirilmesinin, öğretmenlerin karar alma süreçlerinin korunmasının ve öğrencilerin öğrenme eksikliklerinin daha etkili biçimde belirlenmesinin amaçlandığını bildirdi.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter