CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Milliyet gazetesinin Ankara Temsilcisi Didem Özel Tümer ve parlamento muhabiri Mehtap Gökdemir’in sorularını yanıtladı. CHP Genel Merkezi’nde gerçekleştirilen görüşmede Türkiye’nin gündemindeki siyasi gelişmeler, Mekke Anlaşması, Terörsüz Türkiye süreci ve parti içindeki tartışmalar ele alındı.
Kılıçdaroğlu, açıklamalarında Türkiye’nin bölgesel bir güç olması gerektiğini vurgularken, iktidara değil Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne destek verdiklerini ifade etti.
“TÜRKİYE BÖLGESEL GÜÇ OLMAK ZORUNDADIR”
Mekke Anlaşması’na CHP’nin neden “evet” oyu verdiğine ilişkin soruyu yanıtlayan Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin kendi sınırlarına kapanarak bölgesel güç olamayacağını söyledi.
Orta Doğu Barış ve İşbirliği Teşkilatı’nın (OBİT) kurulması fikrini yıllar önce gündeme getirdiklerini hatırlatan Kılıçdaroğlu, anlaşmaların bölgedeki ülkelerin ortak çıkarları açısından önemli olduğunu belirtti.
Kılıçdaroğlu, “Eğer Türkiye kendi dar sınırlarına hapsolursa bir bölgesel güç olamaz. Türkiye bölgesel güç olmak zorundadır. Siz, eğer her ülkenin de çıkarına olan bu anlaşmalardan kaçınırsanız, ‘Hayır, ben kendi sınırlarıma çekileceğim ve burada kalacağım’ derseniz oyun kurucu olamazsınız. Yeni dünya düzenini anlamıyorsunuz demektir. Yeni dünya düzeninden Türkiye’yi kaçırıyorsunuz demektir” ifadelerini kullandı.
“TÜRK ASKERİNİN KANI PAZARLIK MASASINA OTURTULAMAZ”
Yemen’e asker gönderileceği yönündeki iddialara da değinen Kılıçdaroğlu, böyle bir durumun söz konusu olmadığını belirtti. Yemen Dışişleri Bakanı ile çevrim içi görüştüğünü aktaran Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin bölgeye savaşmak için değil, barış ve huzurun sağlanmasına katkıda bulunmak amacıyla yaklaştığını söyledi.
Olası bir asker gönderme tezkeresine karşı olduklarını açıkça dile getiren Kılıçdaroğlu, “Asker gönderilmesini doğru bulmuyoruz. Yabancı ülkelerin askerlerini eğitmek için giderler ama savaşmak için hayır. Türk askerinin kanı pazarlık masasına oturtulamaz” dedi.
Hükümete destek verdiği yönündeki eleştirilere de yanıt veren Kılıçdaroğlu, “Biz hükümete destek vermiyoruz. Biz Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne destek veriyoruz” ifadelerini kullandı.
“SÜRECİN UZAMASINDAN KAYGILANMAMAK LAZIM”
Terörsüz Türkiye sürecinde herhangi bir tıkanıklık yaşanmaması gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, sürecin başarıya ulaşması için silahların tamamen teslim edilmesinin önemli olduğunu söyledi.
Sürecin uzamasından endişe edilmemesi gerektiğini dile getiren Kılıçdaroğlu, “Eğer silahlar tam teslim edilirse, var olan mutabakatla silahların teslimi tam anlamıyla yapılırsa bir mesele kalacağını sanmıyorum. Olay bir siyasal parti olayı değil. Olay, Türkiye Cumhuriyeti Devleti olayı” değerlendirmesinde bulundu.
Kılıçdaroğlu, “Bozulacağına süreç biraz varsın uzasın ama yeter ki çözülsün bu sorun” sözleriyle sürecin tamamlanmasının önemine dikkat çekti.
MUTLAK BUTLAN KARARI HAKKINDA KONUŞTU
CHP’de tartışma konusu olan ve Yargıtay aşamasında bulunan mutlak butlan kararına ilişkin soruları da yanıtlayan Kılıçdaroğlu, hukuki sürecin ayrıntılarını yakından takip etmediğini belirtti.
Kılıçdaroğlu, “Samimi söylemek gerekirse hukuki süreci sadece sonuçlar itibarıyla biliyorum. İçeriğini çok fazla bilmiyorum. Yargıtay’ın bir karar vermesi gerekiyor. O karar ne zaman verilir, bilemiyoruz” dedi.
“KURULTAY YAPACAĞIZ”
Kurultay takvimi ve Yargıtay’dan çıkabilecek kararın parti üzerindeki etkisine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kılıçdaroğlu, CHP’nin kurultayını gerçekleştireceğini söyledi.
Yargıtay kararının çıkmasının hukuki tartışmaları sona erdirebileceğini belirten Kılıçdaroğlu, “Kurultay yapacağız. Niye yapmayalım ki? Yapacağız. Takvim açıklandı, ilan edildi. Bütün mesele şu: Yargıtay kararı çıkarsa bizim açımızdan daha rahat olacak. Bir hukuki tartışma zemini olmayacak ve dolayısıyla biz yapıp gideceğiz” ifadelerini kullandı.
CHP’nin güçlü bir tabana ve ideolojiye sahip olduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, partinin baraj sorunu yaşayacağı yönündeki endişeleri de doğru bulmadığını dile getirdi.
“GERÇEKLERİ GÖRDÜKÇE CHP’YE DÖNÜYORLAR”
Partide yaşanan ayrılığın ardından bazı seçmenlerin ve parti tabanından isimlerin farklı yönlere gittiğini belirten Kılıçdaroğlu, zaman içerisinde geri dönüşlerin başladığını savundu.
Kılıçdaroğlu, “Şu bir gerçek: Ayrılmayla beraber parti tabanından da bir grubun öbür tarafa gittiğini biliyoruz zaten. Ama zaman içerisinde gerçekler ortaya çıktıkça geri dönüşler başlıyor. Yani CHP’liler olayları gördükçe, gerçekleri gördükçe CHP’ye dönmeye başladılar” diye konuştu.
Kesin hükümsüzlük kararının ardından kamuoyundaki tepkilerin azaldığını öne süren Kılıçdaroğlu, partisinin haklı olduğunu düşündüğünü belirterek, “Partiyi kirleten unsurları asla ve asla kendi içimizde barındırmayız” dedi.
“ADAYIMIZI GÜNÜ GELİNCE BELİRLERİZ”
CHP’nin cumhurbaşkanı adayının şimdiden tartışılmasını doğru bulmadığını ifade eden Kılıçdaroğlu, önceliklerinin vatandaşın sorunları olması gerektiğini söyledi.
Türkiye’nin ekonomik ve sosyal sorunlarının gündemde tutulması gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, “Bizim derdimiz halk. Gerçekten perişan vaziyette. Cumhurbaşkanı adaylığını bugünden tartışma konusu yapanlar, Türkiye’yi kendi gerçeklerinden koparmak istiyorlar ve bu siyasi iktidara hizmettir. Bu tuzağa düşmeyeceğiz. Günü zamanı gelir, adayımızı oturup belirleriz” ifadelerini kullandı.
ÖZGÜR ÖZEL’İN GENEL BAŞKANLIĞININ DEVAM ETMESİ ÖNERİSİNİ REDDETMEMİŞ
Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarında en dikkat çeken başlıklardan biri de YENİ Parti ile CHP arasında yaşanan ayrılık süreci oldu.
Ayrılığın yaşandığı dönemde Özgür Özel’in genel başkanlığının devam etmesi yönünde bir öneri sunulduğunu açıklayan Kılıçdaroğlu, bu öneriyi reddetmediğini söyledi.
Buna rağmen ayrılığın gerçekleştiğini belirten Kılıçdaroğlu, “Arkadaşların ayrılmaması, Özgür Bey’in genel başkanlığının devamı şeklinde de hatta bir öneri geldi. Ben bu öneriyi de reddetmedim. Ama ayrıldılar arkadaşlar. Niye ayrıldıklarını bilmiyorum. Önce onun altını özenle çizmek isterim” sözleriyle dikkat çekti.
