featured

Jamaika’dan Kral Charles’a Tarihi Hamle! Kölelik Dosyası Yeniden Açılıyor

0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Jamaika, İngiltere’nin kölelik geçmişiyle ilgili uzun süredir devam eden tartışmayı bu kez doğrudan hukuk zeminine taşımaya hazırlanıyor. Karayip ülkesi, transatlantik köle ticareti ve Jamaika’daki Afrikalıların köleleştirilmesiyle ilgili kritik hukuki soruların incelenmesi için Kral Charles III’e resmi dilekçe sundu.

Jamaika hükümeti tarafından atılan adım, doğrudan bir tazminat ödeme talebi içermiyor. Bunun yerine ülke, köleliğin geçmişteki hukuki statüsünün ve İngiltere’nin bugün herhangi bir telafi yükümlülüğü bulunup bulunmadığının en yüksek yargı merciinde değerlendirilmesini istiyor.

YÜZYILLAR SONRA TARİHİ DOSYA YENİDEN AÇILIYOR

Jamaika Kültür, Cinsiyet, Eğlence ve Spor Bakanı Olivia Grange öncülüğündeki heyet, ülkenin kölelik döneminden kalan mirasla ilgili taleplerini yeni bir aşamaya taşıdı.

Hükümetin girişimi kapsamında Kral Charles’tan, Jamaika’nın en yüksek temyiz mercii konumundaki Londra merkezli Judicial Committee of the Privy Council’a, yani Gizli Konsey Yargı Komitesi’ne üç temel hukuki soruyu yöneltmesi isteniyor.

Jamaika yönetimi, bu sorulara verilecek hukuki yanıtların bundan sonraki adımlar açısından belirleyici olacağını ifade ediyor.

Bakan Olivia Grange, sürecin atalarının maruz kaldığı yüzlerce yıllık kölelik ve sömürünün ardından uzun süredir beklenen bir çözüm arayışına zemin hazırlamasını umduklarını belirtti.

KRAL CHARLES’A YÖNELTİLEN ÜÇ KRİTİK SORU

Jamaika hükümetinin hukuki incelemeye taşınmasını istediği başlıklar oldukça kapsamlı.

İlk olarak, Afrika’dan zorla getirilen insanların Jamaika’da köleleştirilmesinin İngiliz ortak hukukuna göre yasal olup olmadığı sorulacak.

İkinci olarak, insanların zorla taşınması ve köleleştirilmesinin uluslararası hukuku ihlal edip etmediği değerlendirilecek.

Üçüncü ve en kritik soru ise İngiltere’nin bugün köleliğin yol açtığı zararlar nedeniyle Jamaika halkına karşı hukuki bir telafi veya tazmin yükümlülüğü bulunup bulunmadığı olacak.

Jamaika yönetimi, bu üç soruya verilecek hukuki görüşün, ülkenin gelecekteki tazminat ve telafi girişimleri açısından önemli bir dayanak oluşturabileceğini düşünüyor.

DOĞRUDAN PARA TALEBİ YOK

Jamaika’nın sunduğu dilekçenin önemli bir özelliği ise doğrudan bir ödeme talebinde bulunmaması.

Hükümet öncelikle hukuki zeminin netleşmesini istiyor. Bakan Grange de sorulara yanıt alındıktan sonra hangi adımların atılacağına karar verileceğini belirtti.

Bu nedenle başvuru, “İngiltere hemen tazminat ödesin” şeklinde doğrudan bir talep yerine, İngiltere’nin tarihsel sorumluluğunun ve olası hukuki yükümlülüklerinin yargısal açıdan değerlendirilmesini amaçlıyor.

CHARLES’IN ROLÜ TARTIŞILIYOR

Başvurunun Kral Charles’a yöneltilmesinin nedeni, Jamaika’nın halen devlet başkanı olarak İngiliz hükümdarını tanıması.

Ancak Kral Charles’ın dilekçenin içeriği hakkında kişisel bir karar verme yetkisinin bulunmadığı belirtiliyor. Buckingham Sarayı da Jamaika hükümetinin Gizli Konsey Yargı Komitesi önünde bir başvuruda bulunmak istediğini bildiğini açıkladı.

Saray tarafından yapılan açıklamada Charles’ın kölelik konusunun daha iyi anlaşılması ve geçmişte yaşanan haksızlıkların günümüz toplumlarının yararına giderilmesi yönündeki kişisel bağlılığını daha önce birçok kez dile getirdiği ifade edildi.

İNGİLTERE KÖLE SAHİPLERİNE TAZMİNAT ÖDEMİŞTİ

Jamaika’nın bugünkü girişiminin arkasında, İngiltere’nin köleliğin kaldırılması sırasında uyguladığı tazminat politikası da önemli bir yer tutuyor.

İngiliz İmparatorluğu’nun büyük bölümünde köleliğin 1833 yılında kaldırılmasının ardından İngiliz hükümeti köle sahiplerine yaklaşık 20 milyon sterlin tazminat ödedi.

Bu ödeme için devlet tarafından büyük miktarda borçlanmaya gidildi. Söz konusu borçların geri ödenmesi ise ancak 2015 yılında tamamlandı.

Jamaika Kültür Bakanı Olivia Grange, bu tarihi tabloya dikkat çekerek köle sahiplerine ödeme yapılırken köleleştirilen insanların herhangi bir benzer telafi mekanizmasından yararlanamadığını savundu.

Grange, bu nedenle bugün köleliğin mirasının hukuki açıdan yeniden değerlendirilmesinin önünde bir engel bulunup bulunmadığının sorgulanması gerektiğini belirtiyor.

KÖLELİĞİN EKONOMİK MİRASI GÜNDEMDE

Jamaika hükümetine göre köleliğin etkileri yalnızca tarih kitaplarında kalan bir mesele değil.

Ülke yönetimi, kölelik döneminin ekonomik ve toplumsal sonuçlarının günümüze kadar uzandığını savunuyor. Bu nedenle hukuki sürecin yalnızca geçmişte yaşanan olayları değerlendirmekle kalmayıp, köleliğin günümüzdeki sonuçları konusunda da yeni bir tartışma başlatması bekleniyor.

Karayipler’deki diğer ülkelerin de benzer talepleri gündeme getirmesi, Jamaika’nın girişimini bölgesel açıdan da önemli hale getiriyor. Jamaika hükümeti bu süreçte CARICOM desteğine de dikkat çekiyor.

TARİHİ ESERLERİN İADESİ DE MASADA

Jamaika heyetinin İngiltere ziyaretinin tek gündemi tazminat talebi değil.

Kültür Bakanı Olivia Grange’ın İngiliz Müzesi yetkilileriyle de görüşerek sömürge döneminde Jamaika’dan götürülen tarihi eserlerin ülkeye iadesini ele alması bekleniyor.

Jamaika yönetimi, söz konusu eserlerin ülkenin tarihi ve kültürel kimliği açısından paha biçilemez olduğunu savunuyor ve bunların ülkeye geri getirilmesi için görüşmelerin ilerletilmesini istiyor.

ZONG GEMİSİ OLAYIYLA SEMBOLİK BAĞLANTI

Jamaika’nın başvurusunun zamanlaması da dikkat çekiyor.

Ülke, kölelik tarihinin en trajik olaylarından biri olarak kabul edilen Zong gemisi vakasına da vurgu yapıyor. 1781 yılında köleleştirilen Afrikalıların taşındığı Zong gemisinde çok sayıda insanın denize atılarak öldürülmesi, İngiltere’deki kölelik karşıtı hareket açısından tarihi sonuçlar doğuran olaylardan biri olmuştu.

Jamaika yönetimi, bu tarihi olayın yıldönümünü adalet ve telafi talebinin sembolik bir dönüm noktası olarak değerlendiriyor.

İNGİLTERE’NİN TUTUMU NE?

İngiltere hükümeti geçmişte kölelik nedeniyle tazminat ödenmesi yönündeki taleplere mesafeli yaklaştı.

Jamaika’nın yeni girişimi ise tartışmayı siyasi açıklamalardan çıkararak hukuki bir zemine taşıma amacı taşıyor. Gizli Konsey Yargı Komitesi’nden gelecek olası bir hukuki değerlendirme, İngiltere’nin tarihsel sorumluluğu konusundaki tartışmaların seyrini değiştirebilecek nitelikte görülüyor.

Bu nedenle Jamaika’nın başvurusu yalnızca iki ülke arasındaki geçmişe ilişkin bir anlaşmazlık olarak değil, Karayipler’de kölelik döneminin mirası ve reparasyon tartışmasının geleceği açısından da yakından takip ediliyor.

Jamaika hükümeti ise şimdilik nihai sonucun ne olacağı konusunda bir öngörüde bulunmuyor. Yönetimin mesajı net: Önce hukuki sorular yanıtlanacak, ardından atılacak sonraki adımlar belirlenecek.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter