KKTC’nin Girne Limanı’ndan Mersin’in Taşucu Limanı’na gitmek üzere denize açılan katamaran tipi yolcu gemisinin kısa süre içerisinde alabora olarak batması, bölgede büyük bir üzüntüye neden oldu.
Gemide 259 yolcu ile 8 mürettebatın bulunduğu, toplam 267 kişinin seyahat ettiği belirtildi. Girne Limanı’nın yaklaşık 4 deniz mili açığında meydana gelen facianın ardından ekipler geniş çaplı arama-kurtarma operasyonu başlattı.
Son açıklamalara göre 241 kişi sağ olarak kurtarılırken, 8 kişi hayatını kaybetti. Kayıp olduğu bildirilen 18 kişiye ulaşılması için denizdeki çalışmalar devam ediyor.
Kazanın ardından geminin neden bu kadar kısa sürede su aldığı ve alabora olduğu soruları gündeme geldi. Yolcu ifadeleri, hava koşulları ve geminin teknik durumu üzerinden yürütülen soruşturmanın kapsamı da genişliyor.
Sefer kötü hava koşullarının ardından gerçekleştirildi
Faciayla ilgili dikkat çeken ayrıntılardan biri, geminin seferinin bir gün önce hava koşulları nedeniyle ertelenmiş olması.
Bölgede etkili olan şiddetli fırtına nedeniyle turuncu kodlu uyarı yayımlandığı belirtildi. Buna rağmen geminin ertesi gün Girne’den Taşucu’na doğru yola çıktığı öğrenildi.
Gemi, saat 12.30 sıralarında Girne Limanı’ndan ayrıldı.
Açık denize çıkılmasının ardından ise yolcuların anlatımlarına göre deniz koşullarının etkisi daha belirgin şekilde hissedilmeye başladı.
Şiddetli dalgalar geminin gövdesini vurdu
Geminin açık denizde ilerlediği sırada peş peşe gelen büyük dalgalar gövdeye şiddetli şekilde çarptı.
Yolcular, geminin dalgaların etkisiyle sert biçimde sarsıldığını ve her dalga sonrasında güçlü darbeler meydana geldiğini anlattı.
İlk büyük dalganın ardından kaptanın gemiyi kontrol altında tutmaya çalıştığı, ancak kısa süre sonra ikinci büyük dalganın gelmesiyle geminin su almaya başladığı iddia edildi.
Su girişinin hızlanmasıyla geminin dengesi de kısa sürede bozuldu.
Gemi su aldı, denge yeniden sağlanamadı
Geminin hasar gören bölümünden içeri giren suyun kısa sürede tahliye edilemediği öne sürüldü.
İçeri dolan suyun ağırlık dağılımını değiştirmesiyle birlikte gemi bir tarafa doğru yatmaya başladı.
Yolcuların ifadelerine göre bu sırada geminin içerisinde çatırtı ve yarılma sesleri duyuldu. Bazı yolcuların geri dönülmesi yönünde uyarılarda bulunduğu ancak seferin devam ettiği iddia edildi.
Su girişinin artmasıyla birlikte gemide panik başladı.
Yolcular camları kırarak kurtulmaya çalıştı
Gemi kısa süre içerisinde daha fazla yan yatarken yolcuların tahliye için yeterli zaman bulmakta zorlandığı belirtildi.
Bazı yolcular üst bölümlere ulaşmaya çalışırken, bazıları geminin camlarını kırarak dışarı çıkmak zorunda kaldı.
Denize ulaşabilen yolcular çevredeki tekneler tarafından fark edilerek kurtarılırken, güvenlik ekipleri de bölgeye sevk edildi.
Gemi ise kısa süre içerisinde tamamen alabora olarak yaklaşık 514 metre derinliğe battı.
Arama-kurtarma operasyonu başlatıldı
Kazanın ardından KKTC ve Türkiye Sahil Güvenlik ekipleri harekete geçti.
Helikopterler, römorkörler, sivil tekneler ve farklı unsurların katıldığı operasyonla denizde bulunan yolculara ulaşılmaya çalışıldı.
Çalışmalar sonucunda 241 kişi sağ olarak kurtarıldı. Yaralılar sağlık ekipleri tarafından hastanelere sevk edildi.
Ancak 8 kişinin hayatını kaybettiği ve 18 kişinin halen kayıp olduğu açıklandı.
Kayıplara ulaşılması için bölgedeki arama-kurtarma çalışmaları sürdürülüyor.
“Kıbrıs’ın yaşadığı en büyük deniz felaketlerinden biri”
Facianın ardından KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ve Başbakan Ünal Üstel, gelişmeleri yakından takip etti.
Başbakan Üstel, yaşanan olayı “Kıbrıs’ın yaşadığı en büyük deniz felaketlerinden biri” olarak nitelendirerek soruşturma başlatıldığını açıkladı.
Kazanın ardından KKTC’de 31 Ağustos’tan 2 Eylül gün batımına kadar üç günlük ulusal yas ilan edildi.
30 Ağustos Zafer Bayramı kapsamında planlanan kutlamaların da iptal edildiği bildirildi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da KKTC makamlarını telefonla arayarak taziyelerini ilettiği öğrenildi.
Kaptan ve mürettebat gözaltına alındı
Kazanın ardından geminin kaptanı ile 7 mürettebat gözaltına alındı.
KKTC Polis Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen soruşturma kapsamında geminin sefer öncesindeki durumu, hava koşulları, seyir kararı ve kazaya müdahale süreci inceleniyor.
Soruşturmanın ilerleyen aşamalarında yeni gözaltıların gündeme gelebileceği de belirtiliyor.
İhmal iddiaları soruşturmanın merkezinde
Facianın ardından çeşitli ihmal iddiaları da gündeme geldi.
Bunların başında, fırtınanın ardından denizde “ölü dalgalar” olarak tanımlanan sert deniz koşullarının hakim olduğu bir dönemde geminin sefere çıkmasına nasıl izin verildiği sorusu geliyor.
Ayrıca yolcuların geminin su aldığı yönündeki uyarılarına rağmen neden geri dönüş kararı alınmadığı da araştırılan konular arasında.
Bazı yolcular, gemide yeterli sayıda can yeleği bulunmadığını veya can yeleklerine ulaşmakta zorlandıklarını ileri sürdü.
Bunun yanı sıra bazı iddialarda gemideki kapıların yolcuların üzerine kilitlendiği, can yeleklerinin zamanında dağıtılmadığı ve can salının kullanılamadığı öne sürüldü.
Kaptanın gemiyi ilk terk eden kişilerden biri olduğu yönündeki iddialar da soruşturma kapsamında değerlendiriliyor.
Ancak söz konusu iddiaların tamamının kesinleşmediği ve soruşturmanın sürdüğü belirtiliyor.
Geminin yaşı ve teknik yeterliliği de tartışılıyor
Faciada kullanılan geminin katamaran tipi olduğu ve yaklaşık 26 yaşında bulunduğu belirtildi.
Geminin geçmişine ilişkin bazı iddialar da soruşturmanın teknik boyutunu gündeme taşıdı.
Geminin bir dönem yurt dışı hatlarda kullanıldığı, daha sonra en az dört yıl boyunca limanda atıl durumda beklediği ileri sürüldü.
Ayrıca geminin sicilinde daha önce iki deniz kazasının bulunduğu iddiası da gündeme geldi.
Bu nedenle geminin açık deniz seferleri için teknik açıdan yeterli olup olmadığı, bakım ve denetimlerinin zamanında yapılıp yapılmadığı ve mevcut deniz koşullarında sefere uygunluk kriterlerini karşılayıp karşılamadığı araştırılacak.
Kazanın kesin nedeni teknik incelemeyle belirlenecek
Yolcu ifadeleri ve ilk bulgular, şiddetli dalgaların geminin gövdesine ciddi yük bindirmiş olabileceği ihtimalini gündeme getiriyor.
Ancak kazanın yalnızca hava koşullarından kaynaklanıp kaynaklanmadığı henüz kesinleşmiş değil.
Geminin seyir hızı, izlediği rota, gövdenin dayanıklılığı, bakım geçmişi, su geçirmez bölmeler, tahliye sistemleri ve mürettebatın olay sırasında aldığı kararlar ayrıntılı şekilde incelenecek.
Kazanın kesin nedeni ise teknik incelemelerin, tanık ifadelerinin ve kara kutu verilerinin değerlendirilmesinin ardından netlik kazanacak.
Girne açıklarında yaşanan facia, bir yandan kayıp yolcuların bulunması için yürütülen arama-kurtarma çalışmalarını sürdürürken, diğer yandan geminin neden dakikalar içerisinde kontrolden çıktığına ilişkin soru işaretlerini de beraberinde getirdi.
Soruşturmanın tamamlanmasıyla birlikte faciada herhangi bir ihmal veya kusur bulunup bulunmadığının da ortaya çıkması bekleniyor.
